shirak

  • 1881
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

yirmi yaş dişinin çekimi ve sonrası

koşullara, doktora, dişin yerine, modeline, tipine vs ye göre değişen bir süreç olduğunu gördü bu gözler. şöyle ki:

5 yıl kadar önce üst dişlerimin toptan uyuşması sonucu diş hekiminde soluğu alırım. diş hekimi amca panoramik röntgen talebinde bulunur, "e peki madem" deyip çektiririm -ki o röntgenin çekilişinde insanın girdiği şekiller, aldığı pozisyonlar, başlı başına entry konusudur-sonuçta anlarız ki, benim sağ üst köşedeki yirmi yaş dişim, ne bok yemeyeyse, aşağıya doğru büyüyeceğine yana doğru büyümüş, diğer dişlerin köküne oturup onların sinirlerini taciz etmiştir, alınması gereklidir. dişçi fobim falan bulunmadığından, hemen orada aldırasım tutar, fekat doktor amca, diş çene kemiğini delip kendine yol açmamış olduğundan, bi çene cerrahına gitmem gerektiğini söyler. "e peki madem" deyip giderim.

çene cerrahı kisvesi altında karşıma bildiğin p.zevenk çıkar (isim vermeden kinimi nefretimi kusmak hakkımı kullanıyorum, kınamayınız). röntgen incelenir, dişin kesin alınması gerektiğine karar verilir, antibiyotik başlanır, bin tane soru cevaplanır, formlar doldurulur, ameliyathane koşullarında, 1,5 saat süren operasyon gerçekleştirilir. ne şahane. fekat operasyon öyle bi korku filmidir ki, sorma gitsin. ameliyathanelerde dişçi koltuğu gibi yarı yatılan hadiselerden bulunmadığından, dümdüz yatarken bir hekim, 4 teknisyen (ya da her neyseler) tepende, nefes almana izin vermeden çalışınca zaten yeterince basık olan ortam, bir de amca eti kesip sonrasında eline bi adet, bildiğin matkap alınca kabus olur. amca çene kemiğini çatır çatır kırar, içinden cillop gibi bembeyaz ve kafam kadar bi diş çıkartır, sonrasında da bi kaç dikiş atar. bi hafta sonra dikişlerin alınması için çağırır. "e peki madem" derim. yapmam/yapmamam gereken şeyleri sorarım. "bu akşam itibariyla dişini fırçala, tamponu 15 dakika çıkartma, çok sıcak çok soğuk içme, sıvı gıda al bugünlük, sigara da içme" der, çeker gider. "e peki madem" der, ben de giderim.

kendimi oldukça iyi hissetmekteyimdir. teknisyenlerden birinin dişi çekmek için abanırlarken göğüs kemiğime dirseğini dayayarak destek almış olmasından mütevellit çektiğim göğüs ağrısı hariçtir tabii.

eve gittikten bi müddet sonra yanak şişmeye başlar. pinpon topu büyüklüğündeyken endişeye mahal yoktur. gelgelelim, bi kaç saat sonra ikinci bi yanak çıkılır ilkinin üstüne. akşama ağız tamamen devre dışı kalmış, bırakın diş fırçalamayı, ağzı aralamak mümkün olamadığından, ciddi miktarda açlık çekilmeye başlanmıştır. pipetle bile çorba içilemeyince kaseden ağızdaki aralığa dökmek suretiyle beslenilmeye gayret edilir. doktor aranır, "şişecek tabii, ameliyat oldun, nazlanma" azarı yenir, "e peki madem" denir. aç bilaç yatılır.

ertesi sabah ikinci yanağa da kat çıkılmış, şişlik arkadan bakınca bile görülecek hale gelmiştir. diş fırçası ağızdaki aralıktan sığmamakta, gözün birisi kısık, burun deliği bile zorlanır hale gelmiştir. doktor amca tekrar aranır. "olur öyle, sana bakacak birini bul, çorba yapsın, fazla da eğilip kalkma" azarı yenir. "e peki madem" denir.

4 gün sonra şişlikte azalma olmayıp çevre organlarda da acaip morluklar, şişlikler belirince ananı avradını moduna girilip doktor amcaya telefon edilir. "gelmene gerek yok" dediği halde cebren gidilir. "aaa kemik enfeksiyonu olmuşsun, bu ne biçim bünye, pansuman lazım, daha önce geleydin keşke" azarı yenir, nerdeyse özür dileyecek moda girilir, pansumana başlanır. ikinci pansumana gidildiğinde, yüzdeki şişlikten dolayı şahsımın göremediği, boyun bölgemde, kanamadan kaynaklanan, eşeğim kadar morluk doktor amca tarafından görülür. ağzımda mengene takıldığından cevap veremediğim şu iğrenç espriyi yapar hayvandan bozma doktorum: "şu boynuna da fondoten sür de, kimsenin aklına diş hekimi gelmez, ehe hee". önce anlamaz, sonra tiksinirim. mengene çıkar çıkmaz hışımla ayağa fırlarım, gelgelelim, hayvan hayvanlığını sürdürmektedir, "hafta sonu ateşin falan çıkarsa git bi hastaneye yat" diyerek, yaptığı işe enfes bi şekilde sahip çıkar it.

kapıdan çıkar, bi daha da dönmem. eski doktoruma gider, tedaviyi tamamlamasını rica ederim, "ben o adama bi daha gitmiicem doktor bey" feryadıma "e peki madem" cevabı verir. tedaviyi tamamlar. gelgelelim bazı şeyler için geçtir artık, ameliyattan 15 gün sonra yüksek ateşten hastanelik olurum, o olur.

aradan 5 yıl geçer, alt sağ yirmi yaş dişi, 38 yaş civarında çıkmaya karar verir. ne akıl dişi canım, akıl dişi dediğin böyle salaklık yapmaz. tabii önceki tecrübeden dolayı büzerim, sallarım doktor kısmını. eski günlerdeki gibi olsa, berberlerin diş çektiği zamanlar olsa da acısına dayanıp çektirsek kurtulsak falan gibi acaip fantaziler kurarım. ama uykusuz geçen iki geceden sonra çaresiz doktorun yolunu tutarım.

doktor amca röntgen çeker, dişin kuyruklu olduğunu söyler. ne şahane. alabileceğini de söyler ama. iyi haberdir bu. randevu verilir, " e peki madem" deyip giderim randevuya. korkarak ama bu sefer, takdir edersiniz ki. amca çene cerrahı falan diildir, aslında yapılan da çok doğru bişey diildir, ama cerrahı da görmüşüzdür şahsen, kendi gözlerimizle. kaderci olmaya karar veririm.

gidilir, iğne sonrası 10 dakika beklenir, sonra doktor amca dişin üstündeki eti bi makasla keser, başka bi edevatla tüm çevre etleri sağa sola ittirir, son bi aparatla dişe sağlam bi çöker, birazdan dişi elime alır, bakarım. iki dikiş atılır, hadise biter. 15 dakika bile sürmez.

ha bunun sonrasında ne oldu, bilmiyorum henüz. yarım saat tampon durdu ağzımda, hafif bulantı yapıyor dururken. 2 saat sonra ağrı başladı, uyuşukluk geçerken. aha bittik diye düşünürek apranax'ı içtim, yarım saat sonrasında açamadığım ağzım açılmaya, ağrı da çekip gitmeye başladı. şimdi ilacı içeli 3 saat olmuş durumda, gelişmeleri bekliyorum. korkarak söylüyorum ki diş ameliyatı olduğuma dair bile bi hissim yok şu anda. hiç ağrı yok. hiç ama. bir apranaxtan bu kadar net bi verim almak akla yakın gelmediğinden, bunun hayra alamet olduğuna inanmakta zorluk çekiyorum. hiç şişlik de yok hem. hayırlısı. allah sonumu hayır etsin. gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

hemen ertesi gün editi: sıcağı sıcağına, zerre kadar şişlik yok, hiç ağrı yok. gece tekrar ilaç içmem gerekmedi, bebek gibi uyudum, çikolatadan grissiniye ne bulursam tüketebiliyorum, dikişin yerini bile hissetmiyorum. şahane. herkese tavsiye ederim. (şaka gibi len. bu yirmi yaş dişi ameliyatı ise öteki neydi? daha da önemlisi, bu doktorsa öteki neydi?)

bir hafta sonra gelen edit: pazartesi diş aldırıldı, bugün (cumartesi) de dikiş. en ufak bir rahatsızlık yok, hayat bayram. doktor amca şahane. no pain. no pain.

devamını okuyayım »
30.10.2006 21:29