şükela:  tümü | bugün
  • agop efendi kazları kilo alıp ağır çeksin diye ekmeği topak topak edip hayvanın ağzından içeri teper. sonra da gagasını kapatıp boğazından aşağıya kaydırarak kazları besler. hikayeden yola çıkarak çok yemenin yanı sıra çiğnemeden yutan insanlar için de kullanılan bir benzetmedir.
    kaz yutar da mehmet yutamaz mı diyerek haşlanmış patatesi bir lokmada yemeye çalışan sivaslı mehmet arkadaşımız patates boğazında kalınca yanmış, üç gün hiçbir şey yiyememiştir.
  • kars'ta askerlik yapan bir arkadaşım kazların her şeyi (et dahil) yuttuğunu ve kaz etinden iğrendiğini söylemişti.

    o civarlardan bir yerlerden köken alan deyim olabilir.
  • çiğnemeden yutan çocuklara anne tarafından yapılan uyarının baş kahramanı.
  • gorme ozurlu olan hayvandır. bu nedenle onune geleni cignemeden mideye indirenler icin agopun kor kazı gibi yutuyor denir. cok sevdigim ve her fırsatta kardesime soyledigim sozdur.
  • bizim oralarda (bkz: kars) "agof'un gazı" derler bu kaza. ayrıca ailem tarafından ben böyle çağrılırım.
  • şu yaşıma kadar çevremden hiç duymadığım deyim. güzelmiş, kullanmak gerek.
  • sayıları bayram dönemlerinde hızla artıp, bayram sonrası aynı hızla azalan canlı türü
  • bön bakan, düşünmeden hareket eden kimse.
  • orta anadolu'da "abudun gazı" olarak anılan söz öbeği.