şükela:  tümü | bugün
  • kilyos'ta mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi öğrenci, öğretim üyesi, çalışan, mezunlar ve misafirlerine hizmet veren bir tesis.

    http://www.baykusplaji.com/
  • 10 tl lik giriş ücretinin içeriside şezlong, şemsiye, duş, kabin hizmeti sunan işletme. restaurant kısmında ise fiyatlar ortalama ayarda. kumsalı olması büyük avantaj. bunun dışında çadır konaklamalı alanları da mevcut. kişibaşı 40tl ile kahvaltı, akşam yemeği ve çadır dahil. muhteşem denizini, güneşi bırakıp saatlerce kaleler, piramitler, sfenkslerle dünyanın yedi harikasının serdim kumsala. tabii tek yönlü güneş alınca haşlandığımın farkında olmayarak.
  • 2013 sezonu ile tüm fiyatlarını ikiye katlayarak 'öğrenci dostu mekan' özelliğini kaybeden plaj.

    iyiydi lan.
  • isterseniz kendi çadırınızda yada kiralayarak kamp yapabileceğiniz, her daim esen ve serinleten kafeteryasıyla, kafa dengi insanlarla karşılaşabileceğiniz güzel mekan. işletmesini sanıldığının aksine msgsü değil özel şahıslar yapmaktadır.
  • öncelikle, aşağıdakileri okumanızdan önce söylemeliyim ki, ne olursa olsun hele deniz güzelse ve çok rüzgar yoksa "iki ki geldik be" diyeceksiniz.

    detaylara gelince:

    - metro hacıosman durağından minibüs ve otobüs ile de ulaşılabiliniyor.

    - taksim'den taksi 70 lira civarı yazıyor. korsan taksiye "kilyos" demeyin, "kısırkaya mevkii" deyin, yoksa arıza çıkartabilirler.

    - gölge alan en büyük sıkıntısı. çadır alanları güneş. sahil oldukça sıcak (şemsiyeler var tabii) ama restoran dışında "aman başka bir yerde azıcık oturayım" isterseniz yapamıyorsunuz malesef, her yer güneş.

    - dışarıdan girişler 20 lira.

    - çadır kirası 20 lira. çadırın içinde hiçbir şey yok. en azından bir mat götürmek gerekli.
    çadırda en fazla 8e kadar uyuyabilirsiniz çünkü güneşin altında direkt.

    - yanınıza muhakkak kalın bir alt, çorap, kalın bir üst ve ayakkabı almalısınız. gece oturmak isteyeceksiniz. çiğ yağıyor ve genelde esiyor. donarsınız. çadıra girip uyumak isterseniz de üşürsünüz üzeriniz inceyse. bu sözümü ciddiye alın.

    - fiyatlar gayet makul.

    - yemekler, restoran çok çok kötü, malesef. abur cubur alın yanınıza. belki bir de sandviç. denediklerim arasında en yenilebilir olan hamburgerdi. napoliten makarna kötüydü, kaşarlı gözlemenin kaşarı çok ağır küf kokuyordu, peynirli gözleme lorluydu, ev köfteli olan şeylerin köftesi pek leziz değildi, kızartma yağı uzun süredir kullanıldığından kızartmalar bir garip tat taşıyordu.

    - bar 1'de kapanıyor.

    - gece belli bir saatten sonra üst kapısı kilitleniyor. eğer denizden sonra gidip, eğlenip dönme planınız varsa arabanızı içeri sokamıyorsunuz. görevlilerle konuşun mutlaka böyle bir şey yapmadan önce.

    - müzikler berbat. 2 gün boyunca aynı sırayla önce eski trance parçalardan, biraz berlin ekolünden trackler dinledikten sonra albüm şeklinde; ezginin günlüğü, emre aydın, tarkan, ajda pekkan, hande yener, barış manço,.. falan dinlemek zorunda kaldık. mecbur katlanacaksınız restoran kısmındayken.

    onun dışında kesinlikle kendi müziğinizi, küçük hoparlörünüzü götürmenizi öneriyorum.

    - sahilde ve çadır alanında elektrik yok.

    - telefonlar için şarj alanı yok. bara falan bırakıyorsunuz.

    - tuvaletler sadece sabahları temizleniyor. tuvalet kağıdı ve kağıt havlu yenilenmiyor. ama yine de pazar günü istilasından önce insanlar güzel kullanmıştı tuvaletleri.

    - duş soğuk su. sıcak su yok. ayrıca sabun ve şampuanla duş almaya izin verilmiyor. o yüzden cadı gibi gezmeyi göze alacaksınız.

    - solar ve suma beach gibi sahili toplamıyorlar, kilitlemiyorlar gece. bu güzel. sahilde zaman geçirebilirsiniz.

    - plaj ince kum olduğu için elektronik aletlerinize dikkat edin.

    - her şey self servis. plaja falan hizmet yok. plajda duş yok, yukarı çıkıyorsunuz.

    - mekandan havlu isterseniz veriyorlar. gayet güzel.
  • insanlar kendi çadırlarını da getirebiliyorlar. o zaman da mı 20 lira bilmiyorum, belki sadece giriş alınıyordur. eğer kalınacaksa, gece için uzun kollu bir şeyler getirmek gerek. çok serin. sahili, denizi güzel. mutfağı beklediğimden çok iyi. gidenler ne hanzo, ne tikki. çok düzgün bi kitle. haftaiçi böyle ama, haftasonu nasıl bilmem.
  • fiyatlar zaten yazılmış sitesinde de yazıyor.hacıosman metro çıkışından direk giden otobüs var önünde indiriyor.bi 5 dakika yürümek gerekiyo aşağı sahile.girerken güvenlik şezlong yok fln diyebiliyo.ama bu daha ucuz olacak anlamına geliyor sadece içeride elbet şezlong şemsiye buluyorsunuz başkaları bırakınca alırsınız ya da..denizi ağustos başı itibariyle inanılmaz sıcaktı diğer tarihlerde bilemem.ama dalgalar da aynı şekilde inanılmazdı.ne olduğunu anlayamadan kendinizi sahil karşınıza alınca sol tarafta buluyorsunuz.dalgalar kıyı şeridinin şekli dolayısıyla sola doğru sürüklüyor.akşam 5ten sonra üşüyorsunuz denizin dışındayken inanılmaz rüzgarlı oluyor.ama denizi temiz yakın hem de mutlaka gidilebilir istanbul içinde.ama tuzlu suya girersiniz yüzmek diye birşey yok o dalgalarla birlikte.
  • denizi çok tehlikelidir, çok dalgalı olduğu günler cankurtaran elindeki megafonla ''denizi boşaltın'' diye anons yapar ve siz çıkana kadar da başınızdan ayrılmaz. daha az dalgalı olduğunda da dikkat etmek gerekir zira kum resmen ayağınızın altından çekilir ve akıntı sizin kıyıya çıkmanızı engeller. bu plaj için en önemli uyarı bu sanırım. kendi çadırınla gidersen giriş ücretine ilave olarak 10 lira da çadır kurma parası veriyorsun. fiyatlar gayet makul. 33'lük bira 6 tl, 50'lik arjantin 8 lira, efes kutu 8 lira. kahvaltı tabağı bir büyük çayla birlikte 16 lira, hamburger 10 lira vs.... o bölgedeki diğer plajlara gitmiş olanlar, fiyatların makul olduğunu anlamışlardır. solar biiiç'de 5 liraya susuzluğunuzu giderirken, burada su 1 liradır. kitleye gelince büyük çoğunluk üniversite öğrencisi, rahatsız eden tipler yok. tek hoşuma gitmeyen şey duşlardı. taharet musluğundan bile daha tazyikli su gelir. bunun dışında bir sıkıntı yok. ama giderken büyük beklentiler içine girmeyin, kalabalık gidin, kendi kendinizi eğlendirin, ya da alın kız arkadaşınızı romantik takılın, beklentiniz büyük olmazsa memnun ayrılırsınız.
  • 3 senedir gittiğim oldukça keyifli bir mekandı. taa ki en dalgalı günde yaşadığım boğulmaya ramak kalma anına kadar. erkek arkadaşla güle oynaya bi hayli açılmışız 5 saniyede bir gelen dalgalardan yorulup kendimizi kıyıya atmaya çabalarken on dakkadır aynı yerde döndüğümüzü fark edince panikleyip su yutmaya başladım öyleki erkek arkadaşın beni kurtarma çabalarından umudu kesip -ki o da aynı durumdaydı- kıyıya doğru imdat diye bağırmaya mecalim kalmamıştı. hala kendimizi kıyıya nasıl attık bilemiyorum ama -siz de iyi uğraştınız ama ha diyen sözümona cankurtaranın elindeki megafonu bi yerine sokmadığım için hala pişmanım.

    edit: git başka bi entrymi eksile ama buna bi geçmiş olsun yaz ya da içinden geçir insanlıktan nasibini almamış şişko patates.
  • deniz, kum, güneş beni bozar. sevmem. 97 senesinde yaşadığım elim bir yanma sonucu (hata ebeveynlerimindi) güneşten nefret ederim. güneşli havaları dahi sevmem. puslu hava çocuğuyum.

    bayramın ikinci günü gittik. ulaşım çok kolay. tabi bizim evin konumundan dolayı kolay gelmiş olabilir.
    tek sorun, arabasız gittiğiniz zaman dağcılık oynamanız. yani plajdan otobüs durağına kadar tırmanıyorsunuz. inişi kolay, çıkışı zor.

    yemekleri eh işte. menemenleri soğuk, omletleri sıcak. çayı güzel.
    denizi, sürekli dalgalı. iki kulaç atamadık (atamazdım da zaten ^_^)
    duş çok soğuk diyorlardı değildi. hatta gittiğimiz gün hava çok sıcak bile değildi. ama su sıcak geldi bana.
    şemsiye ve şezlong için erken gitmeniz şart.
    bayram diye fiyat haftasonu fiyatıydı.

    son olarak, tam bir köpek cenneti. köpeğini kapan gitmiş. gittiğimiz gün ufacık bir tecavüze bile şahit olduk köpekler arasında.

    yani, gidebilme durumunuz varsa gidin. erken gidin, erken dönün.