kafkaesque

  • aklıselim (557)
  • 943
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

hayata dair iç burkan detaylar

bugün metroda yolculuk yaparken 9-10 yaşlarında tertemiz yüzlü ve müthiş utangaç tebessümüyle küçük bir çocuğun anahtarlık satmaya çalıştığını gördüm. kısık bir sesle, pek rahatsız etmeden, kimseye ısrarcı falan olmadan metroda yavaşça ilerliyordu. sadece onun bu durumu bile iç burkmaya yetecekken daha da kötüsü oldu.

çocuk tam önümden geçerken yanımdaki aksi ihtiyarın teki çıktı ve "metroda satış yapmak yasak, bilmiyor musun sen" dedi. çocuk irkildi. tebessüm eden aydınlık yüzü düştü hemen. tamam amca dedi ve yoluna devam etti. metro tıka basa dolu olmasına rağmen ve yakınlardaki onlarca kişi bunu duymasına rağmen ben dahil kimse bir şey diyemedi. sanki ülkede herkes kurallara dört dörtlük uyuyormuş gibi, sanki bir tek böylesi masumane çocuk suçluydu. aklıma direkt baklava çaldıkları için 24 yıl hapis yiyen çocuklar geldi. haliyle pek rahat edemedim. kalktım ayağa çocuğa bakayım dedim. aksi halde içim içimi kemirip dururdu. öylece oturamazdım. kalktım yerimden amcanın çaprazında, göz hizasında ayakta dikiliyorum. derken çocuğu gördüm. yaklaşık 3 metre ötemde ayakta dikilmiş, amcaya doğru bakıp duruyordu. ihtiyarın inmesini bekliyor olmalıydı. yüzünde öylesi bir tedirginlik vardı ki, kimsenin bunu görmesini istemezdim. gel bakayım dedim.
- niye geçmiyorsun bu tarafa?
+çok yoruldum, dinleniyorum abi, dedi.

bak bak, garibim hala nasıl da korkuyor! ayakta mı dinleniyorsun lan, yalan söylemeyi bile beceremiyor kerata. sen dedim, aldırma ona. devam et. tamam abi dedi. ama arada amcaya da bakıp duruyordu. tabi bu sırada ihtiyar da gözlerini bana kızgınlıkla dikmişti. ama o da bir şey demedi. inene kadar öylece bakıp durdu. keşke bir şeyler deseydi, kitleyi arkama alacak olası cevapları aklımda sıralayıp duruyordum *.

devamını okuyayım »
20.11.2015 00:56