epic

  • şekerpare (671)
  • 754
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

türklerin ingilizce yanlış telaffuz ettikleri

bu hataların çoğu kelimelerle değil harflerin telaffuzuyla bağlantılıdır.

örneğin klasik "th" örneği: "th", içinde geçtiği kelimeye göre iki ayrı şekilde okunur. örneğin "this" sözcüğünde (ki insanlarımız bunu "dis" diye okur) "th" sesi kabaca "d" ile "z" arası bir ses okutur (ecnebi buna "voiced dental fricative" diyor). ikinci formu ise "thing" sözcüğünde görebiliriz (bizim için bu sözcük "ting" diye okunur), buradaki "th" sesi ise yine kabaca "t" ile "s" arası olarak tabir edebileceğimiz (ecnebinin "voiceless dental fricative" dediği) bir ses ile okunur. ha zannetmeyin ki bunun okunuşunda bir biz hatalıyız. bizzat londra'nın bağrından kopup gelmiş cockney aksanında, "this" "vis" diye, "thing" ise "fing" şeklinde telaffuz edilmektedir..

bir başka klasik hatayı "r" harfinde görürüz: ingilizce'deki "r" bizimki gibi ön damaktan (veya ispanyollarınki gibi ağızda yuvarlayıp baskılayarak) okunmaz. dikkat edilirse alfabede bile bu harf diğerlerinden farklı olarak "ar" şeklinde ifade edilmektedir. dolayısıyla "r" harfini dili geriye çekip orta-arka damağı kullanarak okumak gerekir. özellikle "r" harfiyle başlayan kelimeler için bunu kendiniz deneyip görebilirsiniz. şimdi böyle yazıyla anlatınca olmuyor..

son olarak en çok kafa bulandıran "w" harfine gelelim: "w", çoğu türk'ün sandığı üzere türkçe'deki "v" harfiyle değil uzun bir "u" harfiyle özdeştir (zira alfabede de kendisine "dabıl vi" değil "dabıl yu" denmektedir). dolayısıyla "what", "vat" diye değil "uğat" diye, "where" ise "ver" diye değil "uğer (r arkada!)" şeklinde okunursa çok daha doğru telaffuz edilmiş olur.

peki o zaman can alıcı soruyu soralım: niye???!!! niye kendimi kasayım da dilimin döndüğü gibi konuşmak varken ağzımı yamultayım. bunun için ben iki somut sebep görüyorum. birincisi, ingiliz ya da amerikan yerlisi biriyle konuştuğunuzda ingilizceye daha hakim olduğunuz farkedilir ve daha ciddiyetle dinlenirsiniz. karşılaştırma için az türkçe bilen bir yabancıyla "zzıt erenköy, ehe ehe" şeklinde taşşak geçen bir yurdum insanını gözünüzde canlandırabilirsiniz..

ikinci bir sebep ise diğer telaffuzu kötü (yani ingilizceyi anadili gibi konuşamayan) insanlarla anlaşamama problemi. örneğin bir kez bangladeşli biriyle tanışmaya çalıştığımda adama "may-ney-miz..." dediğimde hiçbir şey anlamadı, lan bildiğin "may-ney-miz" işte, neyini anlamıyorsun dimi, maalesef ancak 5. sefer tane tane konuştuğumda beni anlayabilmişti. sonra sıra ona geldiğinde "ma-ne-miş-him-him" diye bişeyler mırıldanınca bu sefer de ben bir halt anlayamadım..

neyse, kıssadan hisse: dilimizin döndüğünce telaffuzu doğru yapmaya çalışalım, anlaşılır olalım..

devamını okuyayım »