piknik tupu

  • 3265
  • 8
  • 3
  • 0
  • 5 gün önce

turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması

üniversitenin ilk yılında aşırı kurumsal bir firmada yazın staj yapıyordum. haber, eğlence, ekşi sözlük gibi sitelere mesai saatlerinde sadece 15 dakikalığına ve öğle aralarında girme hakkın oluyordu. ben de bu 15 dakikada ve öğle aralarında metinleri word'e kopyalayıp, sıkıldıkça bu metinleri okuyordum, hem önümde word açık olduğu için çalışıyormuşum gibi görünüyordum hem de sıkıntıdan kurtuluyordum. önüme neren düştü hatırlamıyorum ama muhtemelen ekşi'dendir, öğle tatilinden bu şaheseri kopyalayıp mesai başlayınca okumaya başladım.

derken telefon çaldı, bir satış raporu hazırlanmış, "excel tablolarını grafiğe döküp word'deki sunum raporuna yerleştirir misin?" dedi pazarlama-satış sorumlu hanımfendilerden biri. grafikleri hazırladım, word'e de yapıştırdım. printer'a ateşledim 5 sayfalık raporu. printer da müdürün odasının yanında benim de görüş açımda, 5 sayfalık rapor bastır bastır bitmiyor. 10 sayfa oldu, 15 sayfa oldu, 20 sayfa oldu, 30 sayfa oldu, 35'ten 40'a doğru giderken tam da o dakikalarda müdür de printer'a bir şey ateşlemiş...

önümdeki word'de printer'a ateşlediğim dosyaya bir baktım filizler, mahmutlar, hulusiler, mahmureler amlar, götler, memeler, orospu çocukları... kafamı printer'a dönderdiğimde o götverenler, ibneler, pezevenkler müdürün parmakları arasında kayıyor, adamcağız kendi bastırdığı kağıdı arıyor, götveren printer hala kağıtları ateşliyor... bir koşuşum var printer'a adeta matrix, blade, fast & furious... yardırdım printer'a ama adamın elinden de alamıyorum kağıtları, makineyi kapatsam müdürün yazdırdıkları da gelmeyecek. 70. sayfa da sola incecik dayanmış şekilde bitti printler. müdür bana bakıyo ben ona bakıyorum. "benim 5 sayfalık çıktım vardı araya karışmış herhalde diye" aldım elinden kağıtları ama ters ters de bakıyor.

elimde 70 sayfa kağıt, çöpe atsam dert, kağıt öğütücü arıyorum, pederin muhasebe bürosunda vardı çünkü 7 daşşaklı firmada da vardır diye düşünüyorum. göğe doğru yükselen plazada firmanın konuşlandığı 4 katta da yokmuş kağıt öğütücü, çaycı ablaya sordum öğrendim.

en son bir tane poşet dosyaya geçirdim, mesai bitti çıkıyorum ik müdürü demez mi belge mi kaçırıyorsun firmadan diye, şaka mı yapıyo ciddi mi söylüyor onu da kavrayamadım bir türlü. dedim artan müsvedde kağıtları götürüyorum, bir bakıyım ne kadar müsveddeymiş dedi. bir daha soğuk terler boşandı benden.

dedim "mahmut senin ananda var mi bu gizli veya acik orospu ruhu?"

buyrun dedim kenan bey, bakın. şaka yapıyorum keraneci hadi servisi kaçırma dedi.

o gün kendi kendime söz verdim, sonra da staj görüşlerine de yazdım, "bu staj da öğrendiğim en iyi şey özel sektörde zorunda kalmadıkça çalışmayacağım oldu. bana kattıklarınızdan dolayı teşekkür ederim."

bu da böyle bir anımdı.

devamını okuyayım »