madeath

  • 1013
  • 0
  • 0
  • 0
  • 12 yıl önce

niccolo machiavelli

ahlak denen şeyin ne kadar yalan bir şey olduğunu kanıtlamak gibi bir düsturu olmayan machiavelli humanist bir ailenin çocuğu olarak doğar. ailesi ne aristokrattır ne de elit. ancak tanıdıkları vasıtasıyla minik niccolo güzel bir latince ve felsefe eğitimi alır. ilk çağ filozoflarını hatmeder. o'na ilk öğretilenler seneca ve cicero'dur. bu iki eleman erdemli olmanın kitaplarını mükemmel şekilde yazmışlardır. cicero ve seneca, başlarındaki tiranlara baka baka bir liderin nasıl olması gerektiğini çektiği acılardan fırsat bulabildikçe kaleme almıştır. niccolo da aldığı eğitimin de etkisiyle tam bir hümanisttir aslında. -burada bahsedilen hümanizm, hümanizm adıyla insan seviyorum diyerek insan değil bunlar şeklinde diğerlerini katleden bir görüş değildir-.

daha sonra ailesinin ve aldığı eğitimin de katkısıyla daha 29 yaşında koca floransanın yüksek mahkemesinin ikinci başkanı oluverir. floransa, o dönemlerde şehir devletlere ayrılmış ve parça pinçik edilmiş italya'da sükünetle yönetilen nadir yerlerden birisidir. ancak güç odakları daima floransa'ya sahip olmayı istemiştir. tarihler 1499 u gösterirken niccolo, floransa üzerinde baskı üzerine baskı kuran fransa'ya elçi olarak gönderilir. burada ilk kez fransa kralını gördü ve bir yöneticinin nasıl olması gerektiğie dair humanist fikirleri aşınmaya başladı. floransa, birilerine sürekli mahkum olmuş, ona buna el açarak varlığını sürdürebilen bir devlet olduğu için, machiavelli sürekli olarak birilerine yaltaklanmak için oraya buraya elçi olarak gönderildi. tüm bu ziyaretleri sırasında kralların, prenslerin, düklerin ve papaların gerçekte nasıl insanlar olduğunu gördü. hepsi birbirinin aynısı gibiydi. ortak yönleri acımasızlıkları ve iki yüzlülükleriydi. ancak niccolo'nun tüm o hümanist fikirlerine rağmen, aldığı tüm o eğitimleri baştan aşağı yokeden kişi cesare borgia idi. niccolo, borgia'nın haline ve yaptıklarına bakınca, adeta alien seven ash gibi, borgia'nın hayatta kalma gücüne hayran kaldı. borgia'nun fikirlerinin gerçekliği karşısında dehşete düştü. ancak daha sonra borgia'yı alaşağı eden papa ii. julius'u da görünce artık il principe'de bahsedeceği erdemli olmayan ancak ''olması gereken'' yönetici portresi bitmişti. adam, kimin sarayına gitse birilerini kesen ve halkına gülümseyen insanlar görmekle geçirdi hayatının bu dönemini.

daha sonra borgia avusturyada kastellanlar tarafından katledilince ve papa da ölünce floransa tekrardan medici ailesinin eline geçti. bir komploya adı karıştığı için medici ailesine o kadar yalvarmasına rağmen işkence görmekten ve hapsedilmekten kurtulamadı. ancak bu başına gelenlerden sonra bile medicilere yaltaklanmaktan kendini alamadı. medicilere aracılar sokarak iş dilendi, ama nafile. bunun üzerine kendini yazmaya verdi. önce prens'i, sonra söylevleri, arada da savaş sanatı'nı yazdı. ayrıca bu dönemde kendini bir edebiyatçı olarak tanımladı ve siyasetten elimi eteğimi çekiyorum hıh!! dedi.

machiavelli'nin prens'te yazdıklarını o dönemde okuyanlar okudukları şeylere karşı yorum bile yapamadılar. çünkü yazdıkları ve tamamen gerçeklere dayanan öğütleri, tartışılamayacak derecede erdem yoksunuydu. ancak gerçek buydu! adam saray saray gezerek onca kralı gözlemleyerek yazmıştı bunları. kafasından uydurmamıştı. yazdıklarının en korkunç yanı da, her satırında önce olması gerekeni yazıp, sonra ''hayatta kalabilmek'' için öğüt vermesiydi. iyi bir yönetici gerekirse, adam da satardı. halkını da satardı. bu yaptıklarının sonrasında da saygı görürdü. kimse ondan bunların hesabını sormazdı. machiavelli'nin kitaplarında verdiği öğütler, insan doğasına dair yazılmış en gerçekçi öğütlerdir. herkes ahlak erdem nutukları atarak iki yüzlülükle hayatını rahat ve huzurla devam ededursun, bizim çemçük ağızlı hamsi surat niccolo, gerçeği yalnız gerçeği öğütlemişti insanlara. o hümanist filozofları da eserlerinde eksik etmedi. ciceronun seneca'nun görüşlerini yazarak tek tek çürüttü. onlarla alay etti. etmekte de haklıydı çünkü görünüşte ahlaklı olanların, aslında ne yapmaları gerektiğini, sahnenin arkasını anlatıyordu niccolo.

medici ailesi 1521 de ufak bir sarsıntı geçirince machiavelli başına gelen onca şeye rağmen yine saraya girmeye çalıştı. medici ailesine övgüler düzdüğü eserlerinden sonunda bir fayda sağlayabilmişti. kendisine floransa tarihini yazmak gibi bir görev verildiği zaman niccolo çok mutlu oldu. hayatının sonuna dek yani 1527 ye değin de bu işle uğraştı. 6 çocuk babası olan niccolo, karısına da 25 sene boyunca hiç sadık kalmadı. -bu da tarihsel magazinsel notumuz olsun-.

bu adamın yazdıklarını okuyunuz. kendisinin yazdıklarını uygulayanları görmenizi sağlayacaktır. bu adam görmüştür de yazmıştır çünkü. ancak etraf bakan körlerle dolu. bizi şu anda yönetenlere bakın, hemen machiavelli'nin yazdığı bir satırı anımsayalım;

''ne yaparsanız yapın halkın sizden nefret etmesine engel olun. eğer ki halk sizden nefret ederse bunu size ödetir. erdemli görünün. amaçlarınızı saklayın ve unutturun. ''

burada, ''ne yaparsanız yapın'' kısmının altını kağıdı yırtarcasına çiziyorum..

devamını okuyayım »