şükela:  tümü | bugün
  • yakında trt 1'de başlayacak olan şubat adlı dizisinin mottosu.
  • william shakespeare'in eserinde geçer, romeo'nun repliklerinden biridir.
  • romeo söylediğinde "vaho çok etkileyici" boyutunda taşşaklı duran bir laf.
  • şu ahir hayatımda duyduğum, gelmiş geçmiş en aptalca cümle.
  • "alay eder" yerine "alay gecer" kullansalarmis daha iyi olurmus.
    (bkz: alay gecmek)

    ayrica sen o ses tonuyla konustugun surece ben sana gulerim genco. bunu bil. sonra "yarayla alay ediyo!! :/" olmasin.
  • tam metni şu şekildedir.

    yarayla alay eder, yaralanmamış olan.
    ( juliet yukarıda pencerede görülür )
    dur, şu pencereden süzülen ışık da ne?
    evet, orası doğru, juliet de güneşi!
    yüksel ey güzel güneş, öldür şu kıskanç ay’ı,
    bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederden
    sen ondan daha güzelsin diye.
    kıskandığı için vazgeç ona bağlılıktan,
    sayrılı ve toydur bakirelik giysisi.
    soytarılar giyer bunu ancak
    sen çıkar bu giysileri, at üzerinden.
    kadınım benim, ah benim sevgilim bu!
    ne olur ah, bilseydin sevgilim olduğunu!
    konuşuyor, ama bir şey de demiyor;
    ne çıkar, anlatıyor ya gözleriyle
    karşılık vereceğim ben de!
    amma da yüzsüzüm, konuştuğu ben değilim ki!
    tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi,
    yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
    biz dönünceye dek siz parıldayın diye.
    gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde,
    utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,
    gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
    öyle parlak bir ışık ağlayanı olurdu ki gözleri gökte,
    gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.
    bak, nasıl da dayamış yanağını eline !
    ah, eline giydiği eldiven olaydım da
    dokunaydım yanağına.
    konuşuyor.ey parlak melek, konuş yine!
    sen, göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye;
    cennetin kanatlı ulağısın başımın üstünde,
    tıpkı ölümlülerin hayretle açılan gözlerine gördüğün gibi.
    tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında,
    onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla,
    öylece bakıyorum ben sana.
    romeo ve juliet
    william shakespeare
  • yarayla alay eder, yaralanmamış olan.
    bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederden
    sen ondan çok daha güzelsin diye.
    kıskandığı için vazgeç ona bağlılıktan,
    tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi,
    yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
    biz dönünceye dek siz parıldayın, diye.
    gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde;
    utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,
    gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
    öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte,
    gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.
    bak, nasıl da dayamış yanağını eline!
    ah, eline giydiği eldiven olaydım da
    dokunaydım yanağına.
    (bkz: romeo ve juliet)
  • romeo ve juliet'te geçen shakespeare'e ait söz.
    bir nevi "bir gönülün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı." demektir. *