şükela:  tümü | bugün
  • bbc'nin farklı ülkelerde yaptığı ve ankete katılan kişilere -vatanın için savaşır mısın- sorusunu yönelttiği ankettir.

    sonuçlar şöyledir :

    --- spoiler ---

    - pakistan: yüzde 89

    -hindistan: yüzde 75

    -türkiye: yüzde 73

    - çin: yüzde 71

    - rusya: yüzde 59

    - abd: yüzde 44

    - ingiltere: yüzde 27

    -japonya: yüzde 11

    --- spoiler ---

    kaynak
  • "milliyetçilik bir çocuk hastalığıdır" diye bir söz vardı. aklıma onu getirdi.

    kapalı toplumlar insanları duygusallaştırırlar, aptallaştırırlar. hamasetle yoğururlar. o nedenle bir toplum ne kadar fakir, kapalı bir toplum ise, dünya ile bağı o kadar gevşektir. güzel bir karısı olan insanla çirkin bir karısı olan adamın bile vatan uğruna ölme istek seviyeleri farklılaşabilir. önemli olan sizi bu dünyaya bağlayan bağların niceliği/sayısı ve niteliğidir. intihar edenlerin çoğu dünyaya ilişkin umutlarını tamamen yitiren insanlardır. kapalı toplumlarda birey değil, devlet öne çıkar. birey devlet ya da idealler uğrunda ölmeye hazır bir ruh haliyle yetiştirilir. tabiri caizse bu şekilde mankurtlaştırılır. burada mankurtlaşmayı olumsuz ya da olumlu anlamıyla kullanmıyorum. sadece işin doğasını açıklamaya gayretle söylüyorum. bu bakımdan tüm dini ve politik kurumlar, resmi ideolojinin enstrümanlarıdır. ve bilhassa ideolojik temelli devletler -ki hemen her devletin öyle ya da böyle bir ideolojisi vardır- kendini yaşatmak için kendi uğruna ölecek insanlar üretirler. bu bir üretim sürecidir. bu kurumlar ve söylemler aracılığıyla vatan millet uğruna ölmek düşüncesine dair rıza üretilir.

    ayrıca insan şehirleştikçe, yani medenileştikçe* içindeki asabiyet duygusunu kaybeder. burada asabiyet kelimesini iki şekilde kullanıyorum; hem bildiğimiz anlamda agresif olma durumunu, hem de ibn haldun'un bugünün milliyetçilik kavramına denk düşen terimi. ibn haldun der ki; medeni toplumlar içlerindeki bu asabiyet duygusunu kaybettikleri için, zamanla bu duyguya daha güçlü bir şekilde sahip olan toplumlar tarafından yıkılırlar. hatta endülüs emevileri döneminde çevreden gelen politik baskılara ve savaş tehditleri karşısında artık şehirleşmiş bir medeniyet olan endülüslüler, sırf savaşsınlar diye afrikadan asabiyet duygusu güçlü berberi kabileler getirirler. fakat bu gelen toplumlar endülüslü müslümanların yaşam biçimini görünce ispanyollarla vs. savaşacağına müslümanları eleştirmeye ve hatta sonrasında sanırım onlarla savaşmaya başlarlar. yani bu ters etkiye neden olur.

    işbu yazıda vatan uğruna ölmek olumlu ya da olumsuz olarak nitelendirilmemiştir. her sosyal olay/olgu kendi koşullarına özgü analiz edilmelidir esasen.

    bu konuya(diktatörlük, totaliteryanizm, kapalı toplumlar vs.) özel ilgisi olanları, şu belgeseli izlemeye davet ederim:
    https://www.youtube.com/watch?v=8fujqc1vgwa
  • japonların akıllı adam olduğunu yeniden kanıtlayan haberdir. dünyada ülke mi kalmadı da 1 tanesi için savaşalım amuk.
  • türkiye'nin yüzde 73 çıkması şaşırtmıştır.
    anketi nerde yapmışlar? diyarbakır'da mı?
  • soruya dayalı olduğundan yanıltıcı sonuçlar verebilecek ankettir.

    türkiye'de savaşırım diyenlerin büyük bir kesimi askere gitmemek için 7 senedir açıktan işletme okuyor mesela.
  • anketi yapanın bbc olması sonucun türkiye'de neden %73 çıktığını yeterince açıklıyor.
  • anketin aslı şu

    genellikle bakıldığında 3.sınıf ve gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüksekken, gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerde oldukça düşük bir oranda. bi nevi gelişmişlik düzeyini ölçen bir anket.

    aslında tamamen yetiştirilme sorunuyla ilgili, "ülkem için canını vereceksin!" diye yetiştirilen bir neslin sonucu. düşüncesi bu olmasa bile toplum baskısından dolayı "evet, ülkem için savaşırım" deme gereği duyanları saymıyorum. gelişmiş ülkelerde yaşayan birinin bunu anlaması imkansız. adam "neden böyle bir şey yapayım?" diye düşünüyor, doğal olarak.
  • sen japonsun bi kere akıllı adamsın sözünün ne kadar doğru olduğunu gösteren anket.