şükela:  tümü | bugün
  • skolastik yorumlarda zinhar yasak olan bir oruç tutma durumudur. muayyen gününde olan bir kadın geleneksel yorumlara göre kesinlikle namaz kılamaz, oruç tutamaz, kuran'a el süremez. daha sonra orucunu kaza eder ama namazını kaza etmesine de gerek yoktur. bunun nedeni skolastik yorumlara göre adet gören kadının pis olmasıdır.

    bu pislik meselesi yine kadınların aleyhine cinsel ayrımcı bir yaklaşımı ve bakış açısını da beraberinde getiriyor haliyle. belli dönemlerde pis olan, eline dinin kutsal kitabını bile alamayan, ibadet yapmak istese de yapamayan bir cins. tabi erkeğin öyle sorunları yok. işte bu konuya dair bugün okuduğum yazı dinen kadınlara verilmiş bir iznin ataerkil düzende nasıl kadınlar aleyhine çevrildiğini gösterdi bana. ilahiyatçı beyza bilgin'in sabah'taki köşesinde yazdığına göre, pis olan o dönemde gelen kandır. ibadet sırasında kadının üzerinde o kanın olmaması lazımdır. yani adet gören kadın pistir diye bir şey yoktur. şöyle diyor beyza bilgin:

    "kadınlara, regl günlerinde orucu bırakma sonradan yerine tutmak üzere izni verilmiştir, çünkü bu günlerde bazı kadınlarda zayıflık söz konusu olabilir. orucu başka bir zamanda tutmak üzere bırakma izni kadınlara bir iltifat iken, onların bu haline "pis" hükmü verilerek ceza gibi algılanmasına sebep olunması büyük vebaldir. kadın eğer bu durumdan etkilenmiyorsa, bir zayıflık söz konusu değilse, orucunu bırakmayabilir. kişilerin allah ile kul arasındaki ibadetlerini kontrol etmeye kimsenin hakkı yoktur"

    din sosyolojik bir olgu. isteyen inanır inanmaz. büyük bir kesimin de dine inandığı bir gerçek. bu noktada dini anlayışın geleneksel feodal tortulardan temizlenip yüce erdemleri vaz eden, kadın ve erkeği allah'ın eşit kulları olarak kabul edip her türlü ayrımcılık ve sapkınlıktan uzak bir anlayışla şekillenmesi gerekmektedir. burada da iş ilahiyatçılara ve aydın din adamlarına düşmektedir. din adına ellerine sazı alan primitif kafalar kendi egoları ve kendi dar bakış açıları ile daha çok sömürürler yoksa saf inanç sahibi insanları.
  • allah'ın ikramını kabul etmemektir. aynı durum seferi namazın iki rekat oluşuyla da alakalıdır ve bunların bu şekilde uygulanması gerektiğiyle ilgili hadisler mevcuttur. kadınlar bu halleriyle pislikten ziyade rahatsız/hasta kabul edilirler. ya da en azından din böyle kabul etmiyor onları.
  • kendi arzularına bırakıldığı için tamamen onlarla allah arasındaki mevzudur. başka kimseyi alakadar etmez.

    kadının hadiseden fiziksel bi rahatsızlığı yoksa, kendisini hasta hissetmiyorsa orucunu tutabilir.

    zamanında muayyen günlerde * oruç tutulmamasının mevzubahis olması, bahsi geçen günlerde kadının kendisini iyi hissetmeme ihtimalinin gözönünde bulundurulmuş olmasındandır.

    bir öngörüdür, bir hoşgörüdür.

    kimsenin pis falan olduğu yoktur.

    kadınların hacca gitmek için menopoz çağına gelmesinin zorunlu olmadığını, hacca giden kadınların kabe'yi tavaf ederken "ay bugün muayyen günüm, siz tavaf edin bitirin, ben 5 gün sonrasını beklemek zorundayım" demek durumunda kalmadan ritüelini tamamlayabildiğini hatırlatır, bireysel bi aktivite olan oruç tutma hadisesinin kabe tavafından daha hayati önemli olmayacağına da dikkat çekmek isterim. hem bize ne, kime ne?

    zaman içinde milletin kafasına göre yorumlayıp değiştirdiği her şeye, sebebini okumadan düşünmeden yorum yapmasak karanlıkta bir mum da biz yakarız diye umut ediyorum.
  • açıp araştırılması, düşünülmesi gereken konudur.
    bazı mezheplerde kadın adet halinde iken oruç tutabilir. türkiye deki insanların çoğu hanefidir ve bahsi geçen kadınların özel durumlarında oruç tutmama ve namaz kılmama durumları da bu mezhep tarafından belirlenmiştir. kuran ayetleri bu hususta açık bir emir yahut yasaklama içermez. şafi olan müslümanlar adetken de oruç tutarlar mesela.
    ama, konu bir insanın öyle yahut böyle pis sayılması ise, orada durmak lazım. yarattığı kulunu, sırf biyolojik nedenlerden ötürü pis sayan bir yaratıcı yahut insanları belirli dönemlerde pis kabul ettiren bir din düşünemiyorum. düşünmeyelim de.
  • kadınların ay hali durumunda cinsel ilişkide bulunmaları bakara suresinde yasaklanmıştır.

    222. sana kadınların ay halini sorarlar. de ki: o, bir rahatsızlıktır. bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. temizlendikleri vakit, allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. şunu iyi bilin ki, allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.

    namaz, oruç ve kabeyi tavaf ise peygamberimizin uygulamaları ile yasak kapsamına alınmıştır. (''peygamber size ne verdi ise onu alın ve size neyi yasakladı ise ondan sakının'' haşr/7)

    konu hakkında tüm mezheplerin görüşlerini içeren detaylı bir derleme için;

    http://www.suleymaniyevakfi.org/…iewarticle&artid=3

    kadınların pislik kabul edilmesiyle alakalı fikir vermesi için;

    hz. aişe; veda haccı esnasında yolda serif denilen yerde adet görmeye başlaması üzerine, rasulüllah (s.a.v)'in:

    - bu allah teala'nın, hz. adem'in kızları üzerine yazdığı bir şeydir. (senin elinde olan bir şey değildir). hacıların, hacla ilgili yaptıklarını sen de yap. ancak adet gördüğün sürece kabeyi tavaf etme. buyurduğunu nakletmiştir. (buhari)

    hz. aişe şöyle anlattı:
    ben hayızlı iken peygamber (a.s.) mübarek başını kucağıma yaslar, sonra kur'an okurdu.
    (sahih-i müslim)
  • adet halindeyken yapilamayacak seylerin sadece namaz , oruc degil, tirnak kesmeme, sac kestirmeme, hatta kucagina bebek bile almama gibi cesitlendirildigini bizzat gordum ve yasadim.
    adetli kadinin pis oldugunu dusunme bir yahudi inancidir.
    kadini dunyadan soyutlamak icin yapilmis bir girisimdir ve maalesef yillardir basarili olunmustur.
    evet kabul ediyorum; bazi kadinlar icin adet cok rahatsiz bir donem olabilir ve o halde oruc tutulamaz. ama rahatsiz olmuyorsa pekhala tutabilir
  • bir kısım insanların, allah'ın ikramı mıdır yoksa din adına kadına ayrımcılık yapan zihniyetin dayattığı bir mecburiyet midir karar vermeleri gereken konu. skolastik yorumlarda kadını adet gördüğü sırada cünüp kabul edip namazı, orucu, camiye girmeyi, kuran'ı ele almayı haram gören bir anlayış var. ben "dine göre adet gören kadın pistir. din kadınları o sırada pis kabul ediyor" demiyorum. öyle kabul eden yorumlar olduğunu söylüyorum.

    madem ramazan münasebeti ile konuya girdik, devam edelim. bazı kaynaklara göre kadın adet halinde iken cünüp kabul ediliyor. ilgilenen şuradan baksın: http://www.zehirliok.com/?q=node/187 sözkonusu linkte "hayızlı kadın pis değildir" diye de konu başlığı var ama bunu sosyal münasebetlerde pis olmadığı noktasında ele almış. bir taraftan da "cünüp hükmündedir" deniyor. cünüb'ün anlamına bakalım: http://www.tdk.org.tr/…376734bed947cde&kelime=cünüp

    aslında konuyu beyza bilgin açıklamış. sözkonusu olan, adet sırasında fiziksel olarak zayıf düşmesi sözkonusu olan kadınlara kendilerini zorlamamaları için bir izindir. ruhsattır. fakat olay daha sonra öyle saptırılmış ki, kadınların bu haline bütün olarak pis hükmü verilmiş ve kadınlara erkeklerden ayrı olarak pek çok yasak konulmuş pratikte. buyrun bakın: http://www.muslumankadin.com/kadin/0040m.htm

    bu noktada adet gören kadına doğrudan pis dememek de pek anlam ifade etmemektedir. pratikte dayatılan yasaklar belli. şimdi ben demiyorum ki "islam böyledir" sadece bazı örnekleri veriyorum ve bu tarz yorumların da olduğunu belirtiyorum. tutup da lafı tersinden anlamanın, din eleştiriliyormuş, allah'a karşı geliniyormuş, allah'ın emirleri sorgulanıyormuş gibi konuyu saptırmanın alemi yok.
  • üçüncü kişilerin değil, keyiflerinin bileceği iştir.
  • bir kısım insanların ahmet çakar taktiğiyle "ben x demiyorum şöyle şöyle olursa x olur diyorum" yaklaşımlarının herhangi bir açıklama getiremediği durum.

    birtakım insanların dini bi tarafından algıladıkları malum zaten. hergün malumun ilamını yapmak zaten en büyük abes. hadi bunu yaptık diyelim, sorun kimsenin hiçbir şeyi tersinden anlaması değil, beğensek de beğenmesek de; bazı uygulamalar canımızı yaksa da yakmasa da insanların biricik varlıkları olarak korudukları, korumaya çalıştıkları inançları hakkında tuhaf üsluplarla grubun genelini rencide edici yazılar yazmak/laflar etmektir.

    entryi amacından saptırdık, amacına geri getirirsek; konunun şer'en hükmü bellidir, burada kimin ne dediğinin hangi toplum yapısında hangi hallere büründüğünün zerrece önemi yoktur. birileri kadına bu döneminde "pistir" dedi diye ya da zaman içerisinde kadının bu haline bakış açısı değişti diye "alo fetva hattı feminizm alt birimi" görevi yapmanın alemi yok. kadını kim yaftalamışsa gidilip ona derdimizi anlatmak daha faydalı olacak, yoksa kadını aşağılıyorlar o halde o da kendini iyi hissediyorsa gidip orucunu tutsun diyemeyiz. kafamıza göre fetva veremeyiz.