narrator

  • 1178
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

risale-i nur

kendi içinde birçok kola ayrılmış, birbirinden farklı rutinlere inanan, kimi zaman çelişen çoklu talebe yapısının islamın özüne ve anlaşılmasına verdiği tahribatı görmezden gelemeyiz. sadi nursi'nin yaşamı mücadeleri ve bıraktıklarına saygı duyup çöpe atmayalım ancak inandığım şudur ki algıda ve tutulan yolda gözardı edilemeyecek zaaflar mevcuttur. evet allah'a götüren her yol* mubahtır diyebilirsiniz. fakat bu yollar "insanın, allah kelamı'na giden yolunu talileştiren uzatan ve karmaşık hale getiren yumaklar haline dönüşmüştür." ayırmadan diyebilirimki bu içerikte ve iddiada ki her kitabın yeri kur'an-i kerim'den bir kaç raf altta olmak durumundadır. cemaatlerin veya diğer tarikatların, kotu beslenmiş* ve az cok dini altyapısı olan insanlara sıcak gelmesi ise daha vahim bir durumun göstergesidir. kotu beslenme ve açlık bir aradadır, çünkü susuzluğu giderecek besine giden yol hayli uzakta görünmektedir. kaosdur; çünkü besinin yeri bilinmektedir ancak istifade edilememektedir. susuzluktan ölmek üzere olan bir insan düşünün. bir damla suya vermeyecegi yok. bu insana bir bardak su verirseniz dünyalar onundur su ona hayat vermiştir o bardak onun için vazgeçilmezdir. o, hayat veren suyun tasıyıcısıdır. insanı o bardaga tamaha talim ettirirseniz kolay kolay pınarı göremeyecektir. sizde o bardagın aciz durumdaki kişiye verdiği canla mağrurlanırsanız gün gelir bardağı doldurduğunuz pınar aklınıza gelmez olur. bardak camdandır dünyevi bir üründür. insan elinden çıkmıştır. ama o bardagın hacmine ve insaniliğine ne kadar daha güvenebilirsiniz.
alemlerin rabbinden gelen bir ilhamla yazılmıştır ifadesi kullanılmaya haiz tek bir kitap mevcuttur.

devamını okuyayım »
17.01.2005 18:02