• dervis zaim'in yonettigi basrollerinde ahmet ugurlu ve tuncel kurtiz'in yeraldigi rumelihisar'inda gecen asmis, bitirmis film.
    baba zula tarafindan hazirlanmis cok iyi bir soundtrack albumu de vardir. ayrica filmde bab i esrar'dan da parcalar kullanilmistir. (bkz: bab i esrar)
  • 1996 yapımı derviş zaimin harika filmi.başrollere ek olarak birde tavus kuşlarınını unutmamalı.filmin isminin neden tabutta rovasata olduğuna gelince dar bir alanda çırpınmak,çabalıyor olmak ama çıkısızlığın sarması gibi.tabutta rovasata yapılabilirmi? hayır...
  • filmde ahmet ugurlunun oynadığı mahsun süpertitiz karakteri gibi takılan gerçektende bir adam var.hisar taraflarında red alertın iki kez sarı vosvosunu hacilayan dursun isimli bu sahıs filmdeki mahsun gibi her türlü araba,otobüs ve benzeri taşıtın içine rahatlıkla girebiliyor,içlerine girdiği arabaları temizliyor,polislerde bu adamla uraşmanın usanmışlığından yakalandığının ertesi günü salıveriyorlarmış...hatta gene boğaziçinin kapısındaki kokoreçcilerin orda bi arabanın içine girmiş elinde birayla iş üstünde arabayı çalıştırmaya çalışırken görüp gecenin bi yarısı yanına gidip muhabbet etmiştim adamla hodjam senin filmini yaptılar biliyomusun diye...o da evet biliyorum görüşemedik tlfda uzun zamandır ahmet uğurluyla falan demişti,muhabbetin tırışka ciddiyetinde ve fena şarhoştu...sonunda da tebrik ettik uzaklaştık o da kaldığı yerden düzkontak yapma çalışmalarına devam etti...
  • mahsun beni taksime götür gitmem lazım mahsun beni taksime götür gitmem lazım sen götür benii.....
    yarmış film yarmış müzikler adamı duvara vurur.
  • derviş zaim'in, gerçek kişi ve mekanlardan yola çıkarak çektiği bir kırkambar filmdir..

    bebek'te sokak hayatı yaşayan mahsun süpertitiz (ahmet uğurlu) ve çevresindeki insanların dramı çerçevesinde, dışlanmış ötekinin kıstırılmış yaşamı üzerine bir mesnevi olan filmde, mahsun, ısınmak içün araba çalar, arasıra reis (tuncel kurtiz)'in balıkçı teknesinde çalışır; çıkma ekmek yer, çıkma gömlek giyer; sarı'yı sever, rakıyı şişeden, güzel marmara'yı derinden içer ve de her daim zeki'nin kahvesinde oturan kafa güzel kadını sever..

    tabii araba hırsızlığından mütemadiyen kodese tıkılır, polisten bir araba dayak yer; lakin yine de vazgeçmez, ne bulursa çalar: otobüs, ambulans, itfaiye arabası, vs..

    komiserle reis'in bunun üstüne bir diyoloğu da mevcuttur nitekim: polisler sıkıldı, hakimler sıkıldı, psikologlar sıkıldı, avukatlar sıkıldı, doktorlar sıkıldı vs. uzar da gider..

    kadının (ayşen aydemir) sarı bir fuları vardır, eroini damarına zerkederken bu fularla bağlar, mahsun bir gün tuvalette bulur ve yıkar.. sarı öldüğünde mezarına rakı ve şarap döker..

    rumelihisar'ına, zamanın iran şahı tarafından tüm zamanların demirel'ine hediye edilmiş olan tavuskuşlarının geldiğini duyunca, aşkı tavuskuşlaşır mahsun'un.. araba çalıp, tavuskuşlarına istanbul'u gezdirir..

    ne ise, devam edemiyciim mümtaz, sonunda bir televizyonda mahsun süpertitiz'in ardından, şirin sosis, tombul sosis reklamı çıkar, ve biter..

    film bir koymuştur; filmin çekimlerinden sonra ayşen aydemir'i kaybetmek iki..
  • her çeşit aracı traji komik bir biçimde çalan mahsun, bir sabah ,gece çalıp gezdiği arabayı temizlerken, fonda bab-ı esrar çalar ,tüyler diken diken olur ve derviş zaim e bir kere daha helal olsun denir.
  • turk sinemasinin geldigi guzel noktalardan biri. ahmet ugurlu ve tuncel kurtiz oyunculuklarini resmen konusturuyorlar. ayrica bu film icin sadece film parasi ve montaj masrafi filan harcanmis. yani bildigim kadariyla oyuncular filan para almamis bu film icin. dervis zaim'in ilk filminde bu kadar basariyi saglamasi cok onemlidir kendisinin ne kadar gelecek vaat eden birisi oldugunu gosterir. filmin isminden tut da, afisine, muzigine kadar bir gizem saklayan film.