kulotsuzcorap

  • ağır abi (456)
  • 749
  • 16
  • 8
  • 0
  • dün

brave new world

aldous huxley'in, orwell'in 1984'ü ile sıklıkla kıyaslanan, neil postman'ın o canım kitabı ''televizyon öldüren eğlence'' adlı kitabının sunuşunda iki distopyayı oldukça etkileyici ve yalın bir şekilde kıyaslayıp huxley'i galip ilan ettiği kitabının adıdır.

huxley ve orwell'in kitapları birer kehanetse kesinlikle huxley'in kehaneti, ileri görüşlülüğü bakımından daha gerçekçi ve akılcı bir kitaptır. huxley'in tasvir ettiği dünya bilimkurgusal ve kısmen fantastik bir dünya olsa da, kitabın düşünsel özü, orwell'inkinden daha kapsayıcı, bütünlüklü ve mümkün bir tez ileri sürer.
tabi ayrıca huxley'in kehanetinin edebi değerinin de hakkının teslim edilmesi elzemdir.

şimdi postman'ın kitap sunuşuyla başbaşa bırakalım sizleri saygıdeğer okuyucular. sunuşu okuduğunuzda tezin doğruluğu ve ileri görüşlülüğü sizde istemeden de olsa cesur yeni dünya' yı okuma isteği uyandıracak.

"gözümüzü 1984'e dikmiştik. o yıl gelip de kehanet gerçekleşmeyince sağduyu sahibi amerikalılar kendilerine usul usul övgüler düzdüler. liberal demokrasinin kökleri sağlam çıkmıştı. terör her yere sıçrasa da orwellci kábuslar en azından bize uğramamıştı.

oysa orwell'ın uğursuz öngörüsünden başka bir öngörü daha bulunduğunu unutmuştuk: bu değişik kehanet, aldous huxley'in biraz daha eski, biraz daha az bilinen, ancak aynı derecede ürkütücü olan brave new world'üydü (cesur dünya). okumuş insanlar arasında bile yaygın olan inancın tersine, huxley ile orwell'ın kehanetleri aynı şeye ilişkin değildi. orwell'ın uyarısı, dıştan dayatılan bir baskının bize boyun eğdireceği yönündedir. huxley'in görüşüne göre ise insanları özerklikleri, olgunlukları ve tarihlerinden yoksun bırakmak için büyük birader'e gerek yoktur. huxley'e göre, insanlar süreç içinde üzerlerindeki baskından hoşlanmaya, düşünme yetilerini dumura uğratan teknolojileri yüceltmeye başlayacaklardır.

orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. huxley'in korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimse kalmayacağı şeklindeydi. orwell bizi enformasyonsuz bırakacak olanlardan, huxley, pasifliğe ve egoizme sürükleyecek kadar enformasyon yağmuruna tutacak olanlardan korkuyordu. orwell hakikatin bizden gizlenmesinden, huxley hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu. orwell tutsak bir kültür háline gelmemizden, huxley duygu sömürüsüne dayanan içki álemleri ve tek başına iple asılı bir tenis topuyla oyalanmak gibi şeylerle ömür tüketen önemsiz bir kültüre dönüşmemizden korkuyordu. huxley'in brave new world revisited'de belirttiği gibi, tiranlığa karşı direnmek üzere daima tetikte bekleyen kamusal özgürlükçüler ile rasyonalistler, "insanın neredeyse sonsuz olan eğlenme açlığı"nı hesaba katmamışlardı.

huxley, 1984'te insanları acı çekerek denetlendiğine dikkat çekerken; brave new world'de insanlar hazza boğularak denetlenmektedirler. kısacası orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkarken, huxley bizi sevdiğimiz şeylerin mahvedeceğinden korkuyordu.

bu kitap, orwell'in değil, huxley'in haklı olduğu düşüncesiyle yazılmıştır."

devamını okuyayım »