ozzymanborn

  • 3868
  • 2
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

serena williams

kendisini sevmeyenleri cinsiyetçilik / ırkçılık ile suçlayan ilginç bir tayfası vardır.

zaten bir de her gördüğü reklamı karikatürü ırkçı gören saçma bir kitle oluştu. bugün de bir güzel karikatüre takmış o kitle

erkekler tenisini izlemiyorum. sadece kadınlar tenisini iziyiorum ve özellikle ıtf'den gelen gençleri ve dış kortları izlemeyi seviyorum. ilk birkaç turda serena ve venus'ün maçlarını kesinlikle izlemiyorum çünkü kendisinin tanımadığı ve bıcır bıcır genç yıldızlara karşı (genellikle elemelerden gelen) tıpkı bir çöpmüş gibi davranıyor. korkutmaya çalışıyor.

hayranları bu olayı bile öfkeli doğasına veriyorlar ve çekemeyenler cinsiyetçidir yapıyorlar.

cinsiyetçilik meselesi ve anneliğin kutsallığı masalı öyle bir abartıldı ki son zamanlarda...

serena da buna çanak tutmaktadır en son kızının fotoğrafını paylaşarak "anne kazandın mı" yazarak duygu sömürüsü yapmaktadır.

neymiş çocuk doğururken neredeyse ölecekmiş. 30 yaşının üstünde bir kadının doğumunda her zaman komplikasyon riski vardır. bunu duygu sömürüsü aracı olarak kullanıyor sürekli. bize ne neredeyse öleceksen. ölmedin ve tenis oynuyorsun işte. kadın olmadığım için bunu da cinsiyetçilik olarak görenler olabilir nereden biliyorsun kadının neler çektiğini diyenler olabilir ama ölmediği ve spor kariyerini sürdürdüğü bir gerçek.

zaten turnuva öncesinde de doğum sonrası depresiyonu falan dedi. (azarenka da serena destekçisi olmuş ama ondan hiç bu lafları duymadık)

ben hiç hile yapmadım dedi malum maç sırasında. (tahminen bunu şarapova ve doping mevzuuna bağlıyor fanları) tamam usada sürekli test yapıyor ve kendisi de hiç pozitif test vermedi ama avustralya açık'taki hamileyken oynaması (atletizm başta olmak üzere bazı sporlarda sporcuların büyük turnuvalar öncesi hamile kalarak performans arttırdıkları örneği vardır.) performans arttırıcıydı.

özellikle çılgınca bisiklet izleyen biri olarak eskiden sevdiğim ve herkesin doping yaptığı dönemdeki 7 şampiyonluğunun geri alınmasının anlamsız olduğunu düşündüğüm lance armstrong da kariyeri boyunca pozitif test vermedi (o zaman tue kılıfına uydurulan 1 test hariç) ama bulance'in doping yapmadığı anlamına gelmez. sonuçta serena'nın da kariyeri boyunca %100 dopingsiz olduğuna inanmıyorum.

geçmişi ise:

1- kardeşiyle olan maçlarda maç ayarlama (galibin önceden belli olması) (bence 2018 dahil kariyerinin başından beri - yani sadece richard williams etkisinde geçen yıllar deği.)
2- ındian wells'de ırkçılık kartını kullanarak clisters maçında yuhalandığı için bir turnuvayı 15 yıl boykot etmek. (tribünlerde ırkçı tezahurat olduğuna dair kesin bir kanıt yok venus ve richard williams ifadeleri hariç)
3- henin'in el hilesini abartıp büyük bir olay yapmak (ki henin daha az slam kazanmasına rağmen serena'dan daha iyi oyuncudur.) sonra maçı kaybedince henin hile yaptı ondan kaybettim diye çıldırmak. kaybetmeseydin.
4- 2009'da clijsters maçında (clijters de serena'dan daha büyük oyuncudur) adam öldürmeye tam teşebbüs. sonra ceza almak.
5-2011'de stosur maçında hakem kararını protesto edip hakemle dalaşmak. sonra ceza almak.
6- kazandığı maçlarda rakiplerine saygı duymamak. (kaybettiklerinde zaten çoğunlukla duymuyor osaka neredeyse serena fan club üyesi ama onunla bile son anda toparladı)

7- gereksiz yere hakemler cinsiyetçi falan demek. (ırkçı diyemedi sonuçta rakibi de bu kez afrika asıllı haiti ve japonyalıydı)

8-wta'yi ve ıtf'(i (usta)'yı sindirmek. yıllarca abd'de reytingleri sürüklediği için ki atp finallerinden daha fazla izleniyor onun olduğu finaller kimse para musluğunu kesmek istemiyor orada.

9- tekrar hile meselesine gelirsek hakem 3 kere ceza verdi mi verdi (3. ceza oyun cezası mı evet. 1. cezayı sil demek ne büyük saçmalıktır.)

shapovalov bilmeden hakemin gözüne 1 kez tenis topu çarptırdı maçı kaybetti. serena 2. cezadan sonra maç sonuna kadar portekizili hakemin hayatını kararttı. belki de işini elinden alacak çünkü wta ve abd tenis federasyonu serena'nın tenis oynamasına bağımlı.

bunun ve djokovic skynet'inin fanları için serena ve novak ne yaparsa sempatik diğerleri ne yaparsa hile.

son not olarak eğer 2020'de golden slam yaparsa serena goat olabilir belki -

o zamana kadar tek goat var 1988'de golden slam yapan steffi graf. (steffi graf'ın başarılarını da seles'in bıçaklanmasına bağlayanlar için ninemin bıyıkları diye başlayan sözümüz var.) 23 tane slam ile dünyanın en büyüğü olunmuyor. mesele slam kazanmak olsaydı 24 slam kazanan margaret court goat olurdu. (ki serena 24'e bir türlü erişemediği için kaybettiği her finalde daha da çıldıracak çünkü margaret court azılı bir lgbt düşmanı olarak goat ünvanını da hakketmiyor - serena 25'de olsa hakketmeyecek. kadınlarda öyle bir big 4 yok sizi slam almayın diye zorlayan. tek başınıza bu kadar alırsınız tabi.)

(serena'nın takvim dışı 4 kupayı elinde tutması serena slam oluyor golden slam olmuyor)

bleacherreport abd medyasının çılgın politik doğruculuk masallarına yenilmeden önceki günlerden bir yazı: https://bleacherreport.com/…ams-is-a-terrible-sport

serena'nın ve venus'un kariyerlerinden başından itibaren neden senede 4 grand slam dışında 3-4 turnuva oynadığını ve geri kalanları pas geçtiğini sorguluyor muyuz? veya neden düşük kalibreli turnuvalarda hiç yer almadıklarını? sakatlık arası verdikten sonra dahi bouchard'ın vb. oynadığı gibi challenger seviyesi turnuvalara gitmediklerini. veya neden wimbledon gibi bir turnuvada hakketmediği halde seribaşı olduğunu...

devamını okuyayım »