madeath

  • 1013
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 yıl önce

eulogy

riyakarın birine yöneltilmiş ölümcül oktur eulogy. tıpkı the pot'daki gibi. ancak bu kez çok özel birine yazılmış gibi duruyor.

bilindiği üzere maynard james keenan bir baptist ailenin çocuğudur. annesi aşırı katoliktir. küçük yaşta annesinin yeniden evlenmesiyle bir üvey babaya maruz kalmıştır. çocukluğunun üzerinde durduğu tüm bu temellere bir bakış atacak olursak bu şarkı daha sonradan delirip kendini gnostik bir inancın içine bırakan maynard'ın dinsel bir siktir git demesi olarak algılanabilir. yani hemen akla hz isaya seslenmiş gibi gelebilir ancak değil. tool asla direkt olarak hristiyan inançlarına saldırmamıştır. her zaman size fikri verir, hissiyatı verir ancak size asla bir hedef asla göstermez..burada da dinsel bir hedef gösterilmemiştir. maynard'ın geçmişine rağmen gösterilmemiştir. burada seslendiği kişi kesinlikle tek bir kişi değil kanımca. yada şarkı yazılmaya başlandığı anda bir tek kişi akla getirilerek yazılmaya başlanmış olabilir ancak sonradan şarkının gidişatında seslenilen kişiler bizleriz. adam bize öğüt vermiyor elbette..adam sadece riyakarları anlayın tanıyın, ona göre milletin peşinden gidin hayatınızı çarçur etmeyin diyor. şöyle diyor;

söyleyecek bir sürü şeyi vardı
anlatacak hiçbirşeyi yoktu
onu özleyeceğiz.

elveda
iyi olmanı dileriz
bize ölümden nasıl korkmadığını anlattın
tamam öyleyse, elveda
ağlama
yada kendini çok aşağı hissetme
tüm şehitler tanrısallığı görmezler
ama sen en azından denedin

kalabalığın üstünde duruyorsun
güçlü ve yüksek bir sesi vardı
onu özleyeceğiz
atıp tutuyordu ve parmağıyla işaret ediyordu
herşeyin üstüne doğru ama en çok kalbini (gösteriyordu)
onu özleyeceğiz

geri getirmenin yolu yok
bana söylediğin buydu
hepsini önemsedim (diğer söylediklerini önemsediğim gibi)

çok gürültülü
emin ol avazın çıktığı kadar bağırabilirsin
her küçük şeyin üzerinde durabilirsin
ve çok gürültülü (bağırabilirsin)

kalabalığın üstünde duruyorsun
çok güçlü ve yüksek bir sesi vardı ve ben
onun bu görüntüsünü yuttum çünkü ben
birinin yeryüzünde benimle aynı şeyleri hissettiğini
birinin bana yolu gösterebildiğini,
birinin benimle benim için öleceğini
düşünmeye çok istekliydim.

yapacak mısın? şimdi yapacak mısın?
benim için ölür müsün?
hassiktir ya yalan söylemiyor musun?

haddinizi aşmıyor musunuz?
haddinizi aşmıyor musunuz?
haddinizi aşmıyor musunuz?
haddinizi aşmıyor musunuz?
hassiktir ya yalan söylemiyor musunuz?

bugüne dek hep benim için öleceğinizi söyleyip durdunuz
öyleyse neden kendi kasidenizi duyunca bu kadar şaşırıyorsunuz?

söyleyecek çok şeyiniz vardı
anlatacak hiçbirşeyiniz yoktu

inin hadi
o sikik haçın tepesinden inin
bir sonraki salak şehidi mıhlamak için siktiğimin boşluğuna ihtiyacımız var

yükselmek için ölmeniz gerek
çarmıha gerilmelisiniz
günahlarınız ve yalanlarınız için
hoşçakalın...

ölen yada şehit olan büyük bir kahraman..yada ölümü büyük değerler uğruna gerçekleşmiş gibi duran özel biri..insanlara karşı söylevlerde bulunuyor, insanlar kendisine inanıyor, haça inanıyor, ''ben sizin için canımı bile veririm'' diyecek kadar kendisini insanlara adamış görünüyor, ama aslında yalancının köpeğin teki..böyle diyerek kendine inananlardan bir güç yaratıyor, bu güçle birlikte kendisi ölmek bir yana keyfine keyif katıyor ve insanları ölüme yolluyor. sonra da onları yalandan yüceltip hepsini ''şehitlikle'' kutsuyor...ölen ölüyor sonrasında ölenin sevenleri dışında kimse umursamıyor. riyakarımız ise aynen devam..ama bir gün geliyor gerçekler ortaya çıkıyor. burada sanki bir 3. richard var..yada tarihte aklınıza gelebilecek toplumları kandırmış ve sonrasında toplumların ağzına yüzüne sıçmış binlerce diktatör faşist var. makyavelist oyunlarla insanların güvenini kazanmış, politik olarak dediğini yaptırmak adına nabza uygun söylemleriyle kapıları açmış sonrasında ise kendi bildiğini yapmış...üstelik de bunun için dini alet etmeye de utanmamış. bu haç olur, hilal olur, ağlama duvarı olur...asla farketmez. sonuçta burada söylenen herşey sembolik aslında. asla tek bir hedefe yönelik olarak söylenmemiş bu sözler. yani ne hz isa'ya ne ron hubbard'a ne hitlere ne de kendine yazmış maynard bu şarkıyı. tüm riyakar diktatörler için gelsin!! demiş bu şarkı için. sonuçta da ağzına yüzüne sıçmış bu kişilerin. ama yarabbi şükür demeleri gecikmezdi bu şarkıyı duysalar bile.

korkunca kenan evrene sarılan vatandaş misali kendini güvende hissetmek için nicelerine sarıldı bu aklıevveller bilir misiniz?...nice kötülük tanrılarını kendi ellerimizle başımıza taç ettik sonra da o tacın kafamızda yılanlara dönüştüğünü anladık nice senelerden sonra...hala aynı şeyler geçerli. şu halimize bakın. hayatınız boyunca birileri liderimiz oldu, birilerine inandık, onlar çıktı konuştu tepemizde biz seyrettik. alkışladık destekledik. ama ne oldu?...herşey hep daha kötüye gitti. 68 senedir kandırılıyoruz!...üstelik seneler geçtikçe daha bir göstere göstere söyleniyor yalanlar. en başlarda yalan olmadığı belli olsun diye çabalardı büyük lider. ama artık o da yok!..kandırılmaya bile değer değiliz. eğer ki birileri itiraz ederse de allah'a karşı gelmiş olur biliyor musunuz?..yada faşist ilan edilir..sadece bir tek eleştiri bile bir etiket yemenize hatta linç edilmenize yeter de artar bile.

işte eulogy kimsenin aslında farkına olmadan yaşayıp gittiği bir gerçeği anlatıyor bize: körü körüne inandığımız adamların nasıl bizi ayakta becerdiğini. oy veriyoruz iman ediyoruz dua ediyoruz ama onlar bize sadece o gür sesleriyle içi boş söylevler veriyorlar. kimi zaman da öğüt. bir siktirin gidin be demeye bile hakkımız yok. başımızdan alamıyoruz bile bu yılanları sarılıp dolanmışlar tepemize..

devamını okuyayım »