jose raul capablanca

  • azimli
  • hırçın golcü (281)
  • 3892
  • 3
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

üniversite mezunlarının işsiz kalma sebebi

asil sebebi universite ogrencilerinin ana kuzusu olmasindan dolayidir.

disaridan ornek almamiz gereken cok fazla sey var.
bunlardan ilki de hic suphesiz yetismekte olan bireyleri daha cok erken yaslarda kendi baslarina yasamaya zorlamak.
ozellikle amerika'da olan sey budur.
kisi, kiz olsun erkek olsun, en gec universiteye basladiginda birakilir ve evden ayri yasamaya zorlanir.
evin bakimi, hayati idame ettirisleri ailelerinin zerre sikinde olmaz.
neredeyse hicbir aile de cocuklarina para yardimi yapmaz. kisi o andan itibaren butun hayatini kendisi kazanmak zorundadir.
malum okullarin cogu da devlet okulu degil. ya hayvan gibi zeki olcaksin da burs alacaksin, ya da okul parasini bir sekilde cikaracaksin.
yarisi bu parayi odemek icin kredi cekiyorlar. henuz isleri yokken borca giriyorlar.
sadece bu borc da degil, hala gecindirmek zorunda olduklari bir evleri var.
eglencesi var, gezip tozmasi var.
ekstra gibi gozukse de ihtiyac bir yerde.
neyse, cocuklar genelde liseden daha kendilerine is bulmaya baslarlar.
ya kasiyer olurlar, ya pompaci olurlar, ya bir seye yetenekleri varsa onu yapar bir sekilde para kazanmaya baslarlar.
oncelikle cok kucuk yaslarda para kazanmanin zorlugunu gorurler. ve bu yuzden cok kisa zamanda bu konuda olgunlasirlar.
bizim ulkede insanlar bu planlari 23 unden sonra yapadursunlar, orada 18 yasinda geliri bizim en guzel muhendisten daha yuksek insanlar 23 unde nerdeyse bu konuda produrlar artik.
boylece kendi okullari ve ilgileri disinda bir suru yan ilgileri ve yetenekleri gelisir.
mesela cogusu barlarda calacam diye gitar calmayi iyi derecede bilir, lisede yazilim yapmaya baslayanlar olur, hisse alip satmaktan ciddi derecede finans bilgisine sahip olanlari gorursunuz, vs.
bakin bu kisi henuz mezun bile olmadi. ama 23 yasinda 6-7 yil is tecrubesi olan insanlar gorebilirsiniz.
eger ki dogru yerlerde dogru isleri yaptilarsa, bunlar 1-2 sene icinde kendi evlerini alirlar.
ayni zamanda artik piyasayi anlar durumdadirlar.
piyasadaki firsatlari, zorluklari, kendi avantajlarini, cevrelerinin avantajlarini gorurler.
cok arkadasim var mezun olmadan daha kendi sirketlerini kurdular ve dunyanin parasini kazaniyorlar.
sansli olmak gerekmiyor mu bunlar icin evet gerekiyor.
ama bu adamlar zamaninda o kadar cok zorluk cekiyorlar ve o kadar cok tecrube ediniyorlar ki vakit gectikce hata yapma oranlari da azaliyor.
tabi durum hepsi icin boyle mi? degil tabi ki.
yillarca okul borcunu odeyenler mi dersin, bunun icin hapiste yatanlar mi dersin, o borcu oducem diye orospu olanlari mi dersin, var babam var.
partiden partiye kosup dunya sikinde olmayan bizim bebelerimiz gibi olanlari da var.
zamaninda o kadar firsat varken degerlendirmezler, mezun olunca da cok daha iyi yerlerde olabilecekken mutevazi yerlerde calismaya baslarlar.
benim buradaki mutevazidan kastim, turkiye'deki insanlarin normal calisma seklidir.
bizde anlamiyorum, universitede okurken ayni zamanda calisan adama boyle aciyarak bakan dallamalar var.
kendi basina bir seyler yapmaya calisirken heves kiran dallamalar var.
sirket kurucam diyince engelleyen ebeveynler var.
bakin o kadar sosyal bir ulkeyiz ki, emin olun insanlarin sosyal imkanlari o bakmaya kiyamadiginiz amerikadan bin kat daha iyi.
ulke hala bakir durumda oldugundan dolayi milyon tane degerlendirilmeyi bekleyen firsat var.
ama biz tembeliz vesselam.
bizim yurtlarimizda 7/24 pes oynanir.
bizim elemanlar partiden partiye kosarlar.
bizimkiler okula para vermedikleri gibi (harc marc demeyin, disarda odenen paralar yaninda harc cerez parasi), sagdan soldan buldugu bursa babasindan gelen parayi ekler de gecinir.
e tabi ekmek elden su golden olunca dusunecek bir sey olmaz.
keyif sureriz bol bol.

sonra universiteden mezun oluruz,
"devlet bize is versin" deriz.
ulan devlet seni universiteye sokarken boyle bir vaatte mi bulunuyor?
hayir.
etrafta onca firsat varken, senin isini devletten beklemen seni hakli yapar mi?
yapmaz.
universite oku, hatta bolum birincisi ol, ama kafanda hep bir seyleri baskasindan bekleme mantigi degismedigi surece bi bok olmaz senden.
evet olmaz.

universite mezunu olmak demek koca bir hictir cunku.
mezun olunca istersiniz ki birisi gelsin, sizin degerinizi bilsin size bir suru para versin.
size kendi egitimini veren devlet bile guvenmiyor aslinda farkinda degilsiniz.
devlet universitesinde okuyorsunuz.
devlet mufredatini bitiriyorsunuz.
devletin hocalarinin yaptigi sinavlarda yeterli gordugu notlari alip mezun oluyorsunuz.
sonra ne oluyor? kpss'ye girmek zorunda kaliyorsunuz.
kendi olcme yontemiyle seni okutan devlet sana guvenmiyor, ve bir kez daha sinava girmeni istiyor.

ve devlet bunu yapmakta sonuna kadar hakli.
cunku bizde devlete kapak atmak diye bir tabir var.
devlete kapagi atiyorsunuz, sonra yatis o yatis.
kademe aliyorsunuz, statunuz yukseliyor. neye gore?
orada harcadiginiz yila gore.
adam akilli performansa dayali bir rutbe atlama duzeni var mi?
bir seyler getirmeye calistilar ama kesinlikle yok.

boyle olunca da devlet en azindan iyi birilerini ise almak istiyor.
aslinda devlete ait hicbir sey olmamali da insanlar paranin zorlugunu gormeli.
her an isten atilacam korkusuyla performansini her gun daha da guclendirmeli.
is yerleri de ellerindeki adami kaybetmemek adina (eger ki guzel performans gosteriyorsaniz) size karsi ayricaliklarini artirmalilar.
sizin gelecege dair planlariniz oldugundan, sirket degistirebilmelisiniz.
misyonu, vizyonu size uygun, ayni zamanda sizin degerinizi daha iyi anlayacak bir yere gecebilmelisiniz.

hayatinizda surekli bir meydan okuma olmali.
yoksa ne siz kendinizi gelistirirsiniz, ne de toptan toplum gelisir.
kisacasi got sikismadan insanlar bi seylere kalkismiyorlar.
ve bizim ulkede insanlarin gotu cok gec sikisiyor.
ne zaman?
mezun olunca

o yuzdendir ki,
aileler cocuklarini ana kuzusu olarak yetistirmekten bir an once vazgecmeli,
16-17 yasina basar basmaz, yol vermeli ki cocuk artik kendi hayatini kursun.
ona gore riskin en az oldugu yillarda neyin ne oldugunu iyice anlasin,
buyusun,
olgunlassin.
hayatin zorluklarindan oturu yaraticiligini zorlasin.
firsatlari kollasin.
eglencesini isine gore ayarlamayi bilsin.
en guzeli de bu aliskanligi kucuklukten kapsin ki ileride bizimkiler gibi tembel birisi olmasin.
zevk-u sefa icinde hayattan cok bir sey bekleyemezsiniz...

devamını okuyayım »
08.03.2012 04:44