postwar

  • 1729
  • 81
  • 17
  • 0
  • dün

roman yazmak

romanın içinde yaşamaktır. sabah uyandığında aklında o vardır. duş, en güzel sahneleri zihninde yaşadığın yerdir. araba kullanırken hayal ettiklerin yüzünden kazalar atlatırsın. metrobüste dinlediğin şarkılar zamanla hikayenin arka fonu olur. yazmadığın her saniye cehennem azabı gibidir. bakkala giderken bile ses kayıt cihazın yanındadır. bir gün her şey biter. bundan güzel öykü olur dediğin cümle bir üçlemenin ilk kitabı, temeli olmuştur. 24 yaşını doldurmadan bir gün önce ilk romanını yazmışsındır.

bundan sonra işin esas çetrefilli kısmı başlar. o çok güvendiğin, gerçekçi bilimkurgu deyip eşsiz bulduğun hikayen reddedilmeye başlar. okuttuğun kişiler çok beğense de yayınevleri beğenmez, kimisi değerlendirmeye bile almaz. hayattan soğursun. reddeden yayınevlerinin kitaplarını daha dikkatli okursun ve görürsün ki herhangi bir yayında köşe yazarlığı, editörlük vb. görevlerden birini yapmışsan veya birinin akrabası/kardeşiysen yazdığına bakılmadan eserin basılabilir. yazmaktan soğursun, içimi dökeyim der sözlüğe girersin.

devamını okuyayım »