şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: der junge)
  • 1979 adlı albümde bulunan the smashing pumpkins şarkısı*. ritmi, bünyede hüzünlü bir mutluluk yaratır.

    sözleri de şöyle:

    i can't stop, i can't breathe, i can't think
    i'm in love again
    i don't need, i don't eat, i don't sleep
    i'm in love again

    oh, and every time i heard you breathe
    i sighed
    ooh, and every time i saw you bleed
    i cried
    love is like a song
    and if you sing
    if you ever need me
    i'll be there, in a while

    can't stop, can't breathe, can't think
    i'm in love again
    i don't need, i don't eat, i don't sleep
    i'm in love again

    oh, and every time that i'm with you
    i'm alive
    ooh, and every time i think of you
    there's a light
    and i felt it, too

    in my heart is a spring
    is a well, if you need
    if you drink, if you heal
    then im leavin
    every little part of me as a part of you

    i can't stop, i can't breathe, i can't think
    i'm in love again
    i don't need, i don't eat, i don't sleep
    i'm in love again
    i can't stop, i can't breathe, i can't think
    i'm in love again
    i don't need, i don't eat, i don't sleep
    i'm in love again
    the boy, the boy's in love
  • şuradan linkini vereyim önce : http://www.youtube.com/…ndscreen&v=rj34nsnxg6c&nr=1

    harika mı harika bi tom rosenthal şarkısı, öyle şairane bir havası var bir de yumuşacık sesi.
    klibinde de böyle animasyonlu balonlu güzel mutlu şeyler var.
  • aynı yönetmenin 2011 yapımı henley isimli kısa metraj filminin 2015 yapımı uzun metraj halinin ismi. film, dokuz yaşındaki ted henley'nin sosyopat yapısı üzerine ağırlık veriyor. ted, kuş uçmaz kervan geçmez, ıssız bir yerde bir motel işleten babasıyla yaşayan yalnız ve hiç arkadaşı olmayan, dolayısıyla sosyalleşme imkânı olamayan bir çocuk. filmin tamamı da bu çocuğun sosyopatlığıyla ilgili.
    film çok ağır ilerliyor ama kendini kesinlikle izlettiriyor, izleyeni hiç sıkmıyor. çekimler dikkat çekici. hollywood'un klişeleri yok. seçilen tonlar, kamera açıları gayet başarılı. ted henley'yi canlandıran çocuk oyuncu neredeyse tüm filmi tek başına sırtlanıyor. gayet başarılı.

    --- spoiler ---

    ted'in adı ted bundy'ye bir referans mı ya da bir motel işletmecisinin oğlu olması norman bates'e gönderme mi bilemiyorum ama ted henley karakteri güzel bir şekilde yaratılmış ve oynanmış. o yalnızlık duygusu, çocuğun psikolojisinin yerinde olmaması filme güzel bir şekilde yedirilmiş.
    bunu birçok sahneden anlayabiliyoruz. motel ıssız bir yerde, bir yol kenarında mesela, ve ted bu yol kenarına kırıntılar, yemekler döküyor. sonra da uzaktan bir köşeden dürbünüyle bu yeme giden hayvanları ve üzerinden araba geçişlerini izliyor. dokuz yaşındaki bir çocuk için fazlasıyla zekice kurgulanmış bir cinayet şekli aslında. yaşına göre fazlasıyla zeki, duygusuz, empati yeteneğinden yoksun; yani genel anlamda bir sosyopat özelliklerini taşıyor.

    motele gelen, ted yaşlarında bir çocuğu olan ailenin yer aldığı sahneler de ilginç. ted'in ağına kendi yaşında bir çocuk düşüyor bu şekilde. ted onu bir nevi oyuncağı olarak görüyor. iki çocuğun havuz sahneleri mesela hem başarılı bir şekilde çekilmiş hem de gerilim duygusu müziğin de kullanılan desteğiyle üst düzeyde tutulmuş.

    sonlara doğru motelde parti sonrası parti yapıp geceleyecek olan yeni mezun öğrencilerle olan sahneler, filmin belki de en cesur sahneleriydi. ted ne kadar sosyopat ise, o gençlerin bazıları da psikopattı ve yönetmen bu sahnelerde bir sosyopat ile bir psikopatın arasındaki farkları görsele dökmeyi başarabilmiş. filmdeki psikolojik şiddet dışında fiziksel şiddet de vardı ve şiddeti uygulayan erişkin bir insanken şiddet uygulanan kişi dokuz yaşındaki ted'di.
    film bu anlamda çok cesur sahneler içeriyor. genelde bilhassa amerikan sineması işin içine çocuk oyuncular girince çok da fazla risk almaz, özelliikle bu tarz filmlerde; ama the boy öyle değil. ted'in yaşadığı fiziksel şiddet insanı şaşırtacak kadar gerçekçi ve göstere göstere çekilmiş resmen. fazlasıyla cesur.
    filmin sonunda ise elbette bu savaşı ted kazanıyor. yani sosyopat, psikopatları ateşe veriyor.

    --- spoiler ---
  • yönetmenliğini william brent bell'in yaptığı 2016 'da gösterime girecek olan bir korku filmi...

    trailer

    imdb

    --- spoiler ---

    şerefsiz dummy

    --- spoiler ---
  • su ana kadar korku filmlerinde hic ama hic kullanilmamis korkunclu cocuk ve korkunclu oyuncak ogelerinin (yine daha once hicbir gerilim\korku filminde karsilasmadigimiz) kocaman bir gotik ev icerisinde birlestigi uber-dahiyane ve super-orijinal gerilim filmi. bunun disinda bu filmde yine turunun ilk orneklerini gorecegimiz dolabin icersinde saklanma sirasinda aniden gelen ciglik efekti, dus yaparken izlenilme hissiyati, daha once hic acilmamis cati kati gibi muthis gerilim ogeleri mevcut. buradan bu filmin yonetmenine olsun, yapimcisina olsun, yazarina olsun efendime soyleyim casting ajansina olsun kocaman bir haaaassiktir diyorum.
  • geçenlerde izlediğimiz annabelle nin erkekli versiyonu. başrolde the walking dead den tanıdığımız maggie oynuyor. bir ailenin oyuncak bebeğini bira fazla sahiplenmesi durumu var. aslında fragmanında ailenin bizim maggie'ye "bu da bizim oğlan :)" demesindem sonra maggie'nin gülmesi ve hemen sonra ciddileşmesi biraz film hakkında ipucu veriyor.

    merakla bekliyoruz.
  • cokca meaahh diyerek, arada sirada "hiiih"leyeceginiz bi gerilim filmi olmus. para verilir miymis, i-iihh. pismaniz hakim bey.
  • 2015 yapımı olanı altında buzağı aramaya gerek yok. 10 üzerinden 5 puanlık bir film olmuş bence. psycho'nun atası gibi benzetmeler yapılmış imdb'de, bence biraz fazla kaçmış. imdb'den aldığı 5.5 puanı görmezden gelip bazı okur yorumlarına kanarak izledim, zira bu tip durumlarda hep okur yorumları haklı çıktı, ama bu sefer ya ben hazır değildim, ya da film gerçekten ortalama bir filmdi. evet, bazı çekim teknikleri izletiyor, evet, çocuk oyuncu filmi gerçekten sırtlıyor başarılı bir şekilde, ama bu filmin gereksiz uzun olmasını haklı çıkarmıyor.

    --- spoiler ---

    çocuk tüm herkesi en sonunda annesini görebilsin diye mi yaptı yani? yoksa annesinden kendisini terk ettiği için intikam almak adına mı yaptı? çözebilen varsa yeşillendirsin.
    --- spoiler ---
  • it follows, the conjuring ve goodnight mommy ile birlikte son yıllarda izlediğim en iyi korku filmlerinden. sonunu tahmin ettiğinizi düşünüp, bilgece sırıtışınızla koltuğunuzda yayılırken bir anda "n'oluyo lan?" diye yerinizden doğrulmanıza sebep oluyor. 8/10.