in nuce

  • her eve lazım (729)
  • 987
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

alicenaplık stratejisi

pierre bourdieu'nun kullandığı bir kavram.
iktidar ediminden bağımsız bir dilsel alışveriş olamayacağını, tarafların ilgili alanda sahip olduğu sermaye dağılımı asimetrik ise bunun daha da belirgin olacağından yola çıkarak bu kavramı kullanır bourdieu.

kavramı kısaca anlatmak gerekirse; tahakküm edenle tahakküm edilen arasında kurulan bir iletişimde, tahakküm eden kendi pozisyonunu, tahakküm edilenle eşitlemek için, ezilenin dilini benimseme yoluyla ortaya çıkan durumdur. tahakküm eden, muhatabının düzeyine inmek için kendi muktedir, hakim konumundan alicenapca feragat ediyor gibi gözükür ama bu sözde feragat, tahakküm ilişkisini inkar eder gibi gözükmesine rağmen onu yeniden üretir ondan yararlanır.

bourdieu bunu daha da genişletir: her dilsel etkileşimin aldığı biçimin tarafların cinsiyet, toplumsal köken, yerleşim vb. gibi konumsal koordinatlarından bağımsız olmayacağı üstelik bu etkileşimin; bir fransızın bir cezayirli ile, wasp bir amerikalının siyah bir amerikalıyla konuşurken arkadan işleyen sömürgecilik tarihi ya da siyahların (ve tahakküm altında olan her kesimin) iktisadi, siyasal, kültürel olarak tahakküm altına alınma süreci gibi (ki bunlar bilincdışı da kalmış olabilir) yapılara bağlı olduğunu söyler.

benim babaannem de başörtüsü takıyordu yahut hz. ali'yi sevmek alevilikse biz de aleviyiz gibi taktiksel aforizmalar hep bu alicenaplık stratejisiyle alakalıdır gibi geliyor bana.
daha yakıcı bir sorun olarak kürtlerle kurulacak bir iletişimde simgesel şiddet olmayacaksa, olmaması gerekiyorsa alicenaplık stratejisi bu iletişimde nelerin olması nelerin olmaması gerektiğine dair ipuçları veren bir kavramdır.

devamını okuyayım »
18.02.2008 11:59