fenman

  • 3999
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

selda uskan

ekşi sözlük'te onu eleştiren entry'ye ithafen kaleme döktüğü yazıdaki ayarsızlıkla şaşırtan yazardır. ne kendisini takip etmişliğim var, ne de "sözlükdaşımı savunayım" diyerek entry(ler)e karşı yapılan eleştiriyi öznel yorumlamışlığım var; sadece gün itibariyle bahsi geçen yazısına göz attım. yazının genelindeki üslup ve bazı ayrıntılar gerçekten itici. belli ki sinirle ve fevrilikle yazılmış; ama geçmişi bu kadar başarıyla dolu (!) bir yazarın, böyle bir sinire kapılması ve bu kadar ayarsızca yazması gerçekten şaşırtıcı. neresinden tutsak elimizde kalıyor. "sen benim kim olduğumu biliyor musun?" edasıyla kendisini bu kadar övmesini ve eleştiriye karşı "akıllı ol; aklını alırım" tavrıyla çemkirmesini itici bulmamak mümkün değil. ayrıca, bu savunma yazısındaki -benim gözüme çarpan- birkaç ayrıntı itici ötesi. şöyle:

"bir kere bile kopya çekmemiş, bir kere bile dersi asmamış olmak", övünülecek eylemsizlikler olarak değerlendirilebilir ("...bilir" diyorum; zira bunları -özellikle de ders asmayı- bir veya birkaç kerecik yapmak da utanılacak şeyler değil); ve fakat, "onla bunla flört etmemiş olmak" eylemsizliğini bir övünme parametresi olarak sunmak ziyadesiyle itici. gören de sanır ki, flört etmek, başarılı bir kariyere engel oluşturan bir eylem. hatta flört etmenin, "onla bunla" (selda hanım'ın yazdığı gibi yazıyorum; zira bir yazarın "onunla, bununla" şekkinde yazılması gerektiğini bildiğine inanmak istiyorum) tümleciyle şekillendirilmesindeki alt manaya bakan sanır ki, böyle bir ahlaksızlığı (!) yapanın başarılı olması mümkün değil; o derece!

her türlü övgüyü -zorlayarak- kabul edebilirim de, "bilmem burçlara inanır mısın gafil çocuğum, oğlak-başak’tan kolay kolay hırsız çıkmaz!" savunmasına ne demeli? açıkçası "burç özelliğini" katmak suretiyle yapılan bir savunma, bence olayın ne kadar kontrolden çıktığını gösteriyor. sadece ve sadece, selda hanım'ın bu savunmasını ele alıp "oğlak-başak, eleştiriye kolay kolay tahammül edemez; çok sinirlenir. kendisini övmeye başlar; eleştiriyi yöneltene salak muamalesi yapar!" demek, ne kadar doğru olabilir? düz mantık kurarsak (ki rasyonellik bunu gerektirir), selda hanım'ın sinirlenmesini hesaba katmamak ve "bütün oğlak-başaklar böyledir" demek icap eder. burçlar gibi irrasyonel kavrama itibar etmeyen, edecek olsa bile böyle bir savunmada argüman olarak kullanmayacağına emin olan biri için böyle bir bağıntı doğru değildir; olamaz da.

velhasıl, bu savunmaya sebep olan "neredeyse her yazısında sözlük'ten esintiler hissediliyor; hatta kaynak göstermeden alıntılar yapıyor" eleştirisini ve bunu yazanı savunmuyorum; zira bu konuda bir bilgim yok. hatta selda hanım'ın kendisini savunmasına da bir lafım yok (ki olamaz da, en doğal hakkıdır); fakat, sunmaya çalıştığım gerekçeler sebebiyle selda hanım'ı eleştiriyorum. yanlış olduğunu düşünüyorsa, elbette söz hakkı onundur; ama bunu, ad hominem'e kaçmadan ve burçları hesaba katmadan yapmasını rica etmek de benim hakkımdır.

devamını okuyayım »
31.05.2008 15:55