şükela:  tümü | bugün
  • 36-42 kuzey enlemleri, 26-45 derece doğu boylamları.
  • türk olmalarıdır.

    çünkü çok iyi biliyoruzki türkün türkten başka dostu yoktur.
  • tartışmasız ülker çikolatalı gofrettir.
  • başkasının mutsuzluğu ile mutlu olan bir toplumdan nasıl bir birlik bekliyorsunuz?
  • anadolu toprağı. önceleri adımız osmanlıyken de bizansken de bir arada tuttu, selçukluyken de, romayken de, frigken de, hititken de. şimdi de türk diyorlar ama tutan şey aynı; mübarek ana, doğurgan kibele, anadolu.
  • medeni ülkelerin vize koşullarının ağır olmasıdır.
  • saçma değer yargıları.
    erkekler için: bir kadını ölesiye sevip sonra o kadını öldürmek.
  • göçebe yaşam tarzı.
  • (bkz: mecburiyet)

    emin olun, "türk'ün türk'ten başka dostu yoktur" veya "değerli yalnızlık" gibi saçmalıkların kendi kendimizi kandırmaktan başka dünyada hiç bir karşılığı yok. batı medeniyeti bizden nefret ediyor, doğu medeniyeti bizden nefret ediyor, orta doğu ve arap yarımadasının hali ortada ve onlara sempatik gelmemizin sebebi de birbirimize benzememiz. biz bile birbirimizi sevmiyorken dünya neden sevsin ki?

    ülkenin bir kısmı yüzünü modern dünyaya dönmüş. fırsatını bulsa insan gibi yaşamak ve evlatlarını insan gibi yetiştirmek için bir dakika durmadan gider. toprakmış vatanmış umrunda değil. özgürlük, adalet, insan hakları, sağlık, eğitim neden topraktan önemsiz olsun ki?

    ülkenin bir kısmı ise sırtını batıya dönmüş, ezikliğini, bastırılmış güdülerini gücü eline alıp karşı tarafı ezmekle tatmin ediyor. eğitim sistemiymiş, adaletmiş, sağlıkmış, insan haklarıymış, özgürlükmüş umrunda değil. niye olsun ki zaten? standardı bu kadar düşük bir kitlenin kendini cennette sanması normal. adama her insanın bahçesi olan bir ev sahibi olması, bir arabasının olması, insan gibi yaşayacak ve çocuklarını iyi okullarda okutacak kadar gelirinin olması haktır lüks değil diyorsun, etin tadını unutmuş adam "yol yapıyorlar, bizi kıskanıyorlar" diye cevap veriyor. ciddi ciddi almanya'nın norveç'in kendisini kıskandığını düşünüyor.

    ülkenin bir kısmı şeriatla yönetilmek istiyor. bildiğin zina yapanları beline kadar toprağa gömüp taşlayarak öldürmek, hırsızlık yapanların elini kesmek, çocuklarla evlenmek, kadınların araba sürmediği, erkeklerler perde arkasından konuştuğu, ibadet etmeyenlerin kırbaçlandığı, ateistlerin ve mürtedlerin öldürüldüğü fantastik bir sistemi isteyenlerin sayısı hiç de azımsanmayacak kadar çok.

    ülkenin bir kısmı sanki orayı cennete çevirecekmiş gibi bu ülkeden ayrılıp bağımsızlığını ilan etmek istiyor. bunu da eline yabancı ülkelerin gönderdiği silahları alıp, dağa çıkıp; hayatında savaş nedir bilmeyen 20'li yaşlardaki çocuklara mayın döşeyerek, tuzak kurarak; öğretmen, doktor, mühendis öldürerek yapmaya çalışıyor.

    ülkenin bir kısmı diyebileceğim kadar nüfus sahibi bir kesim de artık suriyeli. zengin olanlar ülkenin elit semtlerinin elit sitelerinde yaşarken fakir olanları da köprü altlarında, kenar mahallelerde dilencilik, hırsızlık ve benzeri işlerle geçiniyorlar. bu ülkeden daha kötü, savaş içinde bir ülkeden kaçıp biraz daha medeni bir ülkeye geldiklerini düşünüyorlar ama maalesef yanılıyorlar. zaten gücü yetenler, kafası çalışanlar ve eğitimliler avrupa'ya sıçradı bile, veya avrupa tarafından cımbızla alındı. elimizde kala kala bizim gibi buraya mecbur kalanlar kaldı.

    eğri oturup doğru konuşalım hepimiz bu guruplardan birinin veya birkaçının içindeyiz. hiç birimiz birbirimizi sevmiyoruz ve bu gerçek ilk defa bu kadar net yüzümüze vuruldu. bu ülkede yaşamaya mecbur olmasak, dünya bize kapılarını açsa suriyeli mülteciler gibi dünyanın dört bir tarafına yayılır gideriz. kendisine benzemeyen ve kendi yaşam tarzını benimsemeyenleri toplu halde yok edecek bir silah icat edilse düşünmeden kullanır insanlar. her guruptaki insanlar. düşünmeden.

    bir arada tutan şeymiş. peh.