şükela:  tümü | bugün
  • 36. istanbul film festivali kapsamında izleme şansı bulduğumuz arkadaşlık, ergenlik ve cinayet ekseninde geçen bir gençlik filmi.

    görüntü yönetmeni kevin phillips’in yönettiği ilk film imiş aynı zamanda.

    harika görüntüler ve performanslar vardı. festival filmleri genel olarak hep beklentiyi karşılar ama bazen böyle ekstra iyi filmler de olabiliyor.

    resmi tanıtımı da da şöyle:

    premiered at the rotterdam film festival’s bright future section in february, super dark times is a story of friendship, guilt, suspicion, and youth, set in the 1990s– a time before the internet, cellphones and social media. set in a small american town, super dark times tells the story of zach and josh, two teenagers who’ve been best friends since childhood. their lives have been largely uneventful, until their friend daryl is accidentally killed. panicked, the boys hide the body and swear one another to secrecy, but the emotional distance between them might well be insurmountable. the debut feature of well-known cinematographer kevin phillips is a stylish american indie, strikingly shot, with vivid performances.
  • 36. istanbul film festivali'nin en akılda kalan filmlerinden biri. 90 'lar fonunda çok güzel işlenmiş bir cinayet filmi. kurgusuyla mekansal ve zamansal anlatım örgüsüyle inanın oldukça başarılı sayılabilecek bir film. sonlara doğru olay orgusunde anlatım dilinde bir sıkıntı oluşuyor ama bu filmin başarısını çok da gölgeler cinsten değil. 90 ların atmosferini özleyenler geçmiş zamana bir gezinti yapmak ve üstüne iyi çekilmiş iyi kurgulanmış bir film izlemek isteyenler kaçırmasın. bu film bu seneki festivalin bonusuydu. ortalama bir film beklerken bu kadar iyi olabileceğini sanirim kimse tahmin etmemişti.
  • izlediğim ve beğendiğim film
    iyi oyunculuk temiz konu anlatım
    7,5

    ve enfes müzikler soundtrack
  • heralde gençliğimde olsa, sırf bir festival filmi olması vesilesiyle ezberden filme övgüler düzerdim. ama artık yaş kemale erince öyle her holivud filmine tu kaka ya da her festival filmine cici deme zamanı da geçiyormuş. geçsin zaten.

    filme gelecek olursak bence vasat bir film. bir görüntü yönetmeninin elinden çıkma bir yapım olması filme güzellik katmış, burasını yadsıyamayız. ama bunun dışında film konu itibariyle olsun, atmosfer anlamında olsun bekleneni veremiyor ne yazık ki. hafızam zayıfladığı için şu an örnek veremeyeceğim ama bu tatta çok daha başarılı yapımlar olduğunu söyleyebilirim. özellikle son dönem yükselen ispanyol suç-gerilim sineması örneklerini izledikten sonra, bu yapım ortalama bir iş olarak kalıyor.

    hele ki plot twist'lerle tokat manyağı olduğumuz günümüz yapımlarına göre super dark times'da çok lineer bir olay örgüsü ile karşı karşıya kalmamız, nabzımızın da film boyunca düşük atmasına neden oluyor.

    bir de - tabii ben kaçırmadıysam- arkadaşın problemi ne? yani filmde tüm yaşananları gerçekleştiren dinamik ne; burası havada kalmıyor mu?..

    daha açık sorabilirim ama spoiler olmaması için yazmayacağım.

    izlemeyin demiyorum, izleyin ve lütfen siz de izlenimlerinizi paylaşın.