şükela:  tümü | bugün
  • sadece kendilerinin sigorta primi ödediğini düşünenlere batar.
    ayrıca @2 diyorum, başka da bir şey demiyorum.
  • alkol alınırken ödenen ücretin neredeyse tamamının devletin hazinesine aktarıldığı düşünüldüğünde pek sorun olmayacaktır.
  • alkol kullanmayanların bu şekilde sanmaları gayet ilginç. alkol kullanmıyor ama kafası kıyakmış gibi cümleler kuruyor. ayran mı çarpıyor bunları, zemzem mi bilemedim. millet gitmediği camii, günde 5 kez dinlemek zorunda bırakıldığı ezan için takır takır vergi öderken ses yok, alkol olunca halkmış, masraf ödemekmiş.

    alkolden alınan vergi olmasa, bu memlekette okuldan çok cami olmazdı.
  • ayranci kemirgenlerin bebelerine gemi alan halkin bir baska masrafidir. lafı bile olmaz ..
  • mantıklıdır. unutmayalım ki alkol bağımlılığı da diğer hastalıklar gibi tedavi gerektirmektedir ve insanın kendi çabasıyla kurtulması mümkün değildir. imkanı olanlar özel klinikler de tedavi olabilir, ekonomik durumu iyi olmayanlar ise devlet eliyle tedavi edilmelidir.

    ne yani sınır dışı mı edelim ?
  • (bkz: vergi)
  • suriyelilere milyonlarca dolar harcadığımız ortamda gayet normaldir... ayrıca bizim paralarımızla şunları da yapsalar daha çok hoşuma gider:

    *çocuklara sağlıklı barınma eğitim sağlık imkanı
    *yaşlılarımıza huzurlu rahat ve mutlu bir yaşlılık garantisi
    *gerçekten ihtiyacı olan ailelere barınma gıda eğitim yardımı
    *gençlere fırsat eşitliği
    *her aileye ücretsiz konut, su, elektrik
    *uyuşturucu bağımlılarının tedavi edilmesi
    *hastalara insan gibi tedavi olanağı
    *insaların ulaşım ihtiyacını daha insanca sağlaması için daha fazla otobüs alımı
    *kız arkadaşı olan fakir gençlere para yardımı vs vs

    tüm bunlar için ekstradan seve seve vergi öderim.
  • neoliberal gençleri amerika'da betimlemek için bir tanımlama var. o gençler bir fobi ile tanımlanırlar. "tüm devlet hizmetlerinden faydalanan alkolik, boşanmış, depresif işsiz kadın" fobisi. onlar tüm söylemlerini bu "yük" kadın imajıyla süslerler. richard sennet'in karakter aşınması adlı kitabı bu tip yeni kuşak neo liberalleri tanımlar.

    şimdi "bundan niye o faydalasın?"cıların listesi giderek artar sonra bir de bakmışsınız ki "kimse sağlığını bozmasın kardeşim, devlet size bakmakla yükümlü mü?"nün söylemine gelirsiniz.

    şimdi yaygın hastalıkları sıralayalım. aşağıdaki örneklerin hiç birinde alkol ve sigara kullanılmamış denekler mevcut olsun.

    - kalp krizi: amına koyduğumun obezi yerken bana mı sordu. ye ye sıçama sonra gelsin devlet

    - romatizma kireçlenme: allahsız kadın bana mı sordun, 4 -5 çoçuk yaparken, o kadar yaparsan vücutta kalmaz tabi kalsiyum

    - zatürre: yarak gibi hava atacağım diye incecik gezersen olacağı bu gerebe emi?

    - trafik kazası sonucu yaralanma: milyarlık arabaları eşşeklere verirken bana mı sordular.

    vs vs . mesela meclis'teki milletvekillerinin tüm aile efradının sınırsız sağlık sigortası sahibi olduğunu biliyor musunuz? ve 1 yılda ödenen parayla orta ölçekli bir hastane yapılabileceğini. şimdi başbakan bağırsaklarından operasyon yedi. karıştır gazeteleri "kestan balı iyidir", altın çilek bele kuvvet" vs vs demeçleri var, demem mi ben o zaman onu bunu garip garip şeyleri löp löp yerken bana mı sordun senin bağırsaklarının parasını ben mi vereceğim diye.

    alkoliklerin sağlık masrafları hesaplansın meclistekilerin sağlık harcamalarını aştığı zaman ödenmesin fazlası. uzlaşalım mı liboş göt.
  • bu tarz başlıklar son 2-3 senedir oldukça yaygın. şunu anlamakta zorlanıyorum. bu ve bunun gibi düşünceler, ama sağ-sol, dindar-dinsiz, ne olursa olsun acaba kötü niyet ekseninde mi yoksa aptallıkla mı açılıyor. onun merakı içersindeyim.
    şimdi tüm fanatikliğimizi bir kenara bırakalım sadece mantıklı düşünelim. bu ülke islam ülkesi değil. kaldı ki islam ülkesi olsa dahi bir havuz var para toplanan. o havuz içersine inananı inanmayanı, sağcısı solcusu herkes para atıyor. o para, hizmetlere-orduya ıvıra zıvıra aktarılıyor. o ıvır zıvır içersinde adamın alkol durumundan hastalanması durumunda para harcanması olduğu gibi senin dini ihtiyaçlarından herhangi bir hastanede çocuğunun sünnet ameliyatına para harcanması da olmaktadır. veya o havuz içersinden çamlıcaya yapılacak cami de düşünülebilir...
    yani şimdi örnekleri çoğaltmak mümkün. hatta bunları kalem kalem ele alırsak bu ülkede müslümanlara akan para daha fazla onu görmekteyiz. ve müslüman için en olmazsa olmaz olan şey kul hakkı iken o havuzdan kendi için harcanan paranın helalliğini düşünmeli bir müslüman.
    şimdi yine gelelim başlığa. bu kadar basit bir düz mantıkla bile neden olduğu durum ortada:
    *o başlığın altı birbirine hakaret yağdıran insanlarla dolar.
    *düşman olur çıkar halk birbirine.
    peki durum böyle iken buna neden olan kişi bunu aptallığından mı yoksa kötü niyetinden mi yapıyor bunu çözemedim? bir de bunu körükleyen bu diğer yazarlar bunu aptallığından mı yoksa kötü niyetinden mi yapıyor bunu da anlamış değilim.