şükela:  tümü | bugün
  • taraflardan birinin tas koymasi durumunda, hele de ortada bir cocuk varsa karsi karsiya kalinan muhtemel durum..
    sinir savasi haline donmesi cok muhtemel.. bir arkadasim yasiyor su aralar, evlerden irak..
    muhtemelen taraflardan biri cirkinlesiyor su durumda... bir cocuk varsa, onun velayeti uzerinen, veya ortak mal mulk uzerinden cirkin tehdit ve pazarliklar gundeme gelebiliyor... cok ciddi travmalar yani.

    bu durumda kalanlarin muhakkak psikolojik destek almasi gerekiyor bence, tam da bu yuzden
  • çok zor bir süreç.

    yine bir hikayem var. hikayemin kahramanı bu sefer erkek.

    bu adam kendi halinde iyi niyetli bir ada. bir yerde kızla karşılaşıyor, tanışıyor, seviyorlar birbirlerini, evleniyorlar. bir çocukları oluyor, kadın bir gün köyümde düğün var deyip, altınları alıp, bavulu yapıp çocuğu alıp kaçıyor.adam da kadının gittiğinden habersiz çocuğuna sürpriz oda takımları kuruyor, beraber çocuk odası alıyoruz, heyacandan ölecek şekilde karısını bekliyor.1 ay, 2 ay, 3 ay derken kadın geri dönmeyeceğim, artık sende hayatına bak diyor adama.
    adam oraya gidiyor, yalvarıyor, yakarıyor yok. kız istemiyorum diyor. adam tüm şeçenekleri yığıyor, çocuk için yalvarıyor, kadın nedensiz şekilde boşanmak istiyor.
    sonra adam kadına kredi kartı bırakıyor çocuğu mağdur etme diyor, extre bir geliyor ne kadar lokanta, markalı kıyafet, gezi vb. varsa extre de gözüküyor, çocuk için yapılan harcama yüzde on bile değil.
    sonra kadın çirkinleşip adamdan, 3obin civarı altını kaçırdığı yetmez gibi çok yüksek meblağda para istiyor, çünkü adamın ailesi tarafından fabrika sahibi yani zengin. adam tam 3yıl uğraşıyor en sonunda yorulup kadına aylık asgari ücretin çok üstünde nafaka, tazminat olarak da 200bin civarı para ödüyor.
    kızını her görmeye gidişinde kadın çocuğu kaçırıyor, ya tazminatı kabul et ya da göremezsin diyor, adam her seferinde zabıt tutmak suretiyle polis eşiliğinde görebiliyor çocuğunu.
    adam aylar sonra kadının bir arkadaşından telefon alıyor, kadın gençliğinde bir adamla birlikteymiş, bu bizim arkadaş onunla evlenmek isteyince plan yapmışlar, kadın bununla boşanıp eski sevgilisiyle evlenmek üzere anlaşmış, arkadaşımızla evlenmiş, nafakayı garantilemek için çocuk yapmış, sonra kaçıp şu an eski sevglisiyle berabermiş. arkadaşımızı arayan kadın çocuğunu götür buradan diyor adama fazla açıklama yapmadan.

    adam formalite bir evlilik yapıp şu anda 1 yıl sonra 7 yaşında olacak kızını yanına alabilmek için mahkeme açmayı bekliyor, maddi durumum iyi, çocuğa daha iyi şartlarda bakabilirim diye.

    bu adam 5 yıl içinde yaşlandı resmen, bu boşanma süreci ve arada yazamadığım öyle olaylar yaşadı ki, gerçekten boşanmak bir taraf çirkefleşirse inanılmaz zor bir süreç.

    çocuk babasıyla her görüşmesinde baba beni kaçırma, annem beni kaçıracağını ellerimi bağlayacağını söylüyor gibi korkudan titreyerek geliyor ve babanın elinden hiçbirşey gelmiyor.
    bu adamın bu çocuk büyürken onu ne kadar çok sevdiğini bizzat gördüm. dilerim ki eski karısı için, gerçek cehennemin bu dünyada olur. sonuna kadar hakediyorsun pislik.
  • bir sebebi de parasız olmaktır. şu günlerde anladım ki, zengin işidir boşanmak.
  • bahane hep çocuğa/ çocuklara dayandırılsa da, aslolan alışılagelmiş konfordan (masrafların paylaşılması, yeme/ içme/ barınma/ seks ihtiyacının karşılanıyor olması, sosyal ortam vb) vazgeçememektir.
  • sürekli ebeveynlerin çocuklarını bahane ettiği durum. hem ekonomik hem psikolojik destek veremeyecekleri çocukları doğurdukları yetmiyormuş gibi bir de eşleriyle anlaşamayınca bu çocukları bahane edip ayrılmayan, evladının psikolojisini daha çok bozan kendi evladının geleceğiyle oynayan ve bunu "çocuklar var arada ondan boşanamıyorum deyip" çevresine gururla anlatabilen insanlar var ne yazık ki. cesareti olmayan insan bence evlenmemeli. hadi evlendi en azından çocuk yapmamalı.
  • küçük bir kasabada doğanlar bilirler
    orada doğup oraya ait olmayanlar
    katlanabilmek için zorunda oldukları kalabalığa
    hep uyuşmuş gibi gezerler
    küçük bir kasabada doğanlar bilirler
    orada doğup hep gitmek isteyenler
    gitmek isteyip yıllarca gidemeyenler
    onları filmler değil
    filmlerde gördükleri uzak şehirler büyüler
    küçük bir kasabada doğanlar bilirler
    gece kendilerini odalarına kilitlerler
    içlerinde bin damla yaş biriktirirler
    bir gece
    hiç ağlayamamış olmanın birikmişliğiyle
    radyoda çalan hüzünlü bir aşk şarkısında
    başkasının aşkı bu diyerek aniden delirirler.

    2001
  • boşanmak gerçekten cesur adam işi.
    çok geç olmadan bırakın gidin sevgisiz evliliği. ya da mümkünse evlenmeyin sevgi yoksa. zira ilerleyen süreç daha kötü oluyor.