yasasinkotuluk

  • 1464
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

türkiye'de yaşamaktan nefret etme sebepleri

dünyanın en uzun listelerinden olmakla beraber şu maddeler başta olmalıdır:

vergi:dünyanın en yüksek vergilerinin olduğu ülke olması.20k € değerindeki araç türkiye'ye geldiğinde fiyatı 50k € oluyor.bu hemen hemen tüm ithal ürünler için geçerli.tabii ki ülkemizde hemen hemen tüm teknolojik ürünler ithal olduğundan ve yerli olanları da bir şeye benzemediğinden hazine resmen ithal getirilen ürünü piyasaya sürme karşılığında ürünün değerinden fazla kazanç sağlıyor.

gelenekler:saçmalık olmasına rağmen özellikle aile içi gelenekler hala devam ediyor.hatta bu ülkede yaşayan toplum o kadar geleneklerine bağlı ki en ufak bir eleştiri hatta sadece geleneklere uymama bile tuhaf karşılanır.gelenek her zaman mantığın önündedir.

biatçılık:tamamen devlet-i al-i semih'e özgü bir durum olan bu hedeyi daha çok herkesin birilerinin peşine takılması,ona hizmet etmesi alışkanlığını açıklamak için yazdım.özgür düşünen insan çok azır.çoğunluk,her konuda birilerinin ağzına bakar ve dediklerini sorgulamayı geç düşünmeden uygular.

cehalet:ülkede başını almış yürüyen bir hede de bu.bu hedeye sahip olmamak artık tuhaf karşılanır.hatta belli bir yaşa kadar tüm sürü gibi ot cahilliğinde değilsen vay haline.yine de her dönem için ciddi anlamda bir bilgi ve kültür birikimi pul toplamadan hallice bir hobidir.önemli olan bu bilgi ve doğruluğu değil,onu satmayı bilmektir.azıcık bilgini ve çok daha büyük olan cehaletini bir şeymiş gibi pazarlayabiliyorsan bilgili,muhteşem insansındır.

dincilik:ülkede şu an bir skolastik hakim ve bilim ve eğitimde hemen hemen hiç bir seküler öğe kalmamış.ayrıca dinci dediğimiz insanlar başkalarına canlarının istediği gibi davranabileceklerini,yaşayışlarına istedikleri gibi müdahale edebileceklerini düşünürler.

eğitim:bana dünyanın en ağır programlarından birini yapın ama öğrenciye çoğunu gelecek hayatında unutacağı bilgi yumakları dışında bir şey vermesin ve siyasete alet olmaktan başka bir işe yaramasın,her iktidar döneminde değişsin hatta ikişer kez değişsin desem herhalde bana türk müfredatını getirirdiniz.bu eğitimin en önemli yanıysa genelde kendini devlet memuru olarak gören insanlarca yürütülmesi ve öğretilen yegane kültürün sürü kültürü olmasıdır.

devlet anlayışı:devletin vatandaşların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için aşama aşama oluşturulmuş bir yapı olması kimsenin umrunda değildir.bir vatandaşın en önemli görevi devletine hizmet etmek,örnek bir vatandaş olmaktır.%200'lere varan vergiler hatta vergilerin bile vergisinin alınmasına kimse itiraz edemez.vatandaş sadece devletine izmet etmesi gereken bir istatistiktir.

sanat:sanat anlayışı "sanat sanat için midir yoksa sürü için midir" gibi gerzek "tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan" tarzı bir kelime oyununun getirdiği ayrımın ötesinde değildir. ya kaliteli sanat yaparsın ama sürü bunu anlayacak eğitimi almadığından kendi kendine yaparsın."shakespeare de kim hem derste azıcık geçmişti,hoca da anlaşılmaz ve saçma olduğunu söylemişti,biz de gülmüştük" ötesinde bir sanat eğitimi yoktur.ya da "sürü" için yaparsın,o dönem medyada popüler olan olaylara değinirsin,para da vardır,reklam yaparsı,seyirci arasına da tepkileri garantileme amaçlı iki-üç tane şakşakçı serpiştirirsin herkes beraber güler,beraber ağlar,beraber alkışşlar.hatta utanmadan alkış yerlerinde oyunu kısa süreliğine durdurabilir hatta seyirciden alkış isteyebilirsin,zaten sürü o,kendilerinin canları istediğinde alkışlamaları gerektiğinin farkında değiller.

kültür:geleneksel değerlerden öte değildir.zaten kültür seviyesi geleneklerden ve sürü değerlerinden üstteyse ""pis entel" yaftasını yer,kendin gibi bir avuç insan dışında kimseyle teleizyonda tavsiye edilenler dışında konularda konuşamazsın ve hatta "entel" olarak ya deli ya da büyük insan muamelesi görür,ailenden de çok farklı tepkiler alırsın.

yani sonuç olarak türkiye'de yaşamayı sevme sebeplerinin tek maddesi olan "kendisine öğretilenleri düşünmeden kabullenme,her şeyi kendisine öğretildiği gibi yapan bir sürü insanı olma" kriterine uymuyorsanız defolun gidin benelux'a,isviçre'ye ya da kuzey amerika'ya

edit:militarizm maddesini unutmuşum sanırım.halbuki en unutulmaması gereken maddeydi.sivillerin üstlerine üniforma giydirilip ellerinde silahla dağa yollanıp eğitimli teröristlere yem olarak verilmesi ve bir hiç uğruna gencecik yaşta ölmelerinden sonra hiç değiişmeyen sloganlar eşliğinde cenaze törenlerinin yapılması ve bunun 30 yıldır hiç değişmeden sürmesi.sadece bu son madde bile bu ülkede yaşamaktan nefret etmek için yeterlidir.

(bkz: pasaport krizi)

devamını okuyayım »
24.07.2012 15:32