sanver

  • azimli
  • anadolu çocuğu (318)
  • 47202
  • 492
  • 115
  • 14
  • bugün

emin çapa

emin çapa-onu da yasakla, beni de yasakla

onu da yasakla, beni de yasakla

21.11.2011 pazartesi 03:10

yasakçı zihniyet bir kere iş başına geçti mi, artık onu engellemek çok zordur.
“çocukları pornodan koruyacağız” diye interneti sınırlama ile başlayan zihniyetin nasıl hayatımızın her alanına sızmaya başladığına dikkatinizi çekerim.

benim kişisel tarihimde özel bir yeri olan isaac asimov, yasakçı zihniyete dair şöyle der, “bir kere toplum ahlakına aykırı diye bir şeylerin yasaklanmasına rıza gösterirseniz, sonra birileri başka şeyleri de yasaklamaya başlar”.
yanisi, önceki gün pornoyu, dün farmville’i, bugün ekşi sözlük’ü kapatmaya kalkanlar bir gün bakmışsınız, hükümeti, bürokrasiyi eleştirenleri de kapatır.

ama önemli olan toplumun tepkisidir. dün pornonun kapatılmasına “oh olsun” diyenler, ardından internete filtreye “canım bir şey sansürlenmiyor ki, isteyen gene girecek” dedi. aynı adamlar, şimdi “ekşi sözlük” kapatılsın kampanyasına destek veriyor.

bir fikrin doğru ya da yanlış olması önemli değildir, ifade edilip edilememesi önemlidir.

hepiniz meşhur hustler dergisini bilirsiniz. playboy’dan daha açık porno yayını yapan (yani cinsel organları da gösteriyor ama ilişkiyi göstermiyor) dergiyi kapatmaya kalkıyorlar. olay mahkeme mahkeme geziyor ve en sonunda amerika birleşik devletleri anayasa mahkemesi, “pornonun da ifade özgürlüğünün bir parçası olduğuna” karar veriyor.
ben hayatımda hiç hustler dergisine para vermedim. ama birileri bu dergiyi talep ediyorsa, birileri yasal düzeyde (yani beyaz kadın ticareti yapmadan, yasa dışı şekilde insanları teşhir etmeden) yayın yapıyorsa onun yayın yapma özgürlüğünü savunurum. (merak etmeyin alsaydım bunu söylemekten de çekinmezdim, çünkü kimseyi ilgilendirmez.)

dikkatinizi çekerim bu ülkede ifade özgürlüğüne dair bir şeylerin ucu iyice kaçtı.

5 kasım’da başbakan yardımcımız bülent arınç’ın twitter’la ilgili söylediklerini bir daha okuyun.
“bir takım insanlar sanal ortamı kirletiyor” diye başlayan açıklama, “..bunun için alınabilecek teknolojik bir takım imkanlar varsa, -ki ben bunu çok fazla bilmiyorum- bundan da yararlanmak gerekir..” diye devam ediyor.

siz öyle söyledikten sonra, birileri “alınacak önlemler elbette vardır efendim” diye harekete geçer tabii. ancak 27 nisan 2010 tarihli gazetelerde, “internette yasak olmaz. yasakçı zihniyetle bir yere gelinmez” diye beyanatları çıkan başbakan yardımcısı acaba nasıl oldu da bu noktaya geldi?

acaba tahrir meydanı ve arap baharı sanal dünyayı, kontrol altına alınması gereken bir yer haline getirmiş olabilir mi?

demokrasi anlayışımız, işimize gelmeyen görüşlerin sansürlenmesi esasına göre işliyor.

toplum olarak da bunu çok normal buluyoruz. “sallandırıvereceksin bir ikisini”, “bize diktatör lazım” gibi söylemlerin kök saldığı bizim gibi toplumlarda ifade özgürlüğünü korumak, savunmak kolay değil.
ama şunu unutmayın, basın özgürlüğü gazetecilere, habercilere lazım olan bir şey değildir. basın özgürlüğü, özgür toplumlara lazım olan bir şeydir.

fikir özgürlüğü, söyleyecek bir fikri olanlara değil, söylenecek fikirler olsun isteyen herkese lazımdır.
o yasaklansın, bu yasaklansın diyenlere karşı susmayın..
çıkın ve haykırın.
“susma sustukça sıra sana gelecek..”

kaynak: http://www.cnnturk.com/….yasakla/28.4947/index.html

devamını okuyayım »
21.11.2011 17:15