şükela:  tümü | bugün
  • uy havar "eyvah" anlamına gelen bir ünlem dir
  • tüy ereksiyonuna yol açan ahmet kaya parçası.
  • her dinleyisimde caktirmadan yalniz kalacagim bir yere ayrilmama sebep olan asmis siir
  • ahmet kaya bu siiri oyle bir yorumlar ki adami yamultur.
  • hayatım boyunca ezberlediğim en uzun şiir...

    şimdi ben daha küçüğüm... lise son falan sanırım. bir kızla çıkıyorum. genel profilimiz the doors, led zeppelin, deep purple dinleyicisi izlenimi uyandırsa da, bende böyle ahmet kaya'ymış, ahmed arif'miş falan... doğudan söyleyen adamlara karşı da büyük hayranlık var... ama benim bu eski sevgili, tam olarak emperyalizmin uşağı.

    bu bana bir gün şarap getirdi hatta. içiyoruz.
    "ne güzelmiş ya şarap" dedim.
    "fransız şarabı" dedi, "babam paris'ten getirdi"
    "belli zaten" dedim.
    bu da böyle bir şeye iltifat etmek istedi sanırım ama benim öğrenci evinde peynirden başka bi şey yok masada...
    "senin de peynir güzelmiş" dedi.
    "keçi peyniri, anamlar memleketten yollamış" dedim.
    ben çok güldüm de, o pek gülmedi.

    neyse işte, lisede olduğumuz için sadece haftasonları evde görüşebiliyoruz. ilişki seks bağlamında rutine bağlıyor tabii. ben gönül adamıyım arkadaş. hep seviş, hep seviş nereye kadar. bir cuma gecesi evde bir arkadaşımla içiyorum. teypte de ahmed arif var. uy havar'ı okuyor. başa alıp alıp dinliyoruz. sonra arkadaş gidiyor. ben çekiyorum 33 kurşunu kitaplıktan, saatlerce şiiri ezberlemeye çalışıyorum. neler geçiyor aklımdan... okuyacağım ona şiiri, sevmişem ben seni dediği yerlerde coşacağım falan. bu daha çok sevecek beni böyle. sarılacağız falan... neyse işte, aklımda bunlarla ezberliyorum ben şiiri. yatıyorum sonra... şiiri bir kaç kez de yatakta tekrar ediyorum. tekrar iyidir...

    sabah geldi sevgili... açtık biraları. öpüşüyoruz falan ama benim umrumda değil. şiir okumam gerek benim. çekiyorum kendimi. bunun saçlarıyla oynarak usulca, başlıyorum bu güzel ve uzun şiire... hatta kopyalayayım da, ne kadar güzel ve uzun olduğunu hatırlayın tekrar:

    yangınlar,
    kahpe fakları,
    korku çığları
    ve irin selleri, aç yırtıcılar,
    suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
    bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
    pusatsız, duldasız, üryan
    bir cana bir de başa
    seher vakti leylim - leylim
    cellat nişangahlar aynasındasın.
    oy sevmişem ben seni...

    üsküdar'dan bu yan lo kimin yurdu!
    he canım...
    çiçekdağı kıtlık, kıran,
    gül açmaz, çağla dökmez.
    vurur alnım şakına
    vurur çakmaktaşı kayalarıyla
    küfrünü, medetsiz, munzur.
    şahmurat suyu kan akar
    ve ben şairim.

    namus işçisiyim yani
    yürek işçisi.
    korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
    ne salkım bir bakış
    resmin çekeyim,
    ne kınsız bir rüzgar
    mısra dökeyim.
    oy sevmişem ben seni...

    ve sen daha demincek,
    yıllar da geçse demincek,
    bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
    ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
    yaran derine gitmiş,
    fitil tutmaz, bilirim.
    ama hesap dağlarladır,
    umut, dağlarla.

    düşün, uzay çağında bir ayağımız,
    ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
    düşün, olasılık, atom fiziği
    ve bizi biz eden amansız sevda,
    atıp bir kıyıya iki zamanı
    yarının çocukları, gülleri için,
    koymuş postasını,
    görmüş restini.
    he canım,
    sen getir üstünü.

    uy havar!
    muhammed, isa aşkına,
    yattığın ranza aşkına,
    deeey, dağları un eder ferhadın gürzü!
    benim de boş yanım hançer yalımı
    ve zulamda kan - ter içinde asi,
    he desem, koparacak dizginlerini
    yediveren gül kardeşi bir arzu
    oy sevmişem ben seni...

    bitince şiir, gözlerim parlıyor benim. sanıyorum ki sarılacak, seni seviyorum diyecek falan.

    "ay bu ne be?" diyor.
    "nasıl ya!" diyorum.
    "sen mi yazdın bunu?" diyor.
    "yok" diyorum, "ahmed diye biri yazmış"
    "ay iyi bari, ne saçma şeymiş" diyor.

    o günden beri ikiye ayırırım kadınları... şiir okunası kadınlar ve asla şiir okunmaması gereken kadınlar.
  • (bkz: havar geylani)
  • üzerinden birkaç dadika da geçse, daha demincek ahmet kaya'nın muhteşem yorumuyla dinlediğim çok güzel ahmed arif şiiri.
    biraz haber okumuşum gazeteden. kızmışım, lanet etmişim dünyaya, isyanlardayım anlayacağın. lan dedim kendi kendime ne kadar zaman olmuş ahmet kaya dinlemeyeli, açayımda beraber küfür edelim şu feleğe. "dosta düşmana karşı" filan dinlemeye niyetliyim tabi gaz olduğum için.
    açıyorum bir gaz programı ve süpriz. kulaklarımda "oy havar"ın girişi. bir olmuşlar ahmet kaya ve ahmed arif, beni isyanlardan depresyonlara uğurluyorlar beraber. bıçkılanmış dal gibi ayrı düşüyorum o isyankar halimden ve tekrar tekrar çalmaya başlıyor, uy havar...
  • sözlerinin taşıdığı anlamdan ziyade, o sözlerle kurulan ahengi seviyorum sanırım ben. bu şiir öyle bir tat bırakıyor dinlediğimde kulağımda, söylediğimde dudağımda.
    derinlerine inmeden, ilk intibasıyla dahi "çok güzel". çok saf. çok temiz.

    http://fizy.com/#s/16447b
  • "üsküdar'dan bu yan lo kimin yurdu!"

    (bkz: anadolu)
  • şiir ahmed arif'in şiiri de, sanki arif bu dizeleri ahmet kaya okusun diye yazmış ve o kadar yakışmış.