winsome

  • 11535
  • 7
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

kangal

kangal köpeğinin binlerce yıldan beri anadolu yaylasında yaşadığı ve sürülere çobanlık yaptığı tarihi bir gerçek. aynı kökten gelen kurtla kangal çoban köpeği’nin kader çizgileri sonraları tümüyle birbirinden ayrılıyor. kuşkusuz insanoğlunun parmağı var bu yol ayrımında. dahası, diğer çoban köpekleri gibi kangal da kurdun amansız düşmanı kesiliyor.

kangal, kurdu görünce, ya da kokusunu alınca tam bir canavar kesiliyor. yaklaşık 50-70 kg. çeken güçlü kuvvetli erkeği de 40-60 kg. ağırlığındaki daha çevik dişisi, kurda karşı birlikte savaşıyorlar. dişisi saldırganı oyalarken, erkek arkadan dolaşıyor, göğsü ile kurdun en zayıf yeri olduğu varsayılan bel kemiğinin üzerine çöküyor. ilk hedef , kurdun belini kırmak ya da sarsmak. bunu başarınca sıra, kesin darbeyi indirmeye geliyor. kangal erkeği kurdun boğazını dişliyor, yani kurdu bir güzel boğazlıyor. iri kafası, geniş göğsü, özellikle güçlü boynu ve ön ayakları cengaver kangal’ın en büyük silahları.

bu kadar güçlü kuvvetli olmasına karşılık, çok alçak gönüllü, sakin bir hali var. insanlara karşı saldırgan değil. kangal kirli beyaz, açık sarı, boz, kahverengi tonlarda, ya da kırçıl uzun olmayan tüylerle kaplı. ağız ve kulak çevresindeki siyah lekelerin genişliği kangal çoban köpeğinin akbaş-karabaş diye ikiye ayrılmasına yol açıyor. akbaş türünde siyah lekeler daha az. öteki çoban köpekleri gibi kangal’ın da sahip olduğu özgüvenin bir nedeni de, koku alma hassası. kangal 300 koyunluk bir sürünün bütün hayvanlarını tek tek tanıyor, başka hayvanlarla karışmasına izin vermiyor. bir başka güçlü yanı zekası. bir kangal yetiştiricisi, sivas’ta bu türün 200-250 kelimelik bir dağarcığa sahip olduğuna inanıldığını, bunun bir miktar tevatür olsa bile, bir gerçeği ifade ettiğini köpeğinin nispeten karmaşık ve değişik işleri yapabildiğini söylüyor. kangal köpeği sahibinin ses tonundan, yüz ifadesinden pek çok duyguyu, düşünceyi anlıyor, seziyor.

yiyecek konusunda hiç müşkülpesent değil. orta anadolu’nun zor yaşam koşulları kangal’ı kıt kanaat yaşamaya alıştırmış. sahibinin önüne koyduğu ıslatılmış tahıl, karnını doyurmaya yetiyor. sahibi önüne ara sıra murdar olmuş bir hayvan atarsa, kuşkusuz itiraz etmiyor, bütün köpekler gibi kemiğe bayılıyor ama bulamazsa da "niye yok?" diye şikayet etmek aklından geçmiyor.
ortalama 12-13 yıl yaşayan kangal’ın yavrusunun vücut oluşumunda ilk üç ay önem taşıyor. eğitimin esası da bir yıl içinde veriliyor.

bazı kaynaklar kangal çoban köpeği’nin soyunun korunmasını, osmanlı devletinde yaygın ve özenli biçimde yetiştirilmiş, kalıtsal özellikleri bakımından başarıyla sakınılmış olmasına bağlıyorlar. son yıllara gelinceye kadar ciddi bilimsel bir korumadan söz etmek pek mümkün görünmüyor. kangal’ın kanının saflığını ya da genlerinin karışmamış oluşunu, sivas, kangal yöresinin coğrafi koşullarında aramak daha akla yatkın geliyor. ekonomik bakımdan oldukça kapalı kalmış ve kendi kendine yetmeye çalışmış orta anadolu yöresi, işini ciddiyetle özenle ve korkusuzca yerine getiren, düşmanına karşı amansız insanlara karşı uysal bir çoban köpeğini olduğu gibi korumanın, sürülerin güvenliği bakımından önemli olduğunu tabii ki kavrıyor, buna kabaca özen gösteriyor. bir tür doğal koruma yani... nedeni ne olursa olsun, kangal ya da anadolu çoban köpeği sonuçta kalıtımsal özelliklerini büyük ölçüde koruyan bir tür olarak literatüre geçiyor. dünyanın çeşitli büyük köpek kulüpleri (amerika, ingiltere kennel clubs) kangal’ı ayrı bir soy olarak onaylıyorlar.

(bkz: yeter ulan)
(bkz: sözlükte it dalaşı)

devamını okuyayım »