htcrgn

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

muzaffer izgü

“ben çocuklara düş kurdurmayı seviyorum. düş kuran insan, düşünüyor demektir. düşünen insanın beyni çalışıyor demektir. beyni çalışan insan soru sormaya başlar. soru sordu mu, o kişi artık bir bireydir. sürünün koyunu değil!

ama onlar soran, sorgulayan insan istemiyor. başını eğsin, 'evet' desin, hiçbir şeyi sormasın. sorgulamadan nasıl yaşanır? bir çocuk nasıl bilgi sahibi olur?

benim kitaplarım çocukları duygu yönünden eğitiyor. okuldaki derslerle nasıl duygulanır bir çocuk? matematikte beş kere beş yirmi beş eder, seyhan ve ceyhan nehri akdeniz’e dökülür; bir çocuk bundan duygulanır mı? olur mu? bu dersler duyguyu aktarmaz ama gerekli mi; çok gerekli! bir çocuk bunları öğrenmeli ama duyguyu nereden alacak; kitaplardan. okul kitaplarında bulamazsınız o duyguyu. çocuk duyguyu güzel sanatlardan alır, resim, müzik, edebiyattan. güzel bir müzik dinler duygulanır, bir resim çizer duygulanır, bir kitap okur duygulanır. duygu yönünden bir çocuğa en yakın olan edebiyattır"

işte böyle söylemiş bir söyleşisinde.

eğitimde olan şeyi dile getirmiş ...

"cennetinde çocuklar karşılasın" demiş başka bir yazar ne güzel demiş...

devamını okuyayım »