ben her zaman ben ama hangi ben

  • 376
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

halkların demokratik partisi

faşizm, biz faşistiz ve her şeyi yasaklıyoruz diyerek gelmez. özellikle mussolini faşizmine baktığınızda, şimdimize ne kadar benzediğini görürsünüz. mussolini, faşizmin neşeli yüzüdür, statükocuların statülerini koruduğunu, sistemin totaliterleşmesinin kendileriyle değil de ötekilerle ilgili olduğunu düşündüğü, iktidarın kurduğu, kullandığı dille kendileri arasında çatışmalı bir bağ kurmadıkları, tersine özdeşleştikleri, alyanslarını iktidara teslim ettikleri bir yüzdü bu. çünkü mussolini, hitler'den farklı olarak faşizmini popüler kültürün bir parçası yapmayı başarmıştı. sonrası içinse, hiç uzatmaya gerek yok;

(bkz: roberto benigni)

(bkz: la vita e bella)

davutoğlu, bu ülkenin başbakanı olarak bugün, bütün diğer meşru, siyasi yapıları legal görünümlü ama değiller diye karalayabiliyorsa, bizi iktidardan düşürmeye çalışıyorlar diye tam da 40'ların faşizmine özgü retoriklere sığınabiliyorsa bir durmak ve ne oluyor demek gerekiyor.

işin en acı yanı, italya ve almanya'da faşizm yükselirken solda yükselişe geçmiştir ama totaliter, ditatoryal rejimler tarafından hızla alaşağı edilmişlerdir. tam bir pamuk ipliği meselesi yaşadığımız, ya irademizle çıkacağız bu karanlıktan ya da her şey onlara kalacak.

dip not: ama pkk, terörö diyenler için, derin devlet diye bir şey vardı, yeşil kod adlı bir eleman, köy basan, işlediği cinayetleri pkk'ye mal edip medyaya pazarlayan kontrgerilla, bunları ne çabuk unuttunuz da, bir bebek katilidir gidiyorsunuz. hafızanız varsa, buyrun bunları tartışalım, dgm'leri, ohal'leri, bunlara ek faili meçhulları, gözaltında kaybolan insanları, camlardan atılıp da intihar etti denilen devrimcileri... bu ülkenin devletinin eline bulaşmış kanla kimse yarışamaz arkadaşlar, bu ülkenin devleti ittihatçıdır, suikastçidir, hukuksuzdur, derindir...

devamını okuyayım »
28.05.2015 23:16