derelerde tepelerde kaybolmak istiyorum

  • 2117
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

dedenin ölmesi

benim dedem bir ceviz ağacı kadar büyük, baklava kadar da tatlı bir insandı.

kendisinin daha çocuk yaşlardayken diktiği, sulayıp büyüttüğü ceviz ağacının altına gömdük dedemi. şimdi o ceviz ağacı dedemden daha yaşlı.

bütün köylü dedemin vasiyetini bildiği için hiç dokunmazlar ağacın başındaki cevizlere, ağacın başındaki cevizlerin en güzeli, en irisi, en albenilisi ayaklarının ucuna bile düşse, eğilip almazlar o güzelim cevizi. bir tek çocukları istisna etmiş dedem bu yasaktan. köyün çocuklarınca daha yeşilken ya da olunca ya da yere düşünce yeniyor; artık çoçuk ne zaman, nasıl yemeyi dilerse. çocuklardan kalan cevizler ise, yine vasiyeti üzrerine, iki bayram arasında annem ve teyzem tarafından her yıl onlarca tepsi baklava oluyor ve dağıtılıyor bütün köylüye. şeker hastası bile olsa kimse reddetmiyor o baklavayı, bir dilim de olsa yiyor hastalığına rağmen.

dedem babasının, dedesinin, ilk eşinin, ölü doğan ilk çocuğunun ve nice sevdiği insanın gömülü olduğu köy mezarlığına değil de, doğup büyüdüğü ve öldüğü baba mirası evinin avlusuna gömülmeyi vasiyet edecek kadar ve vasiyetinde hala o evden ayrılmayıp belki de her gün kendisi için ağlayıp dualar eden ninem de dahil yanına gömülmek isteyecek herkesi bu isteğinden menedecek kadar ayrı ve aykırıydı. nasıl bir yalnızlık tercihi? belki hayatında hep yalnız hissetmişti kendisini de böyle bir seçim yaptı ölürken, belki de tam tersi; hep sevildiğini, hiç yalnız olmadığını hissetti, bundan mutlu da oldu hayatı boyunca, ama bütün bu mutluluğa rağmen içinde gizliden gizliye hissettiği ya da hayal ettiği o huzurlu yalnızlığı ölümden sonra da olsun bulmak istedi. kim bilir? kimse bilmiyor bu ayrılığı, bu aykırılığı, kimse tam olarak anlamlandıramıyor.

benim dedem güzel insandı. umarım mutludur yattığı yerde.

devamını okuyayım »
26.05.2016 00:51