şükela:  tümü | bugün
  • şimdiden kült bir korku filmi olarak görülen hereditary'in yönetmeni. american film institute mezunu filimci.

    bir diğer filmi için: (bkz: munchausen)
  • (bkz: the strange thing about the johnsons) filminin de yönetmeni
  • ziyadesiyle abartılmış bir yönetmen olduğunu düşünüyorum. farkındayım ritüeller ayinler büyü mitler seytan kötülük doğa üstü güçler vb. kavramlara epey hakim ve eminim epey de bilgisi var. ama yönetmen olarak olmuyor. belki senaryo yazmalı ve cekimi başka ellere emanet etmeli bilemiyorum. filmlerinde buram buram bir olmamislik var. bir seyleri ya cok grift isliyor ve kendi bile bazen kontrolü kaybediyor ya da çok sade işliyor ama bu sadelikte de film oldukca siradan bir hale geliyor. fikirler guzel ama yönetmen koltuğunda o fikirler etkili yansitilamiyor.
  • hakkında çok entryler girilecek, ileride pek çok bilgi yarışmasında soru olarak gelecek yönetmendir.
    kendine özgü bir tarzı olmasının yanında büyüklerine saygıda da kusur etmeyen birisidir :) son filminde* stanley kubrick'e çaktığı selamlar gözden kaçmamıştır. umarım daha nice filmlerini izleriz.
  • kendisiyle ilgili düşüncem bugüne kadar şu şekildeydi: "çocukcağız önce hereditary diye film çekti, türkiye'de "ayin" adıyla gösterime girdi. sonra midsommar diye film çekti, türkiye'de "ritüel" adıyla gösterime girdi. garibim üçüncü filmin adını ne koyarsa koysun türkiye'de "tören" yahut "içtima" gibi bir isimle gösterime girecek kesin."

    ancak midsommar'ı izledim ve bir de ne göreyim? herif meğer hereditary'nin aynısının isveç kırsalında geçenini çekmiş! üçüncü filmini gösterime "cuma namazı" adıyla sokalım da aklı başına gelsin pezevengin.
  • midsommer’i henüz izlemedim ama yazılanlar gibiyse umarım tekrara düşmemiştri.hereditary çok başarılıydı.farklı bi bakış açısı var korku sinemasına.biraz daha kaşarlanınca daha başarılı işler çıkarır.
  • hereditary, ülkemizde ayin şeklinde acı verici bir isimle vizyona girmesine rağmen rüzgarına kapılıp izlemiştim ve bayılmıştım. midsommar onun da rüzgarını ardına takarak geldi ve koşarak izledim... ama itiraf ediyorum, hayal kırıklığıydı. neyin eksik olduğunu bilmiyorum ama orta yerde kocaman bir şey eksikti... sanki yönetmenimiz de bu eksikliğin ve çokça tekrarın farkındaymış da bunu ezilmiş kafalar ve yüzülmüş derilerle kapamaya çalışmış gibi hissettim. korku/gerilim alanında iyi işlere sahiden açız ari aster ve umarım hereditary tek iyi işin olarak kalmayacaktır.
  • korku filmi sevmeyen biri olarak, benim izleyip beğenebildiğim, sıradan korku filmi kalıplarının dışında filmler yapan bir yönetmendir.
    filmlerinde yerinizden sıçrayıp gözlerinizi kapatmıyor, şimdi şuradan hangi şeytanlar cinler çıkacak diye korkmuyorsunuz; ama bir irkilme, bir merak, bir şok yaşıyorsunuz.
    midsommar la ilk defa kuytu, karanlık köşelerde değil; parıldayan gökyüzü altında, yeşil kırlarda da korku filmi çekilebilirmiş görme deneyimim oldu.
    belki korku filmi severler benim kadar beğenmemiştir, aradığını bulamamıştır. yine de kaliteli, güzel düşünülmüş işler çıkardığı konusunda çoğunluğu sağlayacağımıza inanıyorum.
    ilk iki filmden sonra 3.nün de benzer tarzda olacağını tahmin ediyor insan. hatta sonunun tahmin edilebilirliği de daha çok olacaktır sanırım. yine de beklemedeyiz.
  • hereditary'den sonra midsommar'i da izledim ve notunu verdim bu pezevengin. edgelord ergen kafalinin teki, daha da izlemem.
  • hereditary - 2018 ve midsommar - 2019 filmlerini birer sene arayla yazıp yönetmiş çılgın. çalışma temposuna aynı hızda devam edip 2020 yılında sevenlerine bir yeni "okkalı tokat" hazırlayıp hazırlamayacağını merak etmekteyim.