dunyanin sonundaki restoran

  • 1200
  • 58
  • 13
  • 0
  • dün

save ralph

baştan sona (bkz: tu quoque) (bkz: ad hominem) ve (bkz: whataboutism) örneği entrylerle dolmuş basliktir. ülkede neden kimseyle hicbir şeyi medeni bir şekilde tartisamadigimizin resmi niteliğinde başlık.

bir konuyu tartışırken o konuya sadık kalmanız tartışma adabında önemlidir. bugünün yani videonun konusu kozmetikte hayvan deneyleri. sağlıklı bir tartışma, fikir alışverişi yürütmek istiyorsanız bu bağlam nezdinde bundan sonra biri kozmetikte hayvan deneyleriyle ilgili argümanlarını ya da önerilerini sunarken kalkıp "ama sen de hayvan yiyorsun ikiyüzlü oc." dememenizi onerebilirim, ya da kalkıp da "bilim için hayvan deneyleri yapılacak bunu kabullenin oclar" diye konuya girmeyin. onlar başka bir tartışmanın konusu çünkü.

bugünün konusuna gelecek olursak, kısa filmi çok başarılı buldum. öte yandan sosyal medya paylaşımlarının toplumsal konularda ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gösteriyor bize, ki umarım ulaşabildiği kadar geniş alanlara ulaşıp daha çok insanlarda farkındalık yaratabilir.

bu arada her konuda türk kadınına saldırmayı borç bilen yazarlar için bir parantez; kadınların makyaj yapmasi onların bu vahşete ortak olduğunu göstermez. en azından benim çevremde belli başlı markaların hayvan deneyleri yapıp yapmadığı üzerine konuşulur mesela, o markalardan uzak durmamız konusunda ve kaliteli cruelty free marka önerileriyle özellikle kız arkadaslarla birbirimizi besleriz.

nitekim konuyla alakalı faydalı olacak çok güzel linkler paylaşılmış yukarıdaki entrylerde. türkçe olanı bir türk kadını tarafından ülkemiz markalarına göre hatta tek tek kozmetik mağazalarına göre çok güzel derlenmiş, içinde büyük emek var, ben de tekrar vurgulamak isterim ; etik seçimler

ben de son 8-10 yıldır özellikle makyaj malzemelerimi buna göre seçmeye çalışıyorum. maalesef bir günde gerçekleşemiyor çünkü cruelty free olup çok da kaliteli olmayan marka dolu ortalık. kaliteli cruelty-free markalar arayanlar için favori ürünlerimi paylasabilirim (belki faydam olur ama fazla makyaj insanı olmadığımı da baştan belirteyim, herkes yeterli bulmayabilir); deborahi özellikle concealer ve rimellerde çok beğeniyorum. pastel'in kalıcı rujları yeterince başarılı. garnier de iyi ki cruelty-free çünkü bb kremleri gercekten günü kurtarıcı, note cosmetics de tatmin edici ama en iyisini sona sakladım. the balm'dan alıp da memnun kalmadığım tek bir ürün olmadı şimdiye kadar, concealeri da pudrası da, allığı da rujları da, rimelleri de oldukça iyi. hatta palet alıp da neredeyse her malzemesini kullandığım tek marka the balm olabilir. kişisel bakım ürünlerinde de the body shop tercihim oluyor genellikle. son zamanlarda lierac in yüz temizleme jelli bir coffretsini çok begenerek kullanıyorum, websitelerinde hicbir şekilde hayvansal malzeme kullanmadıklarını ve üretimde hayvan kullanmadıklarını belirten bir ibare de var ancak bazı websitelerde bu konuda transparan olmadıkları tartışılıyor. o yüzden lieraci eklesem mi bilemiyorum.

şimdiye kadar yerine cruelty-free bir marka koyamadığım tek parça parfüm ne yazık ki. givenchy - amarige ve cacharel - noa kullanıyorum. ikisini de çok beğeniyorum. dönem dönem the body shop'in parfümlerini ya da başka marka parfümler denesem de içime bu ikisi kadar sinen parfüm yok ne yazik ki. parfüm konusunda olur da bu iki kokuya benzer su kokuyu öneririm diye beni besleyebilen çıkarsa çok müteşekkir kalırım.

edit : link düzeltildi.

devamını okuyayım »