şükela:  tümü | bugün
  • mesut yılmazın eşinin kalp rahatsızlığı var,haberi uçakta duyarlarsa fenalık geçirebilceği için kapatmışlar.

    belki hasta yakını varmış da haber bekliyormuş da,ulan hasta yakınından haber alsan napacaksın 15bin metre yükseklikte ve okyanustayken.acımasız olmayın yazmış bir de ruh hastası,kalp hastası bir kadının oğlunun vefatını internetten öğrenmesinin ve muhtemel sağlık sorunlarının engellenmesinin neyi acımasızlık.ayrıca kadın o haberi havadayken alsa ve fenalaşsa uçak mecbur zorunlu iniş yapacak en yakın ülkeye ve uçaktaki herkes etkilenecekti durumdan.

    thy gerçekten dünya çapında,sorumluluk gerektiren bi iş yapmış,sonra mağdurlarından özür dileyip kartlarına mil de yüklemiş.şunu eleştirenin kesinlikle ruhsal problemleri var.

    beni öldürecek bu mecra ya.
  • ulan sanki 5 sene once ucaklarda internet vardi, nasil bu kadar bagimli oldunuz sasiriyorum, milyon dolarlik adamsan zaten 10 saat internete giremedin diye kaybedicegin para sana koymaz merak etme.
  • belli ki hiç uçak interneti kullanmamış insanların yazdığı entry'ler...

    uçak internet hızı(ücret karşılığında alınan) asla milyonluk işlerinizi uçağa bırakıp halledebileceğiniz bir hıza sahip değildir. alelade bir spor sitesini bile takribi 3-4 dakikada açar.

    muhtemelen hiç okyanus ötesi uçmadığınız için(sorry not sorry) internetin kalitesiyle ilgili de bilgi sahibi değilsiniz.

    bunu eleştiren, bu harekete bile bok atmaya çalışan insanlar da oturup biraz insanlıklarını sorgulasınlar bence.

    edit: bahsedilen internet hızı thy uçakları için geçerlidir.
  • ben de profesyonellikle duyarlılık arasındaki ince çizgide yer alanlardanım.

    bir kaç soru sorarsak cevap basitleşebilir :

    evladını kaybeden kişi, eski başbakan eşi değil de normal bir vatandaş olsa, aynı koşullarda aynı duyarlılık gösterilecek miydi?

    yarım günlük bir uçuştan bahsediyoruz. sizce bu kadar uzun bir sürede dünyadan kopmak, bu çağda normal midir? o uçakta işlerini yöneten, rapor hazırlayan, çalışma yapan, belki, de sınavına çalışan birileri olabilir.

    sadece bir kişi için, yüzlerce insanın özgürlüğünü kısıtlamak, medeniyet göstergesi midir, saçmalık mıdır?

    üzerinde tekrar düşünülmesi gereken uygulama sonrası yapılan jesttir.
  • biliyorum bütün ekşiciler işadamlarının milyon dolarlarını onlardan çok düşünür ama...

    "kurallar", "bir kişi" için esnetilmedi. çünkü birincisi, "kural" yok. thy'den satın aldığınız biletin şartlarına bakın bakalım, "taşıyıcı, montreal sözleşmesi'ne göre uçuşlarında kesintisiz internet hizmeti sunmak zorundadır" diye bir şey var mı?

    yok.

    internet, havayolunun uçuşunda sunduğu bir hizmettir. yemek gibi, içki/meşrubat gibi, battaniye gibi, koltuk önündeki ekran gibi. uçağa o gün bir sebepten fransız kırmızı şarabı yüklenememişse, servis sırası size geldiğinde türk kırmızı şarabınızı alır keyfinize bakarsınız. aynı şekilde, o uçuşta internet de çalışmayabilir. koltuğunuzun ekranı bozuk ve iki uçuş arasında tamir edilememiş de olabilir. çok rahatsız olursanız, uçuştan sonra havayoluna şikayette bulunursunuz, havayolu da uygun bulursa "kaybınızı" telafi eder.

    ve inanın, milyon dolarlarını dert edindiğiniz hiçbir ama hiçbir işadamı/kadını, kendisine milyonlara mal olacak önemde bir işini uçaktaki boktan internete emanet etmez.

    peki, olmayan kurallar "bir kişi" için mi esnetildi? aslında daha çok bin kişi için. uçakta bir kadın var, kalp hastası olduğu biliniyor. uçak gibi panik atağa çok müsait bir ortamda oğlunun ölüm haberini alırsa ne olur? ben söyleyeyim: kemal sunal.

    bu ne demek? o uçak medical emergency ilan edip acil iniş yapacak demek. acil inişin tüm yolcularda yaratacağı stres (uçak beklenenden az sert bir hareket yaptığında yaşadığın gerginlik, 5 kbps'lik internetten 12 saat mahrum kaldığında yaşadığına benzemez delikanlı) ve belki yanı başlarında bir kadının ölmesinin yaratacağı travma bir yana, indirdik mi 300 kişiyi yaban yazının ortasında bir havaalanına?

    en iyi ihtimalle, hasta indirilecek, ortalık yatıştırılacak, hadi indirilen yolcular mesut-berna yılmaz oldukları için valizleri indirilmeyecek belki (yoksa yolcusu olmayan valiz uçakta seyahat edemez), ama mutlaka yakıt ikmali gerekecek. ondan sonra tekrar kalkış sırasına gir, havalan, seyir irtifasına çık, rotanı bul... yedik mi 3 saat rötarı?

    bak uçuş veya kabin ekibinin çalışma saati dolduğu için yenilerinin ferry edilmesini saymıyorum bile, öyle bir şey olursa koy üstüne +12 saat.

    varış noktanda bağlantılı uçuşun varsa, kaçırdın. "milyon dolarlık" toplantıya gidiyorduysan, kaçırdın.

    bitmedi. bir de senin geldiğin uçağı gidiş için bekleyen 300 kişi var. onlar da yediler saatlerce rötarı. varış noktalarında bağlantılı uçuşları varsa, kaçırdılar. "milyon dolarlık" toplantıya gidiyorduysalar, kaçırdılar.

    thy oturup bu durumda bir karar veriyor:

    1) yüzlerce kişinin reschedule edilmesinin, konaklamasının, ek uçuşlarının, tazminatlarının bedelini öder, uçağımızda bir eski politikacının karısının kalp krizi geçirmesi/ölmesinin pr maliyetine katlanır ama ekşici ergenlerimizin (ki o uçakta yoklar) internet hakkını gasp ettirmeyiz;

    2) interneti kapatırız, kadın indiği yerde alır kara haberi, bize nesi. yolculara 7500 mil gibi bizim için aslında maliyeti sıfır olan bir küçük tazminat öderiz, zaten daha fazlasını talep edemezler. bir de hayatlarında long haul uçmamış, uçsalar bile interneti para ödeyip kullanmayacak ekşici ergenlerin mızıltılarına maruz kalırız.

    2'yi seçmiş. mantıklıdır.

    peki son olarak, aynı şey himmet ağanın başına gelse yaparlar mı? himmet ağa'nın oğlunun öldüğünü kendisinden önce haber alırlarsa, himmet ağa'nın kalp hastası olduğunu biliyorlarsa, uçaktaki interneti kullanmakta olduğunu da biliyorlarsa, ayrıca himmet ağanın oğlu, ölüm haberi anında internete düşecek nitelikte bir kişiyse, büyük ihtimalle yaparlar.

    thy bu olayda berna yılmaz'ı değil, onun kalp krizi geçirmesi durumunda etkilenecek yüzlerce kişiyi ve temizlenecek devasa lojistik bokunu düşünerek hareket etmiştir, bence de doğru yapmıştır.
  • vaadedilen hizmeti o uçuşta alamamış insanlara özür mahiyetinde verilen hediye.
    olması gerekendir, ister önemli işi olsun ya da olmasın rakibi olan havayolları şirketleri bunu hem özür mektubu hem mil hediye ederek yapıyor.
    mesela vaadedilen hizmeti alamayınca doğacak hakları bilmek önemlidir.
  • ağabey lükse bak biz olsak ciğerimizi uçakta sökerler kim takarsa taksın derlerdi.
    adı yolsuzluklara karışanlar mis gibi hayat sürdüğünü zannediyordu taki o hastalığa kadar...
    kimse sanmasın yanıma kalacak ama burada ama orada inim inim çıkar.
  • cahil, bilmeden yazan embesil mal sürüsü sözlüğün son halini özetleyen başlık olmuş.

    işini bu uçağa bırakmış yönetici, hastasından haber bekleyen yolcu..
    hee adam uçaktayken "rıfat emmi eşek sikerken ölmüş çabıh yetiş cenaziye" mesajı gelecek sanırım.. hoş gelse de nasıl yetişecek? uçağı daha hızlı mı sürdürtecek pilota?

    uçak internetini uydulara yakın ya, süper bir hızda sanıyor mal. hayatında uçmamış internetli uçuşta.. iş adamları zaten hep uçakta özel kararlar alıp e imza ile şirket birleşmesi falan yapar.

    kadın hasta, haber şok şok diye sitelere düşmüş. es kaza görse. hadi o görmedi, yandakilerden biri görse ve söylese..
    uçak acil iniş yapsa? rıfat emmi'nin cenaze temelli kaçtı gitti bak...

    bence yolcuların teşekkür etmesi lazım 12 saatlik uçuş acil inişle vs 20-25 saate çıkmadı diye.

    bu başlığı sabitleyin. sabitleyin de türkiyenin özetini görün....
  • ben şahsen thy'nin bu hediyesini iade ettim.
    insanlık ölmedi daha.
  • hersey tamamda business ucan adama 7500 mil hediye etmek ne lan!

    o ucusu mille alsan min 60-70 bin mildir o. bari 10 ile carpsaydin da bizde miles&smiles e uye olaydik.

    neyse simdilik mileageplus* ve krisflyer* ile star alliance acigimizi idare ediyoruz.