şükela:  tümü | bugün
  • barba vasilis meyhanesi, istanbul fener’in tarihi dokusunda, haliç’e bakan, troya balat hotel‘in giriş katında faaliyet gösteren şirin bir rum meyhanesi. mekanın işletmecisi vasil, hem türkiye’de hem yunanistan’da bu işe yıllarına vermiş bir isim. vasil’in meyhaneceliği aslında aileden geliyor. dede, mısır çarşısı’ndaki tarihi pandelis restaurant‘ın kurucusu ve bu mekanda atatürk de dahil olmak üzere pek çok ünlü şahsiyete hizmet vermiş.

    barba vasil meyhanesi, tarihi geleneğinin izinde özellikle mezeler ve deniz ürünleri üzerinde duruyor. onlarca çeşit meze ve deniz ürünü arasından en öne çıkan vasil’in favori ürünü ahtapot.

    öğlen ve akşam yemeklerinizde barba vasilis ve ekibinin sizler için hazırladığı eski istanbul rum mezeleri ve yemeklerinden oluşan menümüzden seçimlerinizi yapıp (girit dolması, ahtapot ızgara, şarap soslu kalamar v.s) içkinizi yudumlarken yunan ve türk müzikleri eşliğinde keyifli saatler geçirebilirsiniz.
  • vasilis emmi.

    gayet ufak bi taverna olmakla birlikte konumu ve ortamıyla güzeldir. vasilis'in kanına girerseniz yunan müzikleri ve ağzında sigarası eşliğinde dans ederken ona eşlik de edebilirsiniz.
  • feta saganaki, kalamar ızgara ve ahtapotu çok iyi. girit skordalyası bulursanız (normalini değil) adama bir büyük içirtir.gerçek fava yine burada.

    boğma ouzo bulabilirsiniz. vasilis tatlı adamdır. garsonları çok düzgün insanlardır. gidiniz.
  • kalamar ızgara ve ahtapotunu çok beğendim. sade ve tazeydi ikisi de.

    tam performans taverna. gürültü sevmediğim için dışarıdaki masalarda otursak daha mesut olacakmışım. tekrar gideceğim elbet.
  • sağda solda duyduğum olumlu yorumlar sonucu üç gün önce gittiğim ve kelimenin tam anlamıyla hayalkırıklığına uğradığım mekan. mezeleri çok güzel diyen insanlara inanamıyorum; gayet uyduruktan, yunan mezeleriyle alakası olmayan mezeler geldi. ara sıcaklar idare ederdi ama yine yunanda yediğim ahtapotun kalamarın yanına yaklaşamaz bile. yediğim ve beğendiğim tek şey minekop diyebilirim; gerçekten lezzetli ve fiyatı oldukça makuldü ama mekana bir daha gideceğimi açıkçası hiç zannetmiyorum. onun yerine yıllar sonra balat'da açılan agora 1890'a şans vereceğim, tabi bir gün elbet yine alkol içebilirsem. ***
  • acıkcası net olarak overated mekan. aslında kendi halinde bir mekanken vedat milor gittikten sonra ünlenmiş. 3 kisi sadece mezelerle ana yemek ve adam akıllı ara sıcak bile yemeden 450 tl hesap getirmeyi basardık. öyle delicesine rakıda icmedik. eger bu ana yemek, ara sıcak ve rakı olayına biraz yüklenseydik 1000'i cok rahat gecerdik. acıkcası fiyat politikası biraz yüksek. tabi butun rakı mekanlarında olan hesaba sehven olan eklemeler burda da mevcut. mesela kola icilmeyen bir gecede adisyonda bir takım kolalar mevcuttu . uyardık düzelttiler. kucuk ve cosy bir mekan . ortamı gayet güzel. servis iyi. mezeler lezzetli. ahtapotu epey lezzetli idi. kalamarını pek sevmedim. icerde deli gibi sigara iciliyor. insanın üstü bası feci kokuyor.
  • mekan gayet güzel, çalışanlar gayet güzel, konumu gayet güzel ama mezeleri aman aman ekstra olmayan bir yer.
  • vedat milör dan sonra işletmecilerinin bir taraflarının kalktığı yazmaya bile değmez mekan.
  • internette dolaşırken tesadüf denk geldiğim ve bu sabah itibariyle kahvaltıya gittiğim yer. manzara harika, kahvaltı açık büfe artı peynir sevenler için muazzam (gorgonzola bile vardi) ek olarak bazı özlediğim rum lezzetleri de geldi. öyle ki hasretten yerken ağlayacaktım.yunanistandan geliyormuş zeytinyağı , tadı muhteşemdi zaten. ardından kahve içtik, o da bizim yunan markası bi kahve hafifçe bir tadı var benim depolayıp getirdiklerimden.
    balat gezisi düşünüyorsanız burdan kahvaltıyla başlayın. vodinada kahve molası, galata köprüde balık ekmek yiyin. sonra yine buraya gelip bi büyük açtırın.
  • harika bir mekân!

    taze ve tam kıvamında gelen mezeler ara sıcaklar, hoş ortamı, vasili bey'in boğma uzo ikramı, illa eskilerden gitmeden daha yenilerden**** şarkıların da çalınması...

    tavsiye edilir her türlü.