şükela:  tümü | bugün
  • can sıkıntısından çiçek taksi izlerken aklıma takılan bir durum. uzun uğraşlar ve araştırmalar sonucunda: ramço'nun işletmiş olduğu çiçek taksi'nin dönemsel net ciro miktarını hesaplamış bulunmaktayım.

    dizinin çekildiği dönemde paradan 6 sıfır atılmamış olmasına rağmen, hesaplamaları paradan 6 sıfır atılmış bir biçimde yapmış olmama rağmen, dizinin yayınlandığı yani 1995-2003 yılları arasının ortasını yani 2000 yılındaki taksimetre fiyatını baz alarak hesaplayacağım, ciro hesaplamış olmama rağmen bir de gider masraflarını çıkaracağım onu da 2001 yılı içerisindeki benzin fiyatları, asgari ücretini baz alarak yapacağım.

    öncelikle dizi 7 sezon 367 bölüm sürmüş. bu süre zarfında durakta çalışan taksi sayısı 6, ara ara 7'ye ve 8'e çıksa da 6'da seyretmiş. o yüzden sürekli çalışan araba sayısını 6 olarak aldım. bu 6 araba, 367 bölüm boyunca bölüm başına sadece tek başlarına 3 müşteriye gitmiş olsa, bu rakam:

    367x3=1101. tek bir araba, 367 bölüm boyunca 1101 defa müşteriye gitmiş.

    şimdi 6 arabanın toplamda ne kadar müşteriye gittiğine bakalım:

    1101x6= 6606 yapar. 6 araba, 367 bölüm boyunca tam tamına 6606 defa müşteriye ulaşmış.

    tek bir arabanın bölüm başına 3 defa müşteriye çıkmasını neden baz aldığımı da söyleyeyim, ramço hemen hemen her bölüm durakta araba kalmadığını telsizle söylüyor. 99. 127. bölümler buna referans olarak gösterilebilir. ''ömer evladım yakınlarda mısın, müşteriyi bıraktıysan hemen yeşim sokak 102 numaraya git' falan diyor. durakta ağır bir sirkülasyon olduğunu düşünürsek, bu durumda durağın müşterisi de eksik olmuyor demektir. hatta 3'den fazla bile olabilir bu rakam.

    hesaplama için dizinin çekildiği yılların ortasındaki fiyatları baz alacağımı söylemiştim, 2000 yılındaki taksimetrenin açılışı eski parayla 450.000 yeni parayla 45 kuruş, kilometre başına ise eski parayla 550.000 yeni parayla 55 kuruş.

    durak taksisi oldukları için asla kısa mesafe almazlar, özellikle bu kadar fazla arabanın çalıştığı bir duraksa. durak ilk önce, ataköy'de idi, dizi yer değiştirince kavacık'a taşındı. biz güzergahlarını kavacık üzerinden belirleyeceğiz. durağın bulunduğu konum köprüye yakın, birkaç bölümde bazı şoförler ''abi köprüye girmeyelim, bu saatte'' falan diyorlardı, bu durumda bu sözü baz alarak uzağa müşteri götürdüklerini biliyoruz. bir de ramço'nun sürekli sokak ismi vermesi, mesela ''celal oğlum cemre sokak 24 numara, kenan oğlum lale sokak 55 numara'' demesi şoförlerin mesafelere gönderildiğini gösteriyor.

    ortalama katettikleri mesafeyi buradaki veriler ve kavacık'ın merkezi konum göz önünde bulundurulduğunda 7 km olarak belirliyorum. tüm arabalar için, müşteri başına 7 km'yi baz alıyorum. bu durumda tek bir araba, bölüm başına 3 defa müşteriye gittiğine:

    7x3=21 km yapar. tek bir araba bölüm başına 21 km'lik yol yapıyor.

    bu durumda 6 araba için bölüm başına katedilen mesafe: 21x6= 126 km yapar.

    ekstra veri olması açısından: 367 bölüm boyunca kaç km yol yaptıklarını bulalım.

    6606x126= 832356 km yol yapmışlardır.

    şimdi de tek bir arabanın günlük, durağa ne kadar kazandırdığını, sonra da genel yani 6 arabanın ne kadar kazandırdığını bulalım.

    km başına taksimetre ücretimiz 55 kuruştu, arabaların müşteri başına 7 km yaptığını baz almıştık, toplamda da 3 müşteri için 21 km mesafe katettiklerini hesaplamıştık.

    bu durumda: 7x55= 385. bir de bu tutara taksimetre açılışını ekleyelim: 385+45= 430.

    bir taksinin müşteri başına kazandığı net tutar: 4.30 lira.

    bir taksinin 3 müşteri sonunda, durağa kazandırdığı para:

    430x3=1290. 12.90 lira.

    6 arabanın durağa tek günde ne kadar kazandırdığını bulalım şimdi de:

    1290x6=7740. 77.40 lira. 6 araç, durağa günde 77.40 lira kazandırıyor.

    2000 yılında asgari ücretin 86 lira olduğunu düşünürsek, iyi para.

    şimdi de 367 bölüm sonunda, ramço'nun cebine ne kadar para girdiğini bulalım.

    6606x7740=51130440. 51.130.440. elli bir milyon yüz otuz bin dört yüz kırk.

    eski parayla 51 trilyon, yeni parayla 51 milyon tl. iyi para bence.

    bu rakam çiçek taksi durağı'nın dönemsel net cirosu'dur: 51.130.440.

    bir de durağın giderlerini hesaplayalım: 6 şoförün maaşlarını da, 2001 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplayalım.

    2001 yılındaki asgari ücret net 122 lira, 6 araba için bu tutar:

    122x6=732 yapar.

    + abuzer ve lastikçi ibo'da var onları da ekleyelim hemen:

    732+122+122=976 lira.

    ramço'nun çalışanlarına ödediği toplam tutar 976 liradır.

    şimdi de motorlu taşırlar vergisini hesaplayalım. 2000 yılında, 950 kg ve daha aşağı olan 1-6 yaş arası otomobiller için yıllık vergi miktarı eski parayla 36 milyon 530 bin lira. yeni para üzerinde düz 37 lira olarak alıyorum. duraktaki arabaların çoğu fiat ve hepsi o döneme göre yeni model arabalar. yani 10 yaş üzeri arabalar değiller.

    bu durumda 6 araba için yıllık ödenen taşıt vergisi:

    37x6= 222 lira.

    dizinin 8 sene sürdüğünü bildiğimize göre 8 sene boyunca ramço araçları için toplamda:

    222x8=1776 lira ödemiştir.

    bir de benzin masrafı ve arabaların bakımları için harcanan masrafları bulup, toplam gideri hesaplayalım:

    2001 yılı için benzinin litre fiyatı 1.24 imiş. araba başına 21 km yaptıklarına ve arabaların çoğunun dizel olduğunu ve şehir içi az yaktığını düşünürsek araç başına yuvarlak hesap 2.50 alıyorum.

    gidiş geliş olarak da toplamda 5 yapıyor.

    hemen toplam ne kadar benzin masrafı yapmışlar onu bulalım:

    832356 kmx5=4.161.780. 4 küsür trilyon da benzin masrafı olduğunu bulduk.

    araba masrafları bakımları için de kafadan eski parayla 50 bin lira yaz.

    bu durumda genel giderler: 4.214.532 tl yapmaktadır.

    genel kazanç ve genel giderler düşüldüğünde, ramço'nun cebine giren para ise: 46.915.908 tl.

    oturduğu yerden iyi para kazanıyormuş bu ramço, bir de ömer'e borç vereceği zaman ''vallahi ömercim biliyorsun bu aralar işler biraz durgun'' falan diyordu lan bu adam ahahaha.

    arz ederim.
  • 1 dk lık saygı duruşu
  • (bkz: derdini sikeyim)

    (bkz: işsizlik)
  • işte bize böyle entryler lazım !
  • hesap doğru ise, ramço kan emici bir patrondur.

    ama kişi erol günaydın olunca, olmuyor lan bu sıfat. kesin bir bit yeniği var diyorsun.

    edit: ayrıca bu işe bu kadar emek harcamak için çok ciddi bir can sıkıntısı gerekiyor.
  • gidip akasya durağı'nın cirosunu hesaplayayım ben de. nuri baba da boş adam değildi.
  • bazen iller arası müşteri de alıyorlardı en azından ayda bir uzun yol müşterisi eklenmeliydi eksik veri var güvenemedim.
  • saygı duymakla küfür etmek arası kaldım.
    önümü mü iliklesem, şarap çana.. neyse.

    emek emektir. ama bir fıkra vardı;

    padişahın biri, beni şaşırtana altın verecem demiş. bir sürü insan toplanmış, numaralarını sergilemiş.

    bir tanesi, eline almış bir dikiş ipliğini, 50 (yazıyla 50) adım uzağındaki dikiş iğnesinin deliğine ipliği havada takla atarak fırlatmış ve ipliği delikten geçirmiş.

    padişah, ağzı bir karış açık, verin şuna altınlarını ama kenarda da 30 sopa vurun demiş. neden diye sorduklarında, bu kadar boktan bir şeye vakit harcayacağına faydalı bir şey yapsaymış pezevenk demiş.

    hayırlısı tabii.

    edit : bi arkadaş, aşağıda yazmış. harun reşit olduğu rivayetmiş.
  • bu beyni dondurup gelecek nesillere parmakla göstertmek lazım