şükela:  tümü | bugün
  • yine kamp ormanda gol kenarinda kamp yapan atesli gencligin basindan gecenlerle ilgili bi gerilim/korku filmi...soyleyecegim tek sey kan gormeye dayanamiyosaniz ya da yemek yemisseniz gitmeyin...
  • bir cesit hastalik uzerine kurulmus olan koru/gerilim filmi.film suresince oyuncular bol bol kan kusmaktadirlar ama zevkli sahneler bolca mevcuttur.
  • artik kan gormekten biktiran, insanin yemekte oldugu misiri kursagina dizen film....
  • filmde hastaligin nereden geldigini bir turlu ogrenemiyoruz. filmin kabinde gecen kanli sahneleri fazlasiyla dreamcatchera benzemektedir. sonu ise biraz hayal kirikligina ugratiyor insani. filmle ilgili soylenebilecek en iyi sey filmin ismi. ilk bakista ucaklar ve basinc ile ilgili bir film oldugunu zannediyorsunuz. ancak izlediginizde boyle birsey olmadigini goruyorsunuz.
  • bilmiyorum içinizde taklidin taklidinin taklidi holivud teen slasherlarından hala sıkılmayınınız var mı? açıkcası türün müdavimi olarak scream sonrası kevin williams'ın yarattığı post-stalker dönemi filmlerinden bir kaç tanesi dışında bu filmlerden oldukça bayat tadlar almaya başladım. (aynı şeyi bu dönem içinde korku sineması genelinde de düşünebiliriz) bu filmi de izlemek gibi bir amacım yoktu açıkcası, ancak filmin müziklerinde angelo badalamenti'nin parmağını görünce merak ettim ve izledim.

    kesinlikle pişman değilim; film başlar başlamaz filmin kuvvetli espri anlayışı ve ardı sıra kesilmeyen göndermeler içine çekmeye başlıyor zaten insanı; 80'lerden fırlayıp gelmiş bir senaryo var aslında. bu noktada zaten hikaye evil dead 2 ve texas chainsaw massacre ile paralel bir noktada gidiyor. (dağ evi, kamp yapan gencler..vs) ancak anlatımı, özellikle surreel çizgisi ve son yıllarda korku filmlerinde pek de yer almayan gore sahneleri, bir de üstüne gittikce artan paranoya, filmi izlemesi oldukça eğlenceli bir şölene dönüştürüyor. bilindik slasher "sikişken gençleri" rituelleri ile korkutma efekti klişelerine farklı şekillerde yaklaşması ve ciddi şekilde ayar vermesi de cabası.

    spoiler vermeden yazabileceklerim ancak bu kadar, yalnız zıt bir spoiler olarak filmin "katil kim" kurgusu ile alakası olmadığını belirtmek isterim, bunun dışında filmin son çeyreğinde karşımızda artık yepyeni bir ash karakteri bulunmakta, şiddet dolu kanamalı sahnelerden haz edenlere selam eylerim bu vesileyle. müzikler mi?
    badalamenti ismi geçtikten sonra lafı mı olur?
  • klişelerle dolu, ama bunların hiçbirinin gitmesi gereken yere gitmediği şaşırtıcı ve zevk verici gerilim filmi. izlemeye "oha be, yuh be bininci defa aynı şeyi göstermeyin" diyerek başlayıp, akabinde "bunun böyle olmaması gerekiyordu"larla devam ettiğim; sevişmeleri biterken kızın oğlana yaptığının doğal/yargısız bir sekilde konu edilmesiyle, hatta oncelikle boyle bir sahnenin olabilmesiyle "bu filmde bir gariplik var"a kesin kanaat getirdiğim; sonlarında yer alan, en baştaki bir sahneye yapılan göndermeyle iyice mest olarak nihayetlendirdiğim film.

    yönetmen eli roth, kahramanlarımız ateş etrafında oturup birbirlerine hikayeler anlatırken köpeğiyle aniden çıkagelen keçi sakallı delikanlıymış ayrıca.
  • korkunç olmadığını söylemeye zaten gerek yoktur ama evil dead gibi korku-komedi karışımını da başarabilmiş bir film değildir kendisi. "korkuyla dalga geçiyoruz, o kadar cool film çekeriz ki aklınız durur"un altından herkes kalkamıyor.
  • izledikten sonra bol bol, su iç, su şeklinde erman toroğlunun mahkemeli programındaki biçimine büründüğüm film.
  • son zamanlarda seyredilebilecek en saçma, en başarısız film. garfield'a gidin ona gitmeyin, o derece yani. başlangıcında herkes gibi ben de evil dead havasına bürünmüşken daha sonradan konsantrasyon falan kalmıyo, sabun köpüğü, mantıksızlıklar zinciri şeklinde devam ediyor. sondaki tek bir sahnede kahkaha attırıyor ama filmi dikkatli seyredenlere. tek tuttuğum sahnesidir.
hesabın var mı? giriş yap