şükela:  tümü | bugün
  • başlık biraz sert gelmiş olabilir ama sanki böyle bir şey var.

    izmir'de doğmuş, büyümüş birisi için güzel anadolu pek de güzel anadolu değil. bildiğin anadolu işte.

    nereden bahsediyorsunuz derseniz bahsettiğim de yozgat, çorum, bitlis, muş vs. değil. bahsettiğim o ''küçük il'' zonguldak. evet çoğu kişi için burası iç açıcı, güzelliklerle dolu, karadeniz'in incisidir. fakat benim için zonguldak ereğli deniz görmüş yozgat. türkiye'de 3-5 ili çıkarırsam diğer iller cidden yaşanacak yerler değil. biraz açacak olursam;

    - bütün ilçe kır pidesi, ereğli pidesi kokuyor.

    - etrafta kayıp gençlik cirit atıyor.

    - esnafı bir şehirli gelsin de s...m diye gözünüzün içine bakıyor.

    - şehirde kültür-sanat manasında hiçbir şey yok. sadece 1 tane duvarları cami gibi yeşil boyalı sineması var. insan mevlidde mi sinemada mı anlamıyor.

    - böyle gelmiş böyle gidercilik,

    - sevgilinize sarılsanız rahatsız edici bakışlar, cafedeyseniz uyarı mutlaka geliyor.

    - nereye baksanız yeni akp burjuvazisi ailecek pide yiyor, kebap yiyor, farklılıkları ayıplıyor.

    - iki düzgün muhabbet edecek kimse yok.

    - türkçeyi düzgün konuşan birisini bulmak bile zor.

    - gençlerin en büyük eğlencesi internet cafe, abaza abaza takılmak, pes cafeler, online oyun oynamak. bir zamanlar kahveyi boşaltmayan gençliğin yeni kaybetme mekanları.

    - yemek kültürü sıfırın altında. varsa yoksa yağlı yağlı pide, iğrenç bir ekmek m(ekmeğe iğrenç denmez de böyle garip bir ekmek kullanıyorlar) arası döner. o döner de böyle kalın kalın kesilmiş ve lezzetsiz. uyduruk kahvaltı tabaklarına fahiş fiyatlar. 200 gr. hamsiye 15 tl gibi uçuk fiyatlar istemek.

    - mekanlarda varoşluğun ve arabeskliğin fink atması. iğrenç müzik anlayışı.

    - farklılıklara öcü gibi yaklaşmak,

    - hizmet eden kişilerdeki laubalilik, gereksiz rahatlık, sigarayla servis yapanı dahi gördüm.

    - sosyalleşmek için bulunan 1 adet mecburiyet caddesi, herkesin orda sabahtan akşama oturması, birbirini kesmesi.

    - giyimle ilgili tek alternatif bulamamak.

    - çarşıda tek enteresan dükkan olmaması. etrafta her yerin telefoncu olması.

    ulan insan bu illerde insan olduğunu unutur. yukarıda bahsettiğim bu sığlık insanlara da deli gibi yansıyor. sığlık almış başını yürümüş. hani bir çocuk şarkısında diyordu ya ''sen ne güzel bulursun, gezsen anadoluyu
    dertlerden kurtulursun, gezsen anadoluyu'' arkadaşlar boşverin gezmeyin anadoluyu. bir ilini gezin diğer hepsi aynı zaten. hatta yaşamayı hiç düşünmeyin. sokaklar üstünüze üstünüze geliyor. ulan kieslowski filmlerindeki polonya'ya bakardım. burda insanlar nasıl yaşıyor derdim. anadolu bin beter arkadaş. bana aşık veyselle, mevlana'yla gelmeyin. kalbinizi kırarım. eto'o daha bitmemiş ama anadolu bitmiş.

    mevlana bugün yaşasa akp yandaşı olur, cihangir'de oturur keyfine bakardı. aşık veysel, polonezköy'den bir ev alır. orda şehirden uzak takılırdı. arada atv'ye falan çıkardı. yunus emre urla'da yazlık tipi bir evde domates yetiştirirdi.

    arkadaşlar hiç gitmeyin küçük illlere. takılın mis gibi büyük şehrinizde. ne varsa liberal, kozmopolit şehirlerde var. yaşasın modern hayat.

    bekle beni izmir!
  • esnaflar orrrospu cocugunun onde gidenidir.
  • türkiye halklarının giderek muhafazakarlaşmasının sonucudur.

    bugün ht gazetesinde ali ağaoğlu röportajı vardı ki sorsak, sokaktaki 10 yurdum delikanlısının (atıyorum) 7'si bu adamı örnek olarak kabul ediyordur.adam diyor ki röportajda "6 evim var ama tek kitap sahibiyim !!" "hatunun tazesini severim (bu esnada ismi hazal ....... olan sevgilisi sigara içerek röportajı izliyormuş)" vs.vs.vs.

    '80 darbesinin bu ülkeye yaptığı en büyük kötülük, böyle salak tiplere kol kanat gerip embesil bir nesil (ki yeşil kuşak projesiymiş bunun ismi) yetişmesine uygun zemin yaratmaktı.bunu da başardılar zaten.sorsan hepsi ahlak ve kişilik sahibi ama yolda oturup "taze mala bak !!" "hacı asgari ücret alıyorum ama ayfon siksplas ya da en olmadı ayfon siks almazsam olmaaaaaaz" muhabbetindeler.bu tayfanın idolleri belli, niyetleri belli.kimisi de "....... elitizmi" diye ayar kasmaya çabalar aldığı entelektüel eğitimin olmazsa olmazı bir tavırla.ve evet kardeşim bilgisiz adamı, öküz adamı, cahil kalmakta ısrar eden adamı, o cahilliğini her yere yaymayı görev edineni aşağılıyorum !!!

    gerçi ülkeye tercüman mı seçiyoruz, cumhurun reisini mi seçiyoruz? değil mi.sikmişim bilgiyi, bilimi, kültürü afedersin.

    not : "...... elitizmi" cümlesinde genel tavır kastedilmiş olup, hiçbir entry ve kişi ile ilgisi yoktur.
  • kim ne derse desin her türlü kötü özelliğine rağmen (ki çoğu da gereksiz abartılı bence) benim için türkiye'de yaşanabilecek tek şehrin niye istanbul olduğunu bir kez daha göstermiştir bu başlık. izmir'de bile sıkılırdım ben, istanbul'dan sonra ise türkiye'deki her şehir sıkıcı geliyor bana. kişiliğim daha hareketli ve kalabalık yerlere alışık sanırım.
  • büyük şehirde uzun süre geçiren birisinin küçük şehirde yapacak bir şey bulamayıp tükenmişlik sendromuna girmesini ve sonucunda alkolik olmasını tetikleyen durum.

    sorma nereden biliyorum.
  • türkiye'de küçük ilde yaşamanın avantajlarıdan azdır..

    tabi, büyük bir şehirde doğup büyümüş olanlar için alışmak zorlu olabilir..
  • büyükşehirde yaşadığı varoş mahallesini manhattan zanneden gariban yurdum gencinin sevilesi derdidir.
  • bir filmi normal zamanından çok sonra sinemada izlemek demektir.