şükela:  tümü | bugün
  • baskı uygulayan, kısıtlayan.
  • ekmeği yemeği sonuna kadar bitirmek* kuralcı, baskıcı tarafımızı; içip durduğumuz çayı birden bırakmak içimize kulak veren keyifçi yanımızı temsil eder.

    insanoğlunun tür olarak kaderi yani varoluş içindeki tarzı galiba sisyphos'tan çok farklı değil. biraz yüksel, düş, yeniden toparlan ve omzundaki tarih yüküyle ilerle. yaşam acı ve zorluk dolu. hem biz bunun aynısını kendi bireysel yaşamlarımızda da tadıyoruz. mevsimlerimiz, ileri ve geri dönemlerimiz oluyor. olan bitenlerden kendimizi ayırdığımız ölçüde ya etkisizleşiyor ya anlayışsız hale düşüyoruz. burada kendi çağı ve toplumuna ilgisizlik, kendini toplumdan üstte ve ayrı görmekten daha iyi olabilir. ben bir yandan despot bir tarafa sahibim, öte yanda baskıcılığa başkaldıran tarafa. şimdilerde baskılara ve faşizme karşı bu kadar alttan alıp katlanmacı olabileceğim eskiden dünyada aklıma gelmezdi. (bkz: sisyphos/@ibisile)

    faşizm altında yani baskıcı faşist yönetim dönemlerde sağkalım ve mücadelenin de ilkeleri varmış...

    "böylelikle düzenin* onarımı (restorasyonu) arzulanır, fakat bu onarılacak olan yeniden devrilmesi gereken aynı baskıcı düzendir, ve çember kapanır." andras balint kovacs - the circle closes

    (ilk giri tarihi: 13.2.2017)
  • baskıcı kişiliklerin
    bilimsel incelemeleri şunları göstermiştir.

    baskıcı baba ve cezalandırıcı anneleri vardır.

    dayak,tehdit ve sevgi yoksunluğuyla büyümüşlerdir.

    bunun sonucunda güvensiz, paranoyak ve düşmanca bir kişilik geliştirmişlerdir.

    sürekli saygı görme ve sevilme ihtiyaçları vardır.

    empati duyamazlar ve sadece kendi düşüncelerinin doğruluğuna kesin olarak inanırlar.

    çözüm:

    bu tür bir kişilikten samimi bir sevgiyle vefa görmeyi beklemeyin.

    onlar için tek önemli şeyin kendileri olduğunu iyi bilin.

    en önemlisi de.

    çocuklarınızı dövüp,cezalandırmayı onları eğitmek zannetmekten vazgeçin.