alexandraki

  • azimli
  • anadolu çocuğu (338)
  • 6639
  • 19
  • 4
  • 1
  • bugün

labrador retriever

tipik amerikan ailesi köpeği olarak ün salmıştır. başkan bush'ın da bir siyah labradoru vardı misal. neyse efendim bu köpeğe köpek demeye varmaz diliniz eğer tanırsanız. bir insan türüdür neredeyse. hisleri fazla kuvvetlidir.
örneğin her gün çişe çıkarkan apartmandan çıkıp sağa doğru doner ve parkta çiş yaptırırım kendisine. ama ne zaman "ulen sevgili kopegimi bugun alıp arabayla gezdireyim" desem kendi kendime o gün arabaya bineceğini hisseder. ve normalde otomatikmen apartman kapısının sağına dönen köpek , benden önde gidip apartmanın soluna yani arabamın bulundugu yere döner.
nasıl anladın gezeceğimizi eşeoglu eşek derim içimden. sanırım onu da anlıyor ki bunu düsününce yüzüme bakar.

bir de bazı ipuçları:

karşılama: eve gelip kapıyı açıp içeri girersiniz. önce ön ayaklar yerde kıç havada şekilde reverans yaparak sizi selamlar. sonra biraz yüz verirseniz zıplar üstünüze. ta ki yüzünüzü yalayıp özlem giderene kadar (bkz: seni çok özledim)

oyun: en sevdikleri oyun birşeyleri çekiştirmektir. evinizde kopekler için çekiştirme halatlarından bulundurun. çekiştirirken de o uysal labradorun ormanda yaşayan bir kurt olduğunu düşünebilirsiniz. öyle hırlamalarla çekiştirir ki , tanımasanız kopeginizden korkabilirsiniz. tam o sırada genlerine ve özüne dönerek köpekmiş taklidi yapar. bu da bir oyundur aslında. (sen kim hırlamak asabi olmak kim). neyse efendim çekiştirme konusunda benim anlamadığım şudur. halatın bir ucundan siz tutarsınız oteki ucundan o cekiştirir hırlayarak. sonra tamam al halat senin olsun diye bırakırsınız. bu kez agzıyla halatı tekrar size getirir. "e hadi çeksene" diye. ulan madem çekiştirmeyi sen kazanıp halata sahip olunca mutlu olmayacaksan ne diye çekiştiriyorsun değil mi? (bkz: benimle oynar mısın)

yemek: ne bulursa yiyen bir canlı. kedi maması, kopek maması, makarna, ıspanak, ayran, havuc rendesi, haslanmıs brokoli, kedi boku, ekmek kırıntısı vs. bu nedenle dikkatli olun. kopekler icin zararlı olan domates, patlıcan, sogan, ispanak, cikolata, şekerleme, dondurma, pasta gibi şeyleri bu arkadaştan uzak tutun. bir de kendine acındırmayı cok iyi başardığı için , kucuk emrah bakışlarına aldanip da ona abur cubur vermeyin. kilo almaya cok megillidirler. ayrıca nohut kadar bir çikolata için ruhlarını satmaya hazırdır bu serefsizler.

başka hayvanlarla iletişim : özellikle kendinden kücük cins kopeklerle araları cok iyidir. iri ve tehlikeli kopeklere karsı daha tırsak modda yaşarlar. zaten saglıkları için de boylesi daha iyi. kedilerden tırsabilirler. salak oldukları icin kedinin bir pençeyle gözlerini oyma ihtimali büyük. bu nedenle kedilere yaklaşmaması iyi.

insanlarla iletişim: 2 türlüdür. bazı insanlara direk kanları kaynar. nasıl oluyor anlamıyorum ama iyi insanları hissediyorlar. yolda yürürken bile. uyuz, cins ve hatta tehlike yaratabilecek insanları da anında sezip ya uzak duruyorlar ya da hele ki geceyse hırlayabiliyorlar. bu arada sahibe sadakat bir yere kadar bunlarda, kanının kaynadıgı bir yabancı bunu sever okşarsa anında satarlar sizi. gel kızım, hadi oglum falan derseniz bile dinlemezler sizi o anda. cünkü kendini sevdirecek yeni birini bulmus ve sevdirmekle mesguldur. (bkz: sevgi arsızı)

koruma içgüdüsü : (bkz: yok böyle bir şey) koruma köpegi degildir. ama garip bir şey var ki, gec saate ya da beklenmedik bir yerde bir risk hissederse hırlar ve size haber verir. bu demek degildir ki senin koruyacağım. aksine verdiği mesaj şudur: "kalk bak biri geliyor galiba, dikkatli ol ve beni koru" demek istemektedir. ama hakkını yemeyelim tabi ki mesela plajda yanımda otururken kimseye ses etmez, ama ben yatay pozisyon a geçtiğimde (uyuyorum ve korumasızım diye düsünüyor o sırada) kimseyi yanıma yaklastırmaz ve havlar yaklasan kisilere. yatay pozisyona ya da uykuya duyarlı olarak size haber verir.

yatak: yeri sizin yanınızdır. ben kopegim yerde yatayım gibi bir düsüncesi oluşamamaktadır.

çiş : sabah akşam birer kez cikartmak lazım. hatta fazla çişli sayilabilirler.

oyuncaklar : oyuncak ayılar, halatlar, tenis topları en sevdigi oyuncaklardır. ama canları sıkılınca yıllardır oynadıkları oyuncakları kemirip parcalayip atabilirler. kac tane oyuncak ayının elyaf barsaklarını sokulmus olarak salon ortasında buldugumu anımsamıyorum. ama şunu bilin ki evdeki herşey onun oyuncagıdır. dikkatli olun. en büyük ve en eğlenceli oyuncağı da sizsiniz. yani sahibi.

parçalama ve kemirme içgüdüsü : bazen de ortada biraktiginiz bir elbise askısı, bir ayakkabı, bir ahşap cerez tabagi, cüzdanınız gibi önemsiz şeyler de onun oyuncakları olarak karsımıza cıkar. salonun ortasında bunları parcalanmıs olarak bulursunuz. kızım ne yaptın ? bu ne bu? gibi soruların anlamını gayet iyi anlarlar ve utançla masum masum size bakarlar. saklanmak istercesine yüzünü sizden kacırırlar sonra.... "abi haklısın kotu bisey yaptım ama ne yapayım ki parcalama içgüdüme yenik düsüyorum" bakısıdır bu. (bkz: pişmanım) . bu arada eve yeni geldiyse fişe takılı elektrik kablolarına dikkat.

`en olmaması gereken yerde bulunmak:` evet bunlar böyledir. mesela elinizde tepsilerle salona yemek taşıyorsunuz değil mi ? o tam mutfak kapısının önünde uzanmıştır. koca evde başka yer yok sanki. ya da çok acil bir son dakika haberini izleyeceksiniz, kumanda elinizde ama bakmışssınız ki köpeğiniz tam da dijiturk decoder'inin onunde size bakmaktadır. nerede olmaması gerekiyorsa oradadır o an. kıllığına yapıyor evet.

tüy dökmek: aman da golden almayayım labrador nasılsa kısa tüylüdür tüy sorunu az olur diye düşünenler tabiri caizse labradoru alınca babayı görüyorlar. her köpek gibi labrador da çok pis tüy döker. mesela koltuğun yanından geçerken sürtünürse bir tutam tüyün koltuğa yapışmış oldugunu gorebilirsiniz tüy dökme mevsiminde.

sadakat : sahibine karşı sadakate benzer bazı duygular beslediği dogrudur. size aşkla bağlıdır fakat şımarıklığı bazen oyle noktaya gelir ki parkta falan oynasın diye tasmasını açarsanız o sadakatten eser kalmaz, ne kadar cagırsanız da gelmez. böyle ibne bir kopektir.

temizlik: birçok kopekten gibi o da pistir. oyuncu oldugu icin illa atlayı zıplayıp pis suların ve camurların icinde debelenecektir. normal sartlarda ayda bir ya da 2 ayda bir yıkayabilirsiniz.

yüzme: tam bir su kopegidir. tatillerde yanınıza almanızda yarar var. deli gibi yüzer. ama çok yormayın, arada bir kucagınıza alın ya da kıyıya cıkartın. azıcık dinlensin yine girer suya. deli gibi yüzüp kalp krizinden olen kopek var mı bilmiyorum ama cok uzun sure yüzmesine kıyamıyorum ben benimkinin.

avcılık: eve kazara giren sinek, kelebek türü ucan canlılara karşı vahsice bir avcılık sergileyebilir. bunun dışında avlarda vurdugunuz seyi getirme olasılıgı vardır, canı isterse tabi ki.

arama kurtarma : çok iyi bir koku duygusu ve gelişmiş içgüdüleri sayesinde labradorlar en kıymetli arama kurtarma kopekleri arasındadır. mesela eve sakladıgınız her türlü eerez cikolata gibi şeyleri arar bulur kurtarır kolayca.

sakinlik : golden almak yerine daha sakin olsun diye labrador alan bir sürü insan gormustur ki hepsi aslında aynı bokun soyu ve aynı derecede enerjiktir. kopegi alırsınız ve bu hayvan hep böyle deli gibi enerjik mi olacak dersiniz. veterner der ki 1.5 yasından sonra sakinlesmeye baslayacak falan diye sizi bilgilendirir. oysa aynı kopek 8 yasına gelince de aynı enerjide deli gibi sürekli hareket halindedir.

hayat felsefesi: bir labradorun hayat felsefesi, ye , iç , çiş kaka yap, oyna, insanlara yılışıklık yap, sürekli merak icinde ol ve 14 saat uyu.
zaman zaman kıllık ve ibnelik yap, dünyayı umursama, gotunu devir sahibinin yanına yat, hatta rahatsız olsun diye kalcanı iyice ona bastırarak tüm agırlıgını vererek uyu. dünya tarihinin en hedonist ve uyuz felsefesini yaşarlar.

devamını okuyayım »
07.05.2010 13:43