şükela:  tümü | bugün
  • eğitim amaçlı bir televizyon yayını sloganı idi;
    hadi hep birlikte biz biz olalım yemeklerden önce ellerimizi yıkayalım gibi bir şarkı eşliğinde hoplaya zıplaya çocuklar ellerini yıkarlardı..ardından sert bir erkek sesi "suya sabuna dokunun hödöö heytt" der biz gider ellerimizi yıkardık
  • genç erkekler üzerinde farklı etki eden, farklı algılanan bir slogan
  • (ara: 31)
  • bundan tahminen 10 yil kadar once bir sabun firmasinin yaptigi korkunc bir sabun reklaminin slogani. $imdi hatirladigim iki el, sabun, musluk ve siyah arkaplan ve trailerlari seslendiren adam sesiyle "suya sabuna dokunun" cumlesi. nasil yaptilarsa benim o zamanlardaki kabusumdu (yaş 9), hala unutamadim.
  • tam hali "suya sabuna dokunun, temizlik elinizde" olan slogan.
  • reklamda çocukların toplu halde hücum ettikleri lavabolar rengarenk,cıvıl cıvıldı..
    hatta "üff bizim kreşteki lavabolar niye böyle değil" diye iç geçirdiğimi hatırlarım.
  • ekrana zıbam zıbam vuran siyah elleriyle ödümü bokuma karıştıran kampanyaydı. eminim o ilkel animasyon nice çocukluk kabuslarına sebep olmuştur.

    bundan başka oldukça akılda kalıcı şarkı sözleriyle de dikkat çekicidir;

    hadi hep birlikte [solo ... kız mı erkek mı hatırlamıyorum.]
    hep birlikteeeee [çocuk korosu]
    birlik olalım [solo]
    birlik olalııııım [çocuk korosu]
    sofradan önce elleri yıkayıp, [solo - burada heyecan doruğa ulaşıyor ... sondaki virgülde yarım nefes ... ]
    sağlığı bulalıııım [ol tugedır!!!] [operavarimsi bitiş.]

    müziğin bitişiyle göğüsleri kabartarak cepheye gider gibi lavaboya koşulur.
  • benim hatırladığım iki farklı reklamı vardır:
    birincisi neş'e içinde pek çok çocuğun ellerini yıkaması ile ilgili olandır ki bununla ilgili benim yukarıda anlatılanlara ekleyebileceğim bir şey kalmamıştır.
    ikincisi ile sandiviçli reklamdır ve ilkinin aksine insanları korkutarak ellerine yıkamaya teşvik eden (!) bir reklamdır.
    şimdi ikinci reklam üzerinde duracağız:

    (ekran simsiyahtır. sadece iki genç çocuğun diyalogları duyulur)
    -tutsana bir dakka şunu. tuvalete gididicem.
    -uff 10 a kadar sayıyorum çıkmazsan giderim
    -tamam tamam
    -1... 2... 3... 4... 5... 6... 7...
    (foşşş (sifon sesi))
    -8... 9...
    -heh, çabuk çıktım dimi? hadi ver artık şu sandiviçi

    (dann! şeklinde ürkütücü bir ses efekti gelir, ekran hala simsiyahtır, hafif eko eklenmiş tok bir ses daktilo sesi efektiyle aşağıdan yukarıya doğru kayan beyaz yazıları eş zamanlı olarak okumaya başlar)

    -eğer yemekten önce ve sonra ellerinizi yıkamazsanız bağırsak kurdu, tenya ve çeşitli hayvanat yediklerinizi sizinle paylaşır... (benzeri kıvamda bir sürü bok püsür şeklinde devam eder. ta ki kayan yazılar ekranın üstünden dışarı çıkana değin)

    çarpıcı final kısmında ise iki adet beyaz el izi aniden ekrana çarpar. nice 80-85 doğumlunun bilinç altını etkilemiş "el izleri" hadisesi bu anda vuku bulmaktadır.

    "suya sabuna dokunun; temizlik elinizde..."

    not: birde avuç içlerinde diagonal olarak duran bir sabun imgesi geliyor aklıma ama çok vakit geçti o yüzden tam eşleştiremedim aynı reklam mıydı değil miydi.
  • bu reklam çıktığı zaman içeri kaçardım. her seferinde "annee gerçekten içimizde solucan olabilir miii?" diye sorar, annem "olmaz yavrum olmaz" cevabını vermek zorunda kalana kadar sorumu yeniler yinelerdim. "içimizde solucan olur mu?" "gerçek solucan mı?" "gerçekten bizim içimizde mi?" "canlı solucan mı?" "gözle görülüyo mu?" "şimdiye kadar kimseye olmuş mu?" "bana olur mu?".. hatta itiraf etmek gerekirse korkudan tuvaletimi tutup kabız olmuşluğum, beni tuvalete sokmak isteyen annemle evde kovalamaca oynamışlığım vardır. tabii bu hiç komik diildi, korkunun en saf haliydi.