ejderha

  • bıçkın (489)
  • 874
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

5 yılda 270 makale yazan akademisyen

turkiye saati ile sabah 9:30'dan beri bu basligi takip ediyorum. bakmaya basladigimda site kaldirilmisti ama webcache hala ayaktaydi. basliktaki tum entryleri okudum, bahsi gecen makalelere baktim, diger akademisyen sozluk yazarlarinin analizlerini daha dikkatli okudum ve kontrol ettim. ilk entry girenlerden olabilecekken bu vakte kadar hicbir sey yazmak istemedim. olan bitenin ardindan sogukkanlilikla ve genel olculere dayali yazmaya calisiyorum.

genel olarak:

- fen bilimlerinde olmasa da akademisyenim. on seneyi askindir yurtdisinday(d)im. bizim dalda paraphrase'de bile hata yapsan yazdigin seyi agzindan cikacak kadar gotunden sokmakla kalmazlar, adami yedi kitada rezil edip hayatinin geri kalaninda insaatlarda amelelige mahkum ederler. tezin sonuna cok yaklasmadan veya tezi bitirip doktorayi almadan makale basmak doktoraya masterdan yuklu baslamis, dort-bes dili olan, ve arsivleri kucaginda hoplatan caliskan cocuklarin isidir ve hocalar bunun disinda yayina kesinlikle olumlu bakmazlar. paper yazarken bile yusuf yusuf dedirttikleri icin akademik etik manyakligim mevcuttur, asabi olabilirim, mazaretim var.

- esnafin duzgun tartip hile yapmamasi ve verdigi sozde durup odemelerini aksatmamasi nasil dogrulugunun olcusuyse, universitede de akademik etik insanin dogrulugunun olcusudur. dogruluguna (aslen reputationina) halel getirtmemek icin alengirli ve loophole islere bulasmayacaksin. kendi yaptigin aciklanabilir ve izah edilebilir olsa da basina dert acabilecek kisi, konu, ve alanlardan uzak duracaksin.

- "akademisyen olmak" her insanin harci degil. bu is, sabir ve azim isi. bilhassa beseri ve sosyal bilimler itibariyle (ogrendigim kadariyla ulkemde daldan bagimsiz sekilde genel olarak) para getiren bir is de degil. tirnakla kuyu kazmak gibi bir sey.
ayrica kurumsal olarak akademi hic de bilimsel ve objektif bir yer degil. insanin oldugu her yerde oldugu gibi orada da kultur savaslari, siyaset isleri, akceli naneler, ve kisisel itis-kakislar var. bu yuzden de herkese gore degildir. bazen sirf doktorayi bitirebilmek icin (mesela) iki universite uc advisor degistirmek zorunda kalabilirsin. graduate ogrencilerde depresyon ve bilimum psikolojik rahatsizliklar kol gezer. kimse kimsenin dertlerini de dinlemez. kisiye hemen "not everybody has to have a phd, if you can't do it, just drop-out" deyip gecerler. herkes hocasindan bir kere duyabilir, onlar da kendi hocalarindan duymuslardir. akademide acima yoktur.

- bir de "bilim yapmak" ve "bilim insani olmak" var ki, bu "akademisyen olmak" ile kesisse de birebir ortusmuyor. bir yukaridaki aciklamadaki gibi, bir kisi kurumsal anlamda olayi cozmus ve carki kendine dondurerek super akademisyen olmus gorunuyor olabilir. bu o kisinin super bir bilim insani olduguna delalet etmez. bu daha ziyade zamanla biriktirilen soyut bir sermayedir, her duzgun akademisyen uzerine titrer.

spesifik olarak:

- matematikci olmadigim ve uzmanligima girmedigi icin net olarak intihal var diyemem, demem. fakat, en basta istatistiki olarak 5 yilda 270 makale cok ciddi bir ariza oldugunu belli ediyor. kusura bakmayin, akademisyen olmayan ve ortamda bulunmamis insanlar "olabilir"le gelmesin, olmaz.
ayrica, (felixis'in dedigini dogrularcasina) gun icerisinde konustugum, bu donenlerden habersiz olan, iyi bir universitede ogretim uyesi matematikci bir akademisyenin dogruladigi kadariyla bu kisinin makale sayisi ve abartili durumu alanda ayyuka cikmis bir durummus. bir konferansta kucuk degisiklikler yapilmis 8 "farkli" paper ile zibilyon ayri panele katilirsan insanlar seni kenara not eder. bugun felixis olmasa bir baskasi olayi kurcalayacakti. sadece zaman meselesi.

- yukarida dedigim gibi reputationina halel getirtmemek icin alengirli islerden uzak duracaksin. bakin, alengirli islere girmeyeceksin demiyorum, uzak duracaksin. camurdur sicrar.
inceledigim kadariyla bu kisi akademik olarak kucuk degisiklikler ile akademik olarak ozgun eserler ortaya koydugunu iddia ettigi farkli makaleler basmayi adet haline getirmis. yani buldugunu sandigi loophole ile ilerlemeye calismis. bilimsel calismanin ozunde ne manaya geldigini tam olarak anlamadigi veya kismen anlamazdan geldigi kanaatini doguruyor. bilimsel calismanin ozunu anlamadigini da gazeteye verdigi mulakatta makale sayisina bagli akademik unvan cikarimlari yapmasindan anliyoruz. (bu yanlis algilamasinda ulkedeki sistemik arizalarin katkisi asikardir fakat kendisinin rolu kenara atilamaz. ciddi sekilde carpik bir metodolojik bakisi oldugu asikar.)

- bazilari entrylerinde sadece zaman gazetesinde haberi ciktigi icin veya fethullahci oldugu icin bu adama yuklenip yanlis yapiyor. (olmamasi daha dogru olansa da, gercekler farklidir,) herkesin sevmedigi hatta tiksindigi bir kesim veya dusunce olabilir.
ote yandan, her isin, her bransin, her dalin olculeri ve kriterleri bellidir. kriterleri egip buken veya uymayan kisiler er yada (ulkemde cogunlukla) gec sonuclarina katlanirlar. eger dusunceye veya gruba bagli elestiri kapisini acarsak birbirimizi yiyip bitiririz. ayrica o zaman akpliye veya dinci'ye ayni sekilde toptanci davranmasi icin imkan yaratiriz. her zaman eksi sozluktekiler olarak ayni sekilde dusunmedigimizi ama bunun eksi'dekileri elestirenlerce farkedilmedigini soylemiyor muyuz? rasyonel, prensipli, ve mantikli hareket ustunlugu birisinde kalacaksa o (her dusunceden bagimsiz olarak) biz olalim, siz olun.

- psikolojik sikintilari oldugu ve bundan oturu yanlis bir kararla intihara kalkistigi tartisilmis. ilk bastan disclaimer koyup kendisini savunmadigimi ifade ederek, facebook'ta yazdiklarinda ve intihara kalkismasinda gurbette yasanan arizalar ve akademik stres faktorlerinin gozunune alinmasinin gerektigi kanaatindeyim.
yurtdisinda master-doktora yapip o stres altinda ezilmemis hatta yurtdisina uzun sureli cikmamis insanlar pek bilmez, gurbet bambaska bir alemdir. aslen solcu olup gurbette okuz milliyetciye saran, aslen dindar olup gurbette bardan cikmayan, aslen ulkucu olup gurbette sosyalistlige saran adamlar gordum, duydum.
bulundugum universitelere her sene bir-iki kisi tubitak/meb bursuyla veya kendi bulduklari funding ile ziyaretci arastirmaci statusunden gelir. evli-cocuklu bu adamlar yurt veya bekar odalarinda kalip madden kisitli imkanlar altinda kaldiklari sure zarfinda kutuphane-yurt arasinda fir donup psikolojileri bozulana kadar dolanirlar. hasta olanini da psikolojik travma merkezine kaldirilip iki-uc ay izolosyonda tutulanini da biliyorum.
gurbete ilaveten bir de akademik stresin dogurdugu dengesizlik hali var ki amerikali cocuklari bile bitiriyor. ben ikinci sinifken universite kutuphanesinin 12. katindan bir hafta arayla iki eleman atlayip zemini dagittilar. onlar yuzunden tum kampustekilere psikolojik testler yapildi, her ihtimale binaen yuksek binalarin ust katlarina iki metrelik parmakliklar cakildi.
bu kisi intihara kalkisinca sozlukte bazilari yelkenleri hemen suya indirdi.
intihara kalkismasi daha once yaptiklarini aklamaz, ben de aklamak icin yazmadim, sadece bilinsin diye yazdim.
herkesin ana-babasi-karisi-cocugu bu sekilde kendine zarar gelince herkesten fazla uzulur ve dogal olarak suclu arayabilirler. akrabalari yogun uzuntuleri nedeniyle eksi sozluge veya yazarlara kizabilirler, bu onlari aklamaz ama biz onlarin icinde oldugu durumu bilelim, anlayalim. rasyonel ve tutarli davranis gostermeyecegi asikar durumda olanlarla karsilikli atismaya girmek manasiz.

aslinda her gun haberlerde cikan onlarca hatta yuzlerce olay bir yana sadece bu hadise bile memleketce ve milletce teraziyi tumden nasil kacirdigimizin, siyirma boyutunda olcuyu nasil kaybettigimizin bir gostergesidir diye dusunuyorum.

aslinda dogru olani yapmak o kadar da zor olmamali.

devamını okuyayım »
03.01.2012 01:43