şükela:  tümü | bugün
  • değerli gazeteci büyüğümüz, ekşi sözlüğün en sevdiği köşe yaarlarından ardan zentürk'ün analizi.

    ---------------------- spoiler-------------
    15 temmuz 2016 günü saldırıyı gerçekleştiren kadro, bu “cuntalar tarihinin” son halkasını oluşturuyor, millet bu kez, güzel kovaladı...
    türk silahlı kuvvetleri’ne günümüzde, amerika’nın 1 dolar’lık askerlerinin önünü kesmiş, işgal amaçlı nato kalkışmasını durdurmuş vatansever komutanlar komuta ediyor.
    (e) orgeneral hulusi akar, amerikancıların “yurtta sulh” bildirisinin altına imzasını atmadı, darbeyi lidersiz bıraktı, erdoğan ile birlikte fetö’ye karşı mücadeleyi yükseltti, orada durmadı, pkk’yı temizleme harekatlarının stratejisini değiştirdi, fırat kalkanı ve zeytin dalı’nı uyguladı, bugün kandil’deyiz.
    eski sistemde, cumhurbaşkanlığı makamına yürüyebilirdi, o, koruduğu demokrasinin güçlenmesi için sivilleri giydi, milli savunma bakanlığı makamına oturdu.
    kuşkusuz, 15 temmuz’un travmasında alınmış pek çok kararın gözden geçirilmesi ve ordunun 21’inci yüzyıla “demokratik bir güç” olarak hazırlanmasında tarihi bir misyon üstlenecektir.
    akar’ın sivil kıyafetle, bir hükümetin bakanı olarak kamuoyunun önüne çıktığı gün, aslında 27 mayıs 1960 günü kurulmaya başlamış ve ülkenin kaderine tam 55 yıl yön vermiş “askeri vesayetin son bulduğu” andır.
    sivil-asker kim rahatsız olmuşsa biliniz ki, “cuntacıdır…”
    http://www.star.com.tr/…an-cuntacidir-yazi-1363450/
  • yazik kimin cocuguysa
  • neden uzatıyorsunuz ki muhalif olan vatan hainidir deyin. yetmez diyorsanız arayın 155'i aldırın.

    bir de askeri vesayet kesin olarak son buldu mu? kesin bilgi mi? yayalım mı? nagehan hanıma da bir sorsak mı ya da? yıllarca az ekmeğini yemedi bu vesayet olayının.
  • 15 temmuz 2016 darbe girişiminde askeriyenin başında olan, genelkurmay başkanı olan hulusi akar'ın yargılanması gerekirken, savunma bakanı yapılmasının (ki dünyada ilk olabilir bu durum) eleştirilmesi nasıl "cuntacılık" olarak yorumlanıyor enteresan, akpnin yüzde 80inin bile çözemediği bu durum üzerinden "yaltaklık*" yapılıyor, yalakalığının bir sınırı olmalı