şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ohio dan tindersticks mi cikar diye dusunenleri hayal kirikligini ugratan alt country (bkz: americana) (bkz: american dinlemek).
    atlayanlara yeni ep leri "cherry tree" siddetle onerilir.
    bu arada tindersticks de butun eskilerini re-release yapiyor, nedire neden bu merak onca yildan sonra (bkz: bir millet uyaniyor)
  • sad songs for dirty lovers albumleri cok carpici. mayis 2005 te 3. albumleri 'alligator'u cikardilar. amerikadan cikan en saglam indie gruplardan. http://www.americanmary.com/ adli bir siteleri var
  • cincinnati kokenli bir indie grubu. derin bariton vokalleri. piyano ve gitar uyumu, nick cave havasi tasiyan lirikleri ile dinlemesi oldukca keyifli. canli performanslari da etkileyicidir ayrica.
  • yeni albümleri boxer çıktı. yine enfes olmuş.
  • yorgunluk ile depresiflik halleri arasında gidip gelen bir ` vokal:matt berninger`e sahip, amerika'dan çıkan en iyi indie grupları arasında sayılması gereken, yolculuk sırasında dinlenmesini üstüne basa basa tavsiye edeceğim grup.
  • şans eseri tanıyıp, sevdiğimiz, ayrıca da interpol dinlerken aldığım keyfi yaşatan güzel bir grup.
  • haklarında şöyle bir event duyurusu yapılmış:
    http://www.last.fm/event/335703
    eğer doğru ise brainy'i ve daha bir çok the national harikasını canlı canlı dinleyebilmek gibi bir şansa sahip olacağım. günümü daha da güzelleştirebilecek bir şey yok sanırım şu an.
  • son dönem takıntılarımdan, sonbahara, bir başına olmaya ve oturup düşünmeye çok iyi eşlik ediyor...
  • 7 aralık istanbul konseri'ni sevenlerine elektronik posta yoluyla bildirmiş, bizleri ziyadesiyle sevindirmiş gruptur.
  • sahne performansları neredeyse on numara. neredeyse diyorum çünkü amerikalılar. ingiliz olsalardı on numara derdim.* seyrettiğim bir konserde sahnedeki grup şarkıları aynı kasetteki gibi çaldığı zaman çok zevk alamıyorum. adamları canlı dinlemenin bir manası olmuyor zira. bir de adamlar konser için özel bir hazırlık yapmamış oluyor, şarkıları kaydederken belledikleri şekliyle tekrar çalıyorlar. gayet mekanik. bu arkadaşlar zevk veren şekilde çalanlardanmış. hoşumuza gitti. boxer'dan start a war'la açtılar mesela konseri; normalde ortalarda tempoyu düşürüp nefes aldıracak hatta kapanış şarkısı olabilecek bir şarkıyken konserde gayet gaz bir açılış parçası yaptılar şarkıyı.

    vokalistleri tok sesinden beklenmeyecek şekilde uncool bir adammış.* seyirciyle diyaloğa giresi var ama çok da beceremiyor, elini kolunu nereye koyacağını şaşırıyor. ama bir zararı yok bunun tabi, güzel güzel çıkıp şarkılarını söylüyor adam sonuçta.

    bunun dışında grupta hemen herkes birden fazla enstruman çalıyor anladığım kadarıyla. toplam altı kişiler; vokal, iki gitar, bas, davul ve klavye ama sahnede mütemadiyen bir rotasyon var. klavyeci üç klavyeyi idare ediyor, bir yandan keman çalıyor; gitarlardan biri üç dört şarkıda bas'la değişiyor; iki gitarist de muhtelif şarkılarda klavyenin başına geçiyor; hatta gitaristler bir şarkıda birbirleriyle gitar değişikliği bile yaptılar. yerli yerinde duran tek adam davulcu. konsere gitmeden az önce bir arkadaşım aralıkta babylon'a geleceklerini haber verdi.* konseri seyrederken ister istemez "bu adamlar babylon'un sahnesine nasıl sığacaklar acaba" diye düşünmeden edemedim. fırsatım olsa yirmi gün sonra o konsere de gitmek isterim. ama sadece sahnede nasıl durduklarını görmek için değil.