iwillshowyouwhatitmeans

  • 10768
  • 80
  • 29
  • 2
  • bugün

ulus devlet

ulus-devlet kavraminin fransiz devrimiyle ortaya ciktigi kabul edilir zira ulus kavrami ve onun yuceltilmesi bu devrimi yapanlarda cikar. tebaa anlayisi yerini ayni ulustan esit bireylere birakmistir. devrimin idealleri olarak insan haklari kavraminin da getirilmesi bu görusu destekler niteliktedir. bu durum cemaat anlayisindan cemiyet anlayisina gecilme surecine girildiginin sinyalleridir (bkz: gemeinschaft ve gesellschaft). öte yandan tamamen kapitalizmin getirdigi bir devlet ust-yapilanmasi olan bu devlet turu sinirlarin yaratilmasina neden olur, etnisite kavraminin önem kazanmasiyla din savaslari yerini etnik temizlik hareketlerine birakir. sonucta yuzyillardir bir arada yasayan farkli etnik kökenlere sahip insanlarin birden bir arada yasayamayacagi dusuncesi akillarina yerlestirilmistir. bu dusunceler 19.yy'da hizla benimsenip yayilir, alman birligi ve italyan birligi tamamlanir ve sonucta dugum, kapitalizmin dunya uzerindeki o gune degin en buyuk ic hesaplasmasi olan birinci dunya savasiyla avrupa'da son kalan 3 eski tip geleneksel imparatorluklari (avusturya-macaristan, rus, osmanli) yikmasiyla kopar. özellikle asiri gucsuz durumdaki osmanli topraklarinda aslan payini alabilmek icin cikan dehset verici bir toprak kavgasi, inanilmaz etnik temizlik yöntemleriyle (balkan savaslari, turk-yunan nufus mubadelesi, ermenilerin dogu anadolu'dan silinmesi vs) pek cok ulus-devlet kurulur. bu surecin ikinci asamasinda da yeni tip imparatorluklar olan sömurge imparatorluklari (ingiliz, fransiz, japon vs) kapitalizmin ikinci ic hesaplasmasi olan ikinci dunya savasi ile yikilir, dunyanin geri kalani bagimsizlasma sureciyle tamamen ulus-devlet yapilanmasi icine girer. böylece kapitalizm sadece 30 yil icerisinde butun eski duzeni yok edip bir ulus-devlet normalitesi yaratmistir. burada özellikle afrika'daki hic bir zaman uzaktan yakindan ulus kavramiyla alakalari olmamis insanlari ayirip, son derece yapay sekilde kurulan "ulus-devlet"ler carpici örneklerdir.

1970'lerle beraber baslayan postfordist surec ile elele giden kuresellesme dalgasi ile kapitalizme artik ulus-devletler sistemi de dar gelmeye baslamistir. amerika'nin yeni nesil kuresel imparatorlugu yaninda cok-uluslu, ulus-ustu yeni nesil imparatorluklar (ab) da belirmeye baslamis, bunun yaninda ulkelerinden bagimsiz yasamaya ve yonetilmeye dogru giden sehir devletleri de (new york, londra, tokyo vs) ortaya cikmaya baslamistir. alt tarafi 200 yillik mazisi olan ulus-devletler tam olarak islevlerini yitirmis sayilmazlar ama kuresel sermaye kendisi icin daha iyi bir yonetim bicimini bulmasi da yakin gibi gozuktugu icin "vatan-millet-sakarya" söylemleri de bir sure sonra iyice tinnn sesi cikarmaya baslayacak, kendi ceplerini dusunerek bu laflari insanlara gazlayan savunuculari da baska baska soylemler icat edeceklerdir. merakla izliyoruz efenim...

ayrica (bkz: irredantizm)
(bkz: imparatorluk/@iwillshowyouwhatitmeans)

devamını okuyayım »
08.04.2010 16:22