repihsrowlived

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (544)
  • 2065
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

ibrahim kutluay

yıllar yıllar önce ben ve benim gibi 5-6 genç basketbolcunun göt olma hikayesinin baş kahramanı.

o zamanlar 17-18 yaşlarında, çılgın atan genç basketbolcular olarak çok iyi birer basketbol seyircisiydik aynı zamanda. gerek antrenörümüzün etkisi ile, gerekse köklü bir basketbol takımında oynamamızdan ötürü, orhun ene, harun erdenay, levent topsakal ve mert uyguç gibi bir çok aktif/emekli basketbolcu ile maçlar yapıyorduk antrenman sonraları. türkiye'de beğendiğimiz oyuncunlar bir elin parmaklarını geçmezdi. ibrahim kutluay ise bu tanıdığımız ve birlikte oynama fırsatı bulduğumuz oyunculara göre daha az sevilen biriydi aramızda. bireysel oynaması, çok şut kullanması, popülerliği, saçlarına sürdüğü jöle gibi saçma nedenlerden dolayı, tabiri caizse götü kalkık kategorisine koyduğumuz bir oyuncuydu kendi nezdimizde. o ergen psikolojisi baskısıyla şekillendirmeye çalıştığımız sözde karizmamızın, antrenman sırasında ibrahim kutluay'ı kenarda ayakkabılarını bağlarken görmemizle son bulacağını tahmin edemedik. takımdaki 2-3 sivri arkadaşımla birlikte "bi' de şunun eline verelim, ehhh" bakışları atmaya başladık birbirimize. sonuçta ibrahim kutluay inceden uyuz olunan bir tipti bizim için. en azından harun erdenay dinginliği yoktu üzerinde. orhun ene gibi saygılı oynayıp, kritik pozisyonlarda bilinçli olarak gevşek bir savunma yapacağını da düşünmüyorduk.

antrenman bitti ve su içmek için kenara geldik. birden bize doğru yaklaştı ve tek tek herkese "merhaba ben ibrahim" diyerek kendini tanıttı. biz de isimlerimizi söyledik ve koyu bir muhabbet başladı. muhabbet sırasında kendisinin bizim kafadan olduğunun farkına çok çabuk vardık. ince küfürlü şakalar ve sahada ısınan veteranlarla taşak geçmeler gibi bir durum ortaya çıktı. maç içinde de bu muhabbet devam etti. basketbolun en sevdiğim kısmı olan maç içerisindeki taşak muhabbetini ibrahim kutluay ile yapacağım aklıma gelmezdi. tabi kendisi kolu kopup düşene kadar, yağmur gibi 3 attı ve durdurulamadı. o günden sonra 2 ya da 3 defa daha geldi, tabi 2'nci gelişi öncesi hakkında düşündüklerimiz 180 derece değişmişti zaten.

sözün özü, gezi direnişi sırasında da, milli takım yorumları sırasında da; içi dışı bir, samimi biri olduğunu gösterdi kendisi.

devamını okuyayım »
08.09.2013 12:10