asc

  • azimli
  • kofti anarşist (170)
  • 3579
  • 4
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

ermeni soykırımı

resmi inkâr tezinin flood çabalarını deşifre etmeye devam ediyorum. aşağıdaki savların çoğunluğunu dile getiren(ler) kemal çiçek'in "ermeni yasa tasarısı'nın içeriği ve iddialara verilen cevaplar" ve "osmanlı ermenileri’nin 1915’teki tehciri: bir değerlendirme" gibi yazılarından yararlanmış, bazen olduğu gibi almış ve herhangi bi atıf yapılmamıştır. eğer kendisi değilse, bunun anlamı intihaldir. ancak ekşi sözlük, akademik bi ortam değil sonuçta (gene de asgari etik tutarlılık beklerim). aşağıda birkaçını ele aldım. daha da yazılabilir. maalesef sistematik olmayacağı ve bazen tekrara kaçacağım için affınıza sığınırım.

- tehcir edilen maksimum kişi 650.000 kişidir.

hayır. belki minimum 650.000 kişiden bahsedilebilir. bununla ilgili basit bir ipucu olarak "talat paşa'nın evrak-ı metrûkesi" verilebilir. hatta kemal çiçek, yayınlandığı zaman şöyle demiştir:

"toplamda ise tehcir bölgelerine ulaşan ermeni sayısının bir milyonun üzerinde olduğu resmi osmanlı belgeleri ve konsolos raporlarına göre sabittir. bu itibarla, kısaca ifade edersek, burada yayımlanan belgeler tehcirin tam bir resmini elde etmeye olanak vermemekte, bardakçı’nın pek çok kez iddia ettiği gibi talat paşa’nın ‘metrûk evrakı’ da tehcir hakkındaki tartışmaları bitirmeyecektir." ('talat paşa'nın evrak-ı metrûkesi...')

tabii çok geçmeden çark etti:

"bardakçı tarafından yayınlanan s.77'deki liste 'sevk olunan' ermeni sayısını 924.158 olarak göstermekle birlikte, bu sayı tehcir bölgesine yapılan sevkıyatı göstermemektedir. ermenilerin nereye gittiklerini ortaya koymamaktadır. başka bir ifadeyle bütün sevk edilenleri suriye ve musul civarında aramak yanlıştır. suriye ve musul civarına sevk olunan ermeni sayısını 500-600.000 olarak tahmin etmek mümkündür. nitekim amerika'nın halep konsolosu j.b. jackson'ın 8 şubat 1916 tarihli belgesine göre bölgedeki kamplarda yaşayan ermeni mülteci sayısı 486.000 kişidir." (talat paşa'nın evrak-ı metrûkesi ya da kara bahtlı (!) defteri)

çark etmek zorundaydı, çünkü fuat dündar'ın isabetle tespit ettiği gibi, hiçbir osmanlı ve konsolos belgesinde, suriye'ye ve musul'a "sevk olunan" bir milyonun üzerinde bir rakam yoktur: "evet bazı yabancı kaynaklar bir milyon üzerinde rakamını veriyor ama bu 'varanların' değil, sürülenlerin miktarıdır."[1]

kısaca, bile bile lades demişti. çünkü affedilmesi ve göz ardı edilmesi güç kabahat işlemişti. bence, resmi inkâr tezinin sefaletini göstermek bakımından sadece bu "çark" yeterlidir. ancak ben devam etmek istiyorum. bu arada, gomidas institute tarafından "talât paşa'nın ermeni soykırımı raporu"nun (2011) yayınlandığını da geçerken belirtelim.

- katolik ermeniler tehcire tabii tutulmadı.

devlet arşivleri tarafından hazırlanan "osmanlı belgelerinde ermeniler (1915 – 1920)" derlemesinde şöyle denir özetle:

"tehcir kararı bütün ermenilere şamil değildir. bazı şartları taşıyanlar bunun dışında tutulmuştur. bunlar hasta ve âmâlar, katolik ve protestan mezhebinden olanlar, askerler ve aileleri, memurlar, tüccarlar, bazı amele ve ustalardır." (s. 9)

fuat dündar'ın aktardığına göre, 21 haziran 1915'te trabzon, diyarbekir, canik, sivas ve ma'muretü'l-aziz'de "istisnasız bütün ermeniler" sevke tabi tutulacaktır [dh.şfr 54/87]. almanya ve avusturya'da rahatsızlık yarattığı malum. örneğin, "alle armenier ohne ausnahme" ifadesiyle 16 temmuz 1915 tarihli "de/pa-aa/r14086" belgesi incelenebilir. gene dündar şunu aktarıyor:

"diğer ayrıcalıklı aile grubu, protestan ve katolik aileleridir. ankara'daki katolik ermenilerin sürülme kararından sonra [dh.şfr 54-a/373 -asc], almanya ve avusturya osmanlı üzerinde ciddi baskı kurarlar. bunun üzerine talat paşa, sevkiyatın durdurulması ve sürülenlerin de geri getirilmesini emreder. 19 ağustos 1915 tarihli genel ve gizli bir talimatname ile katolik ve protestanların tehcir kararından muaf tutuldukları bildirilir. bununla birlikte, yoğun oldukları bölgelerde ve şüpheli tavırlarına rastlanıldığı durumlarda, tehcire tabi tutulacaklardır. yukarıda da belirtildiği gibi, tehcir edilen katolik ve protestan ailelerin mal ve mülkleri de, gregoryenlerinki gibi emval-i metruke'ye tabi olacaktır."[2]

bunu kemal çiçek de yarım ağızla kabul ediyor: "başlangıçta tehcirden tamamen muaf tutulmuşlardı ancak zaman içerisinde değişen koşullardan dolayı bazı katolik ve protestan gruplarının uzağa gönderilmesi gerekiyordu. yine de, bu gruplar arasında büyük nakiller olmadı".

ittihat ve terakki'nin katolik ve protestanlar için "en naif tabirle" ikircikli tutum aldığı bariz. bu tutumların, müttefiklerini gözünü boyaması mı, kandırması mı, imha planını örtbas etmek istemesi mi, baskıdan kurtulmak mı veyahut birtakım ticari çıkarlardan ötürü "ayrıcalık" tanınmak zorunda olduğu yönünde tartışma yürütülebilir. ne var ki, "hemen hemen hiç yoktu" veya "tamamen muaf tutulmuşlardı" gibi kelamlar okuyucuyu aldatmaya yöneliktir.

- abd halep konsolosu jesse b. jackson'ın raporlarında bölgeye ulaşan ermeniler 500.000'ü aşmıştır.

doğru. ama eksik. burada farklı bir açıdan bakmak istiyorum. bilindiği gibi, şükrü elekdağ gibilerinin kendilerini helak ettiği blue book'ta kullanılan belgelerin çoğunluğu abd dışişleri bakanlığı'na aittir. kayıtların dördü halep konsolosu jesse b. jackson'a ait 12 mayıs 1915, 3 ağustos 1915, 19 ağustos 1915 ve son olarak 8 şubat 1916 tarihli raporlardır aslında. ara sarafyan tarafından , hem "the treatment of armenians in the ottoman empire, 1915-1916" (2000) yayına hazırlanmıştır, hem de abd belgelerinin yer aldığı "united states official documents on the armenian genocide 1915–1917" derlenmiştir. hatta kemal çiçek, 8 şubat 1916 tarihli jackson raporunu kullanırken "caps" olarak orcinal belgeyi değil, bu kitaptaki ilgili sayfayı kopyalayıp yapıştırmıştır.

gomidas enstitüsü, kitapta yer alan belgelerin bir kısmını "armenian genocide documentation project" kapsamında kullanıma açmıştı. herhangi bi yorum yapmadan, jackson'a ait belgelere yönlendireceğim (kurumun sitesi saçmaladığından, wayback machine'den yararlandım); tam ortada mevzubahis belgenin tam metnini vereceğim:

jackson'ın morgenthau'ya gönderdiği "no. 333" kayıtlı 3 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/126)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'na ilettiği 3 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/126)
jackson'ın morgenthau'ya gönderdiği "no. 341" kayıtlı 10 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/139)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'na ilettiği 10 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/147)
jackson'ın morgenthau'ya gönderdiği "no. 346" kayıtlı 19 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/148)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'na ilettiği 19 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz:na/rg59/ 867.4016/155)
jackson'ın morgenthau'ya gönderdiği "no. 353" kayıtlı ve dışişleri bakanlığı'na ilettiği 25 ağustos 1915 tarihli raporlar,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/186)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'nda gönderdiği "no. 271" kayıtlı 27 ağustos 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/203)
jackson'un morgenthau'ya gönderdiği "no. 382" kayıtlı 29 eylül 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/219)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'nda ilettiği 29 eylül 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/222)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'nda gönderdiği "no. 278" kayıtlı 16 ekim 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/225)
jackson'ın dışişleri bakanlığı'nda gönderdiği "no. 287" kayıtlı 11 aralık 1915 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/256)

<<i have the honor to transmit herewith a copy of a report received from reliable sources in reference to the number of armenian immigrants in this vicinity, between here and damascus and in that surrounding country, and down the euphrates river as far as dier-el-zor, showing a total of about 500,000 persons. ın connection with the relief sent by mr. peet for these people it would seem proper to state the sum of ltq. 500 weekly is entirely inadequate to aid even a small part thereof, in fact as a person cannot live on less than 2 gold piasters per day, it will require the sum of ltq. 10,000 a day to keep those alive who are in good health, to say nothing for the ill.

the following is the statistics of armenian immigrants according to the best information:

damascus as far as maan, more than 100,000
hama and surrounding villages 12,000
homs and surrounding villages 20,000
aleppo and surrounding 7,000
maara and surrounding villages 4,000
bab and surrounding villages 8,000
mumbidge and surrounding villages 5,000
ras-el-ain and surrounding villages 20,000
rakka and surrounding villages 10,000
der-el-zor and surrounding villages 300,000
total 486,000>>[3]

hoffman philip'in dışişleri bakanlığı'na gönderdiği "çok gizli" 15 eylül 1916 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/301)
jackson'ın philip'e gönderdiği "no. 754" kayıtlı 21 eylül 1916 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/302)
jackson'ın washington'dan dışişleri bakanlığı'na gönderdiği 4 mart 1918 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/373)
jackson'ın washington'dan dışişleri bakanlığı'na gönderdiği 27 mayıs 1918 tarihli rapor,
(bkz: na/rg59/ 867.4016/386)

değerlendirmesini size bırakıyorum. yanlış anlaşılmasın, bağlam içerisinde değerlendirme saiki değil. sona sakladım. kemal çiçek et al, tahrifatlarla dolu "ermeniler sürgün ve göç" kitabında işbu yüzden jackson'ın "tutarsızlıkları" ile uğraşırlar zaten. neyse, çiçek yazılarında 19 ağustos 1915 tarihli rapora eğilmektedir. her zamanki gibi abuk bi çeviri yapar: "meseleyle yakından ilgilenen kişiler, 15 ağustos’a kadar hayatını kaybeden ermenilerin sayısının 500.000’den fazla olduğunu düşünmektedirler."

bunun "sadece tahminî" olduğunu söyleyen çiçek, "gerçeğin peşinde olan tarihçiler için bir anlam ifade etmemekte" olduğunu ekler. raporun ilgili kısımları aslen şöyledir:

"conservative persons well informed on the question place the total loss of life up to august 15 at over 500,000. the territory effected includes the province of van, erzeroum, bitlis, diarbekir, mamouret-ul-aziz, angora and sivas from which the armenians have already been practically exterminated, leaving aleppo and adana to be completed, and from which the movement is in rapid progress."

ermeni katliamlarında halep incelenirken, birçok araştırmacı, abd ve almanya halep konsoloslukları arasında koşutluk kurarlar. raporların karşılaştırılmasından tutun, idarecilerin faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmaya kadar. çiçek et al ise, hesaplamalarının "tutarlı" bir bütünlük oluşturduğunu teyit etmek için alman konsolosu walter rössler'in 1915 yılı sonu itibariyle "yaklaşık 500.000 ermeni'nin tehcirden muaf tutulduğunu, 500.000'inin de mezopotamya ve suriye'ye getirildiğini" raporladığı belirtirler. ancak kaynak, tamamen farklı anlamdadır. 20 aralık 1915 tarihli rapor şöyle demektedir (çevirisi için akçam'a bakınız):

"sie wird von den am besten unterrichteten armeniern hier, die dauernde fühlung mit den aus allen teilen des landes angekommenen verschickten haben, in ganz runden summen wie folgt geschätzt: gesamtzahl der armenier in der türkei 2 ½ millionen; davon in den 6 östlichen wilayets erzerum, wan, bitlis, diarbekr, kharput, siwas 1200000. ım gesamten kleinasien ist hoch gerechnet ½ million von der verschickung verschont geblieben (so sind z.b. im marascher bezirk von 50000 noch nicht 9000 zurückgeblieben), in syrien und mesopotamien ist hoch gerechnet eine halbe million angekommen. die provinz wan mit vielleicht 150000 bis 200000 armeniern, die weil kriegsschauplatz gewesen, besondere verhältnisse aufweist, bleibe unberücksichtigt. die sterblichkeit unter den in syrien und mesopotamien angekommenen ist ausserordentlich hoch und wird noch lange als unmittelbare folge der verschickung, deren ende noch keineswegs herbeigekommen ist, hoch bleiben. unter diesen umständen wird, so ergibt sich, eine gesamtzahl von 800000 umgekommenen von ernst zu nehmenden kreisen, die besser unterrichtet sein können, als andere, für wahrscheinlich erachtet, ja es gilt sogar für möglich, dass die zahl noch höher ist." (k.no. 116 / b.no. 2881)*

- abd harput konsolosu leslie davis'in raporundan dolayı 1 milyon soykırım miti oluştu.

kemal çiçek de, leslie davis gibi "tahmin" yürütmekte serbest tabii. ancak burada, itirazdan ziyade gene çok farklı noktadan bakacağım. gerçekte, başta söylemem veyahut sonda vurgulamam gereken şeyi şimdi yapayım: "na/rg59/ 867.4016/269" belgesi de dahil olmak üzere, konuşmalar sistematik katliamlardan ayrı olarak okunamaz. bu konuyu saptırma değil. tersine, asıl gitmesi geren yola çevirme..

davis, o sıralar sadece ermenilerin değil, süryanilerin de tehcir ve kıtali ile karşı karşıya kalmaktadır. örneğin, 30 haziran 1915 tarihli raporunda kovuldukları yönünde bilgiler okuyabiliriz. alman belgeleri* ile de karşılaştırmak mümkün. böyle bi vahşet ortamı mevcutken, mitolojik çıkarımlar yapmanın anlamı yoktur.

- boghos nubar, tehcir edilenlerin sayısını 600-700.000 olduğunu söylemiştir.

yarı doğru. 11 aralık 1918'de fransa dışişleri bakanlığı elçisi jean gout'a gönderdiği mektup söz konusu olan. her nedense, jackson'ın ölümler hakkında raporlarını "tahmin" olarak belirten kemal çiçek, bunu saylamıyor. mektubun fransızca aslınnda ilgili kısımnları kopyalayıp yapıştıralım:

"ainsi que vous m’en avez exprimé le désir, j’ai l’honneur de vous donner ci-dessous une évaluation approximative que nous avons des déportés et réfugiés de turquie, qui sont dans un complet dénuement et ont besoin d’être secourus d’urgence.

il s’en trouve environ
250.000 au caucase
40.000 en perse
80.000 en syrie-palestine
20.000 à mossoul-bagdad

total 390.000

le nombre total des déportés a été évalué de 6 à 700.000 âmes. les chiffres que je vous donne ne sont donc que ceux des rescapés se trouvant actuellement en territoire conquis par les troupes alliées. quant au reste des déportés encore dans les déserts nous n’avons jusqu’ici aucun renseignement à leur sujet."

bogos nubar; iltica edenlerin 390.00, tehcire maruz kalanların 6-700.000 olduğunu, bunların müttefikler (itilâf) tarafından ele geçirilen topraklarda sağ kalanlar olduğunu, çöllere tehcir edilen diğerleri hakkında bilgi sahibi olunamadığını söylüyor. yani verilen sayı, makul ve gerçekçi olmak adına "en az" olarak ifade edilmelidir.

- ermeni patrikhanesi ermeni kayıp sayısını 200 bin olarak tanıdı.

"ermeni patrikhanesi tarafından ingiltere ve fransa büyükelçilerine gönderilen bir memorandumda 1914-1918 arasında '200.000 ermenin canlı canlı gömüldüğü veya van gölü, fırat ve karadeniz’de boğularak öldürüldüğü' iddia edilmektedir. bu memorandum, paris barış görüşmeleri öncesinde amerikan delegasyonuna verilen bir rapora “report presented to the preliminary peace conference by the commission on the responsibility of the authors of the war and on the enforcement of penalties, march 29, 1919) da aynen yansımıştır."

amerikan senatosu'nun "treaty of peace with germany" oturumlarında şöyle geçer:
* massacres of armenians by the turks systematically organized with german complicity
* more than 200.000 victims assinated, burned alive, or drowned in the lake of van, the euphrates or the black sea (s. 337)

- "cemiyet-i akvam 1922 yılında dünyadaki türkiye ermeni sayısını 817.873 olarak açıklamaktadır. üstelik aynı belgeye göre müslüman olan veya türkiye’de kalan 281.000 ermeni bu rakama dahil değildir."

hayır. 817.873 türkiye ermenilerinin (tehcire tabi tutulmayan, başka ülkelerde sığınmacı olan vs.) sayısı ve 281.000 de buna pekala dahildir. kemal çiçek'in çalıştığı kurumun eski başkanı olan yusuf halaçoğlu'nun partisine yakın olan gaste benden önce yalanlamıştı zaten. "tekrar" etmeye gerek var mı?

resmi inkâr tezinin tutarsızlıkları, çelişkileri, donukluğu, ben yaptım oldu yönündeki tutumları hakkında daha pek çok şey söylenebilir. ama yoruldum. çok üzgünüm, ancak sistematik kabahat işleyip ciddiye alınmayı beklemeyin.

peki benim saikim neydi? özellikle belge "değerlendirmeyi" ve "yorumlamayı" yapmadım? dikkat edilirse, mecbur kalmadıkça "belge" kullanmadığım, daha çok çalışmalara referans verdiğim görülecektir. ki bunlar, birbirleri ile tam uyuşmayan ve hatta yer yer çatışan araştırmalar.. böyle de olmalı. ol sebeple "tarihçiler komisyonu" gibi gudik fikirlere hiç de sıcak bakmıyorum. birincisi, aktörler kim olacaktır? "türk tarafı" diye, bilimsel olarak hiçbir şekilde ciddiye alınmamayı beceren, çalışmaları tahrifat ve inkâr üzerine kurulu teteka gibi kurumlar mı muhatap alınacak? veyahut "ermeni tarafı" diye serj sarkisyan yalakalığından ötürü koltuklarından bi türlü inmeyen "başganlar"? ikincisi, olmayan özgür tartışmayı iyice imkânsız hale getirmez mi? komisyon dışındaki araştırmacıların "marjinal" ilan edilmeyeceğinin garantisi yoktur.

24 nisan'da bu tür konulardan bahsetmekten hicap duyuyorum şahsen. gene de, tarih'in elimizden alınmasına itiraz ediyorum.

failler: "'ermenilere yapılan zulmün ruhu' talat paşa
1915 konuşmaları: erkeklerin katledilmesi, soykırımın ilk safhasıydı

[1] fuat dündar, "talât paşa’nin evrak-ı metrûkesi’ni ‘okumak", toplumsal tarih, sayı: 198, haziran 2010
https://www.academia.edu/…ak-ı_metrûkesi_ni_okumak_
[2] fuat dündar, modern türkiye’nin şifresi: ittihat ve terakki’nin etnisite mühendisliği (1913-1918), iletişim yayınları, s. 300
[3] united states official documents on the armenian genocide vol. 1: the lower euphrates, armenian review, 1994, s. 112-113

devamını okuyayım »