kronikduzelmez

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (523)
  • 2285
  • 78
  • 9
  • 0
  • 5 gün önce

nazlı ılıcak

dün gece göründüğü programda* bir kere daha anladım ki türkiye’de türbanı takıp tartışanlar var; bir de kraldan çok kralcılar. işte kendisi tam da budur; üstelik yanındaki hanımefendi merve kavakçı’nın gözlüklerinin ardındaki buz rengi bakışlarına eşlik eden soğukkanlılığı ve zafer sonrası edası nazlı hanım’ı iyice germiş; galeyana getirip şişindirmişti. merve hanım, “tabi konuşun ama bizim pek salladığımız yok” derken*, sayın avukatı* her zamanki ilerici(!) geriyi savunma klişelerinden demetler sunmaktaydı.
bunların yanı sıra tandoğan mitingine 70’lerde kalan romantik takılmalar deyişlerini, korkmayın madem bu kadar nasılsa akp’yi gömersiniz sandığa adlı hodri meydanlarını, ab ve abd’nin görüşlerini riayet edilecek şeylermişçesine etkileyici olsun diye rahatça ortalara döküp saçarak yine kendilerinden çok partilerinin meşruiyetini ab(d)nin arkasına sığınarak sağlamaya ve islamcı emperyalist olmaya çalışan suretlerini görünce üzüldüm. dedim ki kendi kendime, bu insanların ciddi ciddi ciddiye alınıp, yayınlayan kanal hangisi olursa olsun, karşılarında reha muhtar, böyle diledikleri gibi atışmaları ve atıp tutmaları bu ülkeye reva mıydı? bu kadar mı “at koşturulan diyar” oldu türkiye, ne zaman oldu? sonra durup düşündüm ve sayın recep tayip erdoğan’ın 1997’de abd’deki bir toplantı esnasında henüz ibb başkanı iken söylemiş oldukları* geldi aklıma: “bugün demokrasi demokrasi diye çığıranlar, yarın bu demokrasinin getirdiklerini de kabul etmek zorunda kalacaklardır.”

devamını okuyayım »
27.04.2007 13:52