kargalarin tanrisi

  • 2242
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

ekşi itiraf

uzun ve mutlu bir ömür dilesem de, çok uzun yaşamayacağımı biliyorum. nereden biliyorsun diye sormayın, biliyorum işte. ölümden korkmuyorum, yoklukta kaybolmaktan kim korkar ki? ama bir şeyler bırakmak istiyorum ben de şu dünyada. olumlu şeyler. zihinlerde izler, hatıralar...

rahmetli anneannem 88 yılında vefat etmiş, ben doğmadan 3 sene önce. annem o zamanları 18 yaşında genç bir kız. anneannem, düşükler hariç, 6 çocuk doğurmuş. omzundaki yükü dedem ancak o hastalandıktan sonra fark edip geri dönüş yapmış almanya'dan. o sessiz, 38 yaşında, her şeyi içine atan kadın ölümüne son 3 ay kala başlamış konuşmaya. çocukluğunu anlatmış anneme, gençliğini... hayalleri varmış onun da, hiç gerçekleşmeyeceğini bildiği. hatta aşık bile olmuş bir zamanlar. daha dedemle evlenmeden önce, 15-16 yaşlarında bi kızken köyden birini severmiş. bir şey olduğundan değil de işte, aklında kalmış öyle bu yağız delikanlı. anneannem ölüm döşeğindeyken, bir gün gelmiş bu adam.
anneannem toparlanmış hemen. saçlarını düzetmiş, üzerine çeki düzen vermiş. neredeyse yatalak bir kadının yapabileceği her şeyi yapmış işte o adamcağız içeri girmeden. o gelince de çok konuşmamış, çoğunlukla bakmış kalmış o adamcağıza. belki de diyorum, son defa bakarken hiçbir şey kaçırmak istememiştir o an.

sonra aklıma kendim geliyorum. bi ürperiyorum.
ölümü kucaklamak bu yüzden zor. bir şeyin son defa olduğunu bilmek belki de rahatlatıyor insanı biraz, tüm acılara rağmen. acılara rağmen diyorum, çünkü o acılar değil mi insana ölümü kolay yol gibi gösteren?

devamını okuyayım »
26.02.2016 13:59