gidici

  • 1274
  • 4
  • 1
  • 0
  • 6 gün önce

köy enstitüleri

köy enstitüleri'nin kurulmasında, onların sıkıntılarının giderilmesinde, gelişip büyümesinde önemli rolü olan, dönemin ilköğretim genel müdürü ismail hakkı tonguç, köy enstitüleri'nden yetişecekler için şöyle bir tanımlama yapıyor:

"bizce iyi adam demek, iş gören, işi başarabilen adam demektir. iş yapmadan sadece söylenen veya yazan insana biz iyi adam demeyiz, iş görmeyen bir insanın dürüst akıllı olacağına da inanmayız. böyle insanların bir milleti iyi yola götürdükleri görülmemiştir. beceriksiz insanlar, hem memleketini sevdiklerini söylerler amma bu boş ve havada bir sevgidir. çalışan, iş gören insanlar böylelerini sevmezler. bizce köylü ile iş göremeyen okur-yazar arasındaki ayrılığın sebebi de budur.

memleket işleri yalnız yazıp çizmekle, nutuklar vermekle yürütülemez. köyün içine girmeli, oradaki yoksuzluklar giderilinceye kadar bizim gibi onlara katlanmalı, köylünün başına üşüşen dertleri elbirliği ile ortadan kaldırmalı. bizimle hem dert, hem de sevinç ortağı olmalı."

yazar ve eğitimci talip apaydın'dan bir anekdot;

"çifteler köy enstitüsü'nde bir kış günü. müthiş bir soğuk. her yer kar, buz. dışarıya çıkmanın olanağı yok. sular donmuş. onun için ışıklarımız yanmıyor. çünkü, açtığımız kanaldan su gelir, bir santrale girer, o da elektrik üretirdi. kanaldaki sular donduğu için ışıklarımız kesik. bir kampana çaldı. dediler ki, 'müdür konuşacak öğrencilerle.' baktık, rauf inan, merdivene çıkmış bizi bekliyor. üstünde paltosu bile yok. ceketle çıkmış o soğuğa. biz de utancımızdan paltolarımızın yakalarını indirdik. inan, 'arkadaşlar' dedi, 'şimdi yapacağımız iki iş var: ya içeri girip, soğukta tembel tembel oturmak ya da kazmayı küreği alıp, santralimizin su kanalını açmak. ben gidiyorum, isteyen arkamdan gelsin.' yüzlerce öğrenci, 'geliyoruz' diye bağırdık. 20 santimlik buzları kıra kıra, barajdan santrale kadar iki kilometrelik su kanalını açtık, suyu akıttık. biraz sonra ışıklarımız geldi. banyo yakıldı, bir güzel yıkandık.”

devamını okuyayım »
27.08.2004 03:49