subzero5

  • azimli
  • kofti anarşist (173)
  • 4419
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

reiki

ismi lazım değil bir siteden aynen şu yazıyı copy paste ediyorum. okuyup yarılırsınız. yanlız elemanı teknik servise almışlar diye duyumlar aldım, söyleyenin yalancısıyım:

reiki ile modem tamir ettim yahu!
tarih: 24.06.2003 saat: 11:04 gönderen: majesty

erkan bildirdi: "geçenlerde yine yatağımın üzerinde bağdaş kurmuş, kendi kendime reiki veriyordum, gözlerim kapalı... tütsünün dumanı burun deliğimden giriyor kulak deliğimden çıkıyordu. ne yerde, ne gökteydim. kafamda binbir düşünce transit geçiş yapmaktaydı. içlerinden biri diğerlerinden daha çok ilgimi çekti, ve ona odaklandım. konu şuydu ki...

inisiye olalı neredeyse bir ay olmuştu, ama ben hâlâ "cansız obje"ler üzerinde şöyle adam gibi bi reiki çalışması yapmamıştım. aslında bundan biraz çekiniyordum. çünkü nesneyi tamir edemezsem ne olacaktı? o zaman suçu daha "acemi" olmama mı bağlayacaktım, yoksa "reiki her zaman tamir edemeyebilir" telkinine mi? neyse, en sonunda "-denemesi bedava nasıl olsa!" diyip aklıma gelen ilk bozuk ve "tamir olabilecek" nesneyi, yani bozuk modemimi diğer ıvız zıvırı sakladığım yerden çekip çıkardım.

bilmeyenler için: modem, bilgisayarınızın kasasının içinde duran, cüzdandan biraz daha büyük bir karttır. dışarda duran modemlere ise harici modem denir. (bir de kablo modem vardır ki o ayrı) modem, sizi diğer bilgisayarlara (dolayısıyla internete) bağlar. bilgisayarın hassas bir parçasıdır denebilir. zira hem bilgisayarınıza hem de mahallenizin bilmem neresindeki karman çorman bir haldeki şebeke kutusuna bağlıdır. ki bu iki yerden gelebilecek en ufak bir arazda rahatlıkla su koyverebilir. özellikle şimşekli ve yıldırımlı havalara dikkat!...

bilenler için: benim modemin hikayesi ise daha kötüydü. hikaye uzun, ancak şöyle kısaltmak gerekir: sorunlu olduğunu ancak iş işten geçtikten sonra anlayabildiğim başkasının iğrenç bir anakartına, gül gibi modemimi takarak yaktım. daha sonra modemimi hangi sisteme taktıysam aynı hatayı verdi durdu. röleyi düşürdükten birkaç saniye sonra sistem haşırt diye göçüyordu. başkalarının kasalarında da aynı haltı yiyince çaresiz vedalaşıp(severim dijital kerataları) diğer ıvır zıvırların yanına koymuştum. öyle dandik modemlerden de değildi hani. bir zamanların "baba"larından apache'ydi. eh, tamiri de nerdeyse kendi kadar tutardı.

dediğim gibi, modemimi reiki'yle tamir etmeyi kafama koydum. aşağıda, bu mucizevi işlem sırasında izlediğim adımları bulacaksınız.

* artistlik olsun diye tütsünün yanına bir de mum yaktım.
* tamam, aslında modemimi tamir edecektim ama, takılacağı yer olan anakarta da biraz reiki vermenin fena olmayacağını düşündüm. bu yüzden kasa kapağını çıkarıp, kasayı da yatağın üstüne koydum.

...

- hooop! dur bir dakika! şimdi sen bilgisayarına ve modemine reiki vermeye niyetlisin anlaşılan. bu parçaları resmen çıplak elle avuçlayacaksın, bunun farkındasın değil mi?
- evet, farkındayım.
- peki sen değil misin bedenindeki statik elektrikten tırsan? eskiden kasaya en ufak bir parça bile takarken, üstündeki yünlü giysileri çıkarır, muhakkak prizdeki toprak hattına dokunur, ellerini kasanın soğuk şasesinden çekmezdin. hatta terlik bile giymezdin! ne oldu şimdi nerden geldi bu cesaret!
- o eskidendi. şimdi senin "mantığına" tamamen ters düşen bir şey dolaşıyor ellerimde. güvendiğim bir şey. kadim bir şey.
- hah aferin, buna resmen körü körüne inanmak denir! erkan sen böyle değildin!... peki ya reiki, modemini düzeltemezse? ya bilgisayarına hasar verirse? bunları da düşündün mü? mantıksız hareket ediyorsun!
- şimdiye kadar mantığımla hareket ettim de ne oldu? hem ben bu konuda reiki'ye bir şans vereceğim, bir deneyeceğim. ama tedbirimi de alıp önce parmaklarımdaki statiği boşaltacağım. gerisini ise, artık beraber göreceğiz...

...

* önce prizdeki toprak hattına dokunup ellerimdeki olası gerilimi boşalttım.
* reiki'ye niyetlendim. kasadaki ekran kartı haricindeki tüm kartları çıkardım.
* kasayı çevirip "cdrom - güç kaynağı" pozisyonunda bir süre kaldım.
* biraz daha aşağıya doğru "harddisk - ekran kartı çıkışı" pozisyonunda da bir süre kaldım.
* nihayetinde "kasa fanı - isa slotları" hizasında da biraz kalıp, öndeki pozisyonları bitirdim.
* kasayı ters çevirip arka pozisyonlara geçtim. "işlemci - pci slotları" , "ram" ve diğer boşta kalan anakart kısımlarında da kalarak, kasayı tamamladım. sıra modeme gelmişti.
* tütsüyü tazeleyip, reiki'ye tekrar niyetlenme ihtiyacı hisettim. daha sonra modemi iki elimin arasına alıp tost yaptım. fazla sıkıştırmadan tabi. bir yandan da içimden reiki'yi nasıl yönlendirsem diye düşünüyorum, ki evlere şenlik:

-ulan acaba şey mi desem "-sevgili reiki! modemimdeki hasarlı yerleri düzelt!" yok, olmadı en iyisi şöyle diyim "-sorunlu yerleri onar!" i ııhh, bu da olmaz. acaba şöyle mi desem "-bozuk yerleri tamir et!" offf yaa!!!

* en sonunda şunda karar kıldım: "-sevgili reiki! sen biliyorsun derdimi işte. nereye akacağını, neleri değiştireceğini gayet iyi biliyorsun. haybeye zihnimi yormayayım ben"
* tost pozisyonunda epey bi kaldım. daha sonra modemi ters çevirip bir o kadar daha tost pozisyonunda kaldım, ama bu sefer sol elimle dikine değil de yatay olarak kartı kavradım. şöyle entegre kısmına doğru.
* modem sıcacık olmuştu. hatta pertinaksı bile. "-umarım eski günlerindeki gibi çalışırsın!" temennisiyle birlikte modemi nazikçe anakarta taktım. içimden biraz daha reiki verme isteği uyandı ve bu isteğe uyup anakart tarafından biraz daha reiki verdim.
* giderek artan bir heyecanla kasayı indirip kablolarını takmaya başladım. bilgisayarı açtım. işletim sistemi modemi gördü ve sürücü dosyalarını sorunsuzca yükledi. ama bunları önceden de yapıyordu. asıl sorun dediğim gibi modem iletişime geçince(röleyi düşürünce) oluşuyordu.

pencereler menüleri kovaladı... ve işte o düğme. "daha fazla bilgi..." düğmesine bastığım anda herşey belli olacaktı. ve bastım. modemin rölesi çıt etti... bir iki saniye geçti... ve modemime ait tüm bilgiler ekranda listelendi. tıpkı eskisi gibi... ben ağzım açık monitöre bakıyorum, güleyim mi, coşayım mı, ağlayayım mı bilemedim. zaten bir müddet sonra sırayla hepsini yaşadım. özellikle de, bir çırpıda "çevirmeli ağ" yükleyip, internetin o yanıp sönen meşhur yeşil ışıklarını ekranın sağ alt köşesinde gördüğümde koptum... "-inanamıyorum!" diyecekken kendimi frenledim, çünkü bu yanlış bir söz olurdu. doğrusu "-eh ülen buna da inanmazsan neye inanacaksın!" ya da "teşekkürler..." olmalıydı...

...

- güzel gösteri! ama ne mâlum modemi reiki'yle düzelttiğin? belki kendi kendine düzelmişti? niye reiki vermeden önce takıp bir denemedin?
- buna gerek duymadım. çünkü bu işi reiki'yle yapmaya niyetlendim. hem seninki nasıl bir mantıktır böyle "kendi kendine düzelmek" diye?
- ne bileyim belki sen takıp çıkarırken modemin içinde analog bir parçası zorlanmıştı, belki bir parçanın ayağındaki lehim gevşemişti!
- merak etme güzelim, ben onlara da bakmıştım. hatta zayıf gördüğüm noktaları da özenle lehimlemiştim. o analog meselesi benim de aklıma gelmişti de "osmanlı yöntemini" de denemiştim. hem ben bütün bunları yaparken sen de yanımdaydın ne konuşuyorsun bıdı bıdı!
- yok ya! eeee... hmmm... hayır bu öylesine sana rastgeldi... ne bakıyorsun öyle! peki reiki nerden biliyordu modeminin orjinal halini de ona göre düzeltti? hı?... peki madem öyle, git bozuk bir cpu bul onu da tamir edersen sana inanırım.
- sağol ben almiyim. sana bişeyler ispat etmek gibi bir niyetim yok. daha bu sabah modemimin düzelmesini arzuladım, istedim ve oldu. ben alacağımı aldım. gayrısı beni enterese etmez. sana da tavsiye ederim. sorularla, ispatlar aramakla, aklının almadığını kötülemeye çalışmakla, sadece olduğun yerde sayarsın.
- hadi len!...

...

teşekkürler...

devamını okuyayım »
19.09.2003 00:09